CHAPTER 10

4.3K 314 744
                                        

Harry'nin nefeslerini yüzüne çarparken ellerini de dizlerine yerleştirdiğini fark ettiğinde gerildiğini ve kasıldığını belli etmemeye çalışarak geri kaçtı Louis,kendine sözlü olarak hiçbir zaman dile getirmediği ve getirmeyi de düşünmediği bir söz vermişti.

Eğer ortada Zayn'in düşündüğü gibi bir şey varsa Harry'den uzak durmalıydı.

Harry gözlerini Louis'ten ayırmadan televizyonu kapattığında Louis boğazında oluşan yumru değişik şeyler hissetmesine sebep olduğundan yok olması için hızla yutkundu.Lanet olsun ki Harry bugün çok güzel görünüyordu,saçları yeni yıkanmanın verdiği etkiyle parlarken üstündeki kıyafetler onu tam bir prenses gibi gösteriyordu,pembe bir erkeğe bu kadar yakışabilirdi.Louis'i en çok zorlayan şeylerden biri de evde yalnız olmaları olmuştu,seslenip Harry'nin dikkatini dağıtabileceği biri yoktu.

Harry'nin aklından öyle şeyler geçiyordu ki....Oda Louis gibi düşünüyordu ama daha yoğun,mavi gözleri ışıl ışıldı,saçlarına Harry'nin aldığı siyah bir saç bandını takmıştı ve üstünde askılı beyaz tişört varken altına dizlerine kadar gelen kot şortunu giymişti.O yakışıklı değildi,böylesine bir varlığa sadece yakışıklı demek sönük kalırdı.

Güzeller güzeli bir prenses ve herkesin dönüp ağızlarının sularını akıtarak baktığı dünyalar yakışıklısı Harry'nin tabiriyle onun erkeği,evlerinde yalnızdı şuan.

Koltuğun üstünde bir bebek gibi emeklerken alt dudağını dişlerinin arasına alarak Louis'e yaklaşmaya başladı.Kanadı kırık bir kuşun uçmaya hasret kaldığı kadar çok özlemişti onu,onu özlemesi için günlere,haftalara,aylara ya da yıllara ihtiyacı yoktu.Onu o yanındayken bile çok özlüyordu."Louis...."

"Ş-şey sende duydun mu benim duyduğumu,telefonum çalıyor galiba!"Louis Harry'e bakmamaya özen göstererek telaşla mutfağa ilerledi ve tezgahın üstüne bıraktığı telefonunu eline aldı,gelen adım seslerinden Harry'nin yaklaştığını anlayınca telefonu hemen kulağına götürdü."Evet tabi dostum kesinlikle gelirim,adresi mesaj at,hemen!"Konuştuğu hayali arkadaşına hoşçakal diyip telefonu cebine attı ve mutfaktan çıkmak için kapıya yöneldiğinde Harry tarafından durduruldu.

"Nereye gidiyorsun?"

"Ummm şey....futbol kulübünden bir arkadaş sinemaya davet etti de"Dilini ısırıp Harry'nin daha fazla sorgulamaması için dua etti."İleride sakın televizyona çıkmayı düşünme,çünkü iyi rol yapamıyorsun Louis Tomlinson!"

"Ne?"

Harry artık yerlerde olan gururunun üstünde tepinirken bağırdı."Neden benden kaçıyorsun Louis!?Senin için her gün farklı şeyler deniyorum ama sen hepsini hiçe sayıyorsun,neden!?"Louis verebilecek bir sürü cevabı olmasına rağmen sustu,konuşursa hiç yapmak istemeyeceği bir şeyi yapardı çünkü;Harry'i kırardı.Harry tam bir aydır kafayı yemek üzereydi,gece yatmadan önce,sabah uyandığında,her nefes alış verişinde Louis'i nasıl memnun edebilirim diye düşünmekten yorulmuştu.

"Zayn'le olan o konuşmanızdan beri benden kaçıyorsun,sana seni rahatlatacak bir haberim var Louis"Birazdan söyleyeceği yalanı için hissettiği duygularından ve artık onarılması mümkün olmayan kalbinden af diledi,bu kadar güçlü duyguların bedeli yalan söylemek olmamalıydı."Sana aşık değilim!"

Louis boş bir ifadeyle ona bakmaya devam ederken onu omuzlarından ittirdi."Öyle bakmasana,duydun işte beni!Sana karşı bir şey hissetmiyorum,o yüzden rahatla ve benden kaçmayı bırak,beni yine sadece ikimizin olduğu dakikalara sürükle!"Louis bunu yapmak istemeyeceğini söylediği sırada gelen tıkırtılarla açtığı ağzını kapatıp içeri adımladı."Sana benimle markete gelmeni söylemiştim Louis,poşetleri taşırken çok yoruldum!"

Years (Larry Stylinson)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin