Bölüm 1

776 68 9
                                        

Yâri Yaban Kedisi Ellerini saran zincirlere kasvetli bir bakış attı . Karanlık pis bir zindandaydı. Dolunayı görebilen Demir parmaklıklarla sarılı pencereye yaslanmıştı. 9 yaşında bir çocuğun bedeniydi . Tek fark hemen kulaklarının olması gereken yerde olan sarı renkli tüylü kedi kulakları Ve kuyruk sokumunun hemen üstünden çıkan uzun tüylü kuyruktu . Üstünde paçavralar vardı . Zindanın soğuğunu engellemiyordu bu paçavralar. Zincirli ellerini göğsüne çekti ve yeşil dolu gözlerindeki yaşı geri döndürmeye çalıştı . Ama başaramadı . Yeşil gözlerinden akan yaşlar genç yarı Yaban kedisinin narin yüzünden teker teker akmaya başladı . Bundan nefret ediyordu . Zihni'ne anılar doluyor Ve o anıları aklından bir türlü atamıyordu . Tüm köyü aleve verilmişti . Kırmızı zırhlı şövalyeler çocuklar dışındaki herkesi kılıçtan geçirmişti . Çocuklar soylulara satılmış , kendisi de Kont Etros'a satılmıştı. Geceleri kaldığı yer bu pis zindandı . Daha önceki kaçma girişimlerinden dolayı elleri zincirlenmişti.  Tabi iki insan muhafızı bayıltınca Kont önlem olarak onu zincirletmesi kaçınılmazdı. Göz yaşlarının arasında sessiz bir küfür etti. Ama daha kötü birinin eline de düşebilirdi. Kont Etros onu sadece vahşi bir hayvan olarak görüyordu ama bazı kontların yarı İnsanlar için daha korkunç fantezileri vardı . Buna şahit olmuştu . Ürpertiyle titredi. Zindanın kapısı yavaş bir gıcırdamayla açıldı.  Yarı Yaban Kedisi ürpertiyle açılan kapıya baktı . Saat gecenin bir yarısıydı . İki haftadır buradaydı ama hiç kimse bu saatlerde gelmemişti . Küçük yarı insan korkuyla titredi.  Sonuçta Kont'da bir insandı . O da diğerleri gibiydi . Ayağa kalkmaya çalıştı . Ama  açlık Ve yorgunluk onu yere yıktı. Yarı insan gözlerini yavaş adımlarla içeri giren misafirine baktı . Bir dişi insandı . Masmavi gözleri vardı . Kısa kıvırcık sarı saçları ve bembeyaz bir teni vardı . Yarı kedi kızın kim olduğunu anımsadı . Kont'un kızıydı. Onunla yaşıttı . Yanında tıpkı o kız gibi mavi gözleri olan ama farklılık olarak siyah saçları olan 13'lerinde  bir oğlan vardı . Oğlan konuştu "Cecily onu gördün artık gidebiliriz ! " dediğinde sarışın kız abisine sinirli bir bakış attı . "Bekle ! Daha yeni geldik . Hem o muhafızlara verdiğim uyku ilaçlı keklerle rahat on saat uyurlar !" Diyerek abisini rahatlatmaya çalıştı . Yarı insan duyduğu şeyle ayaklandı . Zorlanmıştı ama  muhafızlar uyuyorsa  bu kaçmak için bir fırsat olabilirdi . Hırıltılı bir sesle "Gidin yoksa sizi parçalarım ! " büyük kardeş tehditle irkilirken küçük kız kardeşse sadece hıhladı . O korkmamıştı . Cecily karanlıktan dolayı Yarı insanı göremiyordu . Sırf buraya onu görmek için gelmişti . Onu görmeden gitmeyecekti . Abisinin elinden feneri almak için hareket etmişken dolunayın ışığı pis hücreyi buldu . Cecily şokla karşısındaki çocuğa bakakaldı. Çocuğun uzun kahve ile altın rengi arasına giden uzun saçları vardı . Yüzü aşırı düzgündü . Yeşil gözleri nefretle kısılmıştı ama sarı kulakları o nefreti bile tatlı hale getirmişti. Ama Bedeni morluklar içerisindeydi . Belliydi ki iyi dayak yemişti . Kuyruğu ise bir sağa bir sola sallanıyordu . Hiç sabit durmuyordu.  Cecily konuştu ama yüzü kızarmıştı . Bunun sebebiyse yarı insandan etkilenmiş olmasından dolayıydı . "Adın ne ? " Yarı insan kaşlarını çattı.  Bu soruyu beklemiyordu.  "Ne fark eder ? Bana "Cat" adını taktınız . " sessiz bir nefretle söylemişti Bunu . Kız nefretine kırılsada birşey yapamazdı . Babasının ona böyle muamele ettiğine hala inanamıyordu . "Benim için önemli. " dediğinde Yârı insan yutkundu.  