~ Kızışmalar Ve Utançlık ~
Elbisenin önünde derin bir dekolte olan ve sırt kısmı açık olan pudra rengi elbisemi giydim. Ayakkabı olarak ise platform, süet pudra pembesi ayakkabılarımı giydim.
Bu elbise ile bu geceyi nasıl geçireceğimi bilmiyordum. Beş dakika Xavier’ın yanında durmuştum da utançtan yerin dibine girmek istemiştim. Şimdi ise bir sürü insanın içine bu elbise ile çıkacaktım. Bu gecenin hemen bitmesini istiyordum. Bu elbise Emily’in giydiği elbiselerin yanında devede kulak karıyordu ama malesef ki ben öyle biri değildim. Bu kadar açık elbiseyi dışarıda değil oda da bile giymemişimdir.
Utançla merdivenlerden indim ve smokin ile beni bekleyen Xavier’ın karşısında durdum. Beni süzdü ve;
“ Niye hala üzerini değiştirmedin? “ diye sordu.
“Efendim? “
“ Bu kıyafet ile gidecek halin yok ya. Çabuk üzerini değiştir geç kalacağız. “ dedi.
“ Yoo.. Bu elbise ile gideceğim. “
“ Pardon!? “ dedi.
“ Ne pardonu? Duydun işte. Hadi gidelim. “
“ Pardon ama ben üzerinde bu elbise varken hiçbir yere gitmiyorum. “ dedi.
“ Neden? “
“ Nedeni mi!? Her yerin açık! “ dedi.
“ Saçmalama gayet kapalı. “ dedim onu sinir etmek için.
“ Hiçbir yere gitmiyorum ben! “ dedi ve sinirle koltukların birine oturdu.
“ İyi o zaman bende beklerim seni. Sen ödül alacaksın sonuçta. “ dedim ve sandalyelerden birine yaslandım.
“ Ben niye gitmiyorum ki!? Sen gitmiyorsun! “dedi ve koltuktan kalktı. Kapıdan çıkmaya yeltenirken önüne geçtim.
“ Saçmala! Beni burada bırakamazsın! “
“ Bırakıyor muyum bırakmıyor muyum görürsün.“ dedi ve çıkmaya çalıştı. Kolundan tuttum ve;
“ Tamam. Peki üzerime şal alacağım. “ dedim.Yukarı çıkıp hızla üzerimi kapatan bir şal alıp aşağı indim.
“ Bak şimdi oldu. O şalı orada da çıkarmayacaksın. “ dedi.
Daha fazla sorun çıkarmadan hızla arabaya binip ışıltılı bir yerin önünde durduk. Göz alıcı ışıklarla çevriliydi ve birçok fotoğraf çeken insan vardı.
Xavier kapıdan çıktı ve benim kapımı açtı. Kapıdan çıkmam ile flaşların patlaması bir oldu. Ardından bir çok soru geldi.
“ Efendim yanınızdaki bayan kim? “
“ Sevgilinizle ödül törenine mi geldiniz? “
“ Ne zaman tanıştınız? “
“ Sizinle bir röportaj yapmak istiyoruz “
“ Çektiğiniz fotoğraflara çok ilgi duyuruyor.“
Ve bir çok soru geldi. Xavier beni belimden tutup hızla içeri soktu ve bizi sıkıştıran şu insan yığınından kurturduk.
İçerisi çok görkemliydi. Bir çok insan havalı bir şekilde giyinmişti ve genelde koltuklarda oturuyorlardı.
Xavier beni tutup ön koltuklardan birine oturttu. Bir çok insan gelip Xavier’ı tebrik etti ve onun fotoğraflarını övdü.
Xavier mankenlerden fotoğraf çekmek dışındane fotoğrafı çekiyordu ki? Eğer onları övüyorlarsa Xavier’ın fotoğrafları değil mankenlerin güzelliklerini övüyor olurlardı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mucize
Teen FictionBir gezegen olduğunu düşünün... Dünya dışında yaşam olan bir gezegen... Xan'lar... Ve bir şatoya hapsedilmiş, kırmızlar içerisindeki bir kız... Dünyadaki farklı renkleri görmeye can atan ışıl ışıl bir genç kız... Yeşermesi için sadece dış dünyaya aç...