Bu kızın amacını çözememişti.  "Khaine..." fısıltıyla söylemişti Bunu . Cecily duymamamıştı . Yarı İnsana yaklaştı . Abisi ise kılıcının kınını sert bir şekilde tutmuştu . Eğer kız kardeşine zarar verirse şüphe bile etmeden onu doğrayacaktı. Genç çocuk en azından Bunu yapabileceğini umuyordu . Khaine Cecily'nin ona yaklaştığını fark ettiğinde tedirgince geriledi . İnsanlardan korkuyordu.  Cecily yâri insanın gerilediğini fark ettiğinde durdu . "Üzgünüm . Adını duyamamıştım sadece ." Dediğinde Khaine ellerini yumruk haline getirdi.  Bu şekilde davranmazdı . O korkak değildi . "Khaine" Bunu biraz yüksek sesle söylemişti . Cecily gülümseyerek yarı insana gözlerini dikti . Hafifçe yutkunarak "Khaine ... ben Cecily o da abim James ." Dedi. İsimler Khaine'in umrunda değildi . "Bakın ben kaçmalıyım .... sadece yolumdan çekilin." Sesi istemsiz çaresiz çıkmıştı . Ama şu an sadece kaçmak için enerjisi vardı . Dövüşemezdi. Cecily yutkundu . Yardım etmek istiyordu . Ama bu halde Khaine'in fazla uzaklaşamayacağını biliyordu . Muhtemelen muhafızlara yakalanır Ve öldürülürdü . Kız Bunu düşünerek yutkundu . James Khaine'den hoşlanmamıştı ama bu kadar ufak bir çocuğun Ne olursa olsun böyle yaşamaması gerektiğini düşünüyordu. "Peki git ." James'in ağzından çıkan lafla şokla Cecily abisine baktı . Khaine'se mutlulukla zindandan çıktı . Artık özgürdü .
...
Hayat Khaine için adil değildi . Şu an bir kazığa bağlanmış bir şekilde şehrin ortasında duruyordu . Şehirden kaçmaya çalışmıştı . Ama Engizisyon birlikleri sağ olsun yakalanmış Ve diri diri yakılmayla cezalandırılmıştı . Khaine aklındaki bilgilere odaklandı . Köyünü Yok eden 350 yıldır var olan Cardias İmparatorluğuydu. Onun kuzeyinde Kara dağları mesken edinen Kara Engizisyon adlı İmparatorluktan bile eski bir Teokratik yönetim vardı . İmparatorluğun en büyük müttefikiydi . Ve şu an bulunduğu şehrin adı İconum'du.  İmparatorluğun sınırlarında olan büyük bir ticaret merkeziydi. Maalesef Khaine'in talihsizliğine o gün şehir kapısından Engizisyon birlikleri girmiş ve yorgun yarı insanı kaçamadan yakalamışlardı . Gözlerini önündeki insan kalabalığına dikti. Her ülkeden her ırktan İnsanlar şehrin meydanına toplanmıştı. Yeşil Orman Diyarından geldiğini düşündüğü yeşiller giyen sivri kulaklı mükemmel bir görüntüye sahip yaklaşık kırk kişilik bir elf grubu acımayla gözlerini ona dikmişti. Fırtına Dağından gelen otuz kişilik kafiledeki gümüş rengi saçları Ve sakalları olan cücelerde acımayla ona bakıyordu . Khaine iç çekti. Cüceler ve elflerle yarı insanların ilişkileri hep iyi olmuştu . Kara Diyardan gelen Siyah derili , boynuzlu Ve keskin dişleri olan bir ırk olan Werean'larsa umursamaz bir ifadeyle ona bakıyordu . Khaine ilk defa kana susamış bir Werean görmüştü . Yaratıkların siyah parlak derilerine , geyik gibi haşmetli büyük boynuzlarına Ve Kan kırmızı gözlerine saf bir hayranlıkla bakıyordu . Göz göze geldiği bir Werean'ın gözlerinde hüzün görür gibi olduysada Werean duygusuzlaşmakta ustaydı . Ama Werean içinden imparatorluk Ve Engizisyon'a lanet ediyordu . Antik Diyardan gelen kibirli elfler küçümsemeyle Khaine'e bakıyorlardı . Altın rengi tenleri ve gümüş -altın karışımı saçları yüksek elf olduklarının bir kanıtıydı . Khaine gözlerini kaçırdı . Yüksek elflerden nefret ederdi . Wolfmoore'dan gelen Kara Şövalyeler'in delici bakışlarını hisseti Khaine. Gözlerini siyah zırhlılara dikti . Yüzlerini kapatan miğferlerden ne düşündükleri anlaşılmıyordu . Khaine gözlerini çevirdi . İnsanlardan tiksiniyordu . Engizisyonun güneydeki versiyonuydu .  Cryhall lejyonerleri bile oradaydı. Bu lejyonerler her ırktan adam toplarlardı . O yüzden bu kalabalık grup hakkında yorum yapamıyordu . Ama Khaine bu insanların idam dışında başka bir sebeple burada olduklarını düşünüyordu . Siyahlar içerisindeki Engizisyon cellatlarının onun tarafına doğru geldiklerini fark etti . "Sonum demeki böyle olacak ." Diye söylendi sessizce . Ama köle olmaktansa ölmek onun için daha iyiydi . Altı cellat diye düşündü Khaine . Altısının da miğferinde altın renkli bir orak simgesi vardı . Engizisyon cellatları her zaman usta alev büyücüleri olmuştu . Altı büyücüde bir çember oluşturacak şekilde Khaine'in etrafını sardı . İnsanlar haykırmaya başladı "Yakın onu !" Khaine gözlerimi kapadı . En azından ölürken bu piçlerin suratını görmeyecekti . Acıyı bekledi . Cellatlar ellerini kaldırdı Ve haykırdılar "Syph'ın adıyla Yan !" Khaine ısıyı hisseti . Ama birşey alevler ona gelecekken engel oldu . Şaşkınlıkla gözlerini açtı Khaine . Bu hiç beklemediği birşeydi . Mavi bir elbise giymiş bir kadın buzdan bir Kalkan yaratmıştı . Kadın konuştu . "Neden değersiz bir yarı hayvan bu şekilde öldürüyorsunuz ? " tüm kalabalık bu soruyla şaşırmıştı . Khaine mavi elbiseli kadının kim olduğunu anladı . Askenforf Cadılar Konseyi yarı insanlardan onlar kadar nefret eden kimse yoktu . Cellatlardan yetkin olanı "Baş Engizisyoncunun emiri. " Cadı öfkeyle "Böyle yaratıklar bu şekilde ölmeyi hak etmiyor ! Mezbahalara gitmeli ve orada Boğaz'ı kesilmeli !" Khaine bu sözler ardından diline hakim olamadı "Ateşte yanmak senin hakkın yani ." Tüm kalabalık genç yarı insanın tepkisine şaşırmıştı.  Daha önce hiç bir mahkum bu durumda böyle konuşmaya cesaret edememişti. Buz cadısı öfkeyle yâri insana döndü . Kadının mavi gözleri nefretle kasılmıştı .  Khaine o mavi gözlere karşılık verdi . Onunda yeşil gözleri derin bir nefretle kaplıydı . Cadı öfkeyle "Seni yaratık ! Nasıl benimle konuşmaya cüret edebilirsin ! " Khaine bir o kadar nefret dolu bir sesle karşılık verdi . "Bir canavar için cesur sözler ! Bana hakaret etmeden önce kendine bakmanı tavsiye ederim kanlı Cadı ! " Buz cadısının mavi gözleri derin bir öfkeyle doldu . "Pekala . Madem ölmek istiyorsun . Sana dilediğini vereceğim ." Diyerek elini havaya salladı . Buzdan bir mızrak beyaz parıltılarla gökten cadının eline indi . Khaine mızrağa şokla bakakaldı. Bu mızrak Antik Quelthalas Mızrağıydı. Bir efsaneydi. Bu mızrağın seçtiği kişi muazzam derecede büyük güçlere sahip olurdu. Efsaneye göre bu mızrağı Kharak Harath yarı insanları yapmıştı . Onlar yarı kış devleriydi. Ama boyutlarına rağmen muazzam bir demircilik yetenekleri vardı. Hatta Kharak Harath Kralı olan efsanevi Yarı Kış devi Angarok bu mızrakla neredeyse dünyayı feth ediyordu ! Ama İnsanlar ve diğer ırklar birleşip Angarok'u öldürmüş Ve Mızrağını parçalara ayırmıştı.  Ama bu mızrak bir Buz Cadısındaydı . Khaine ürpermeden edemedi .  Tek ürperen o değildi . Kalabalık şokla cadıya bakıyordu.  Mızrağın neler yapabileceğini herkes biliyordu . Cadı yüksek sesle konuştu . "Sevgili imparatorluk insanları ! Saygı değer cüce lordları ! Gizemli Orman Lordları ! Kadim Yüksek Elf Kralları ! Asil Werean şefleri ! Bu şanlı mızrağın karşısında eğilin ! " kalabalık korkuyla diz çöktü . Kibirli elflerin rengi bile solmuştu . Onlar bile bu mızrağa karşı koymanın yolu olmadığının farkındaydı . Herkes tereddüt bile etmeden eğilmişti . Lakin Khaine mızraktan korkmuyordu . Herşeyini kaybetmiş biri için korku neydi Ki ? Nefretle yeşil gözlerimi Cadıya dikti . O an Cadıdan korkmayan tek kişi oydu . Cadı Yarı insana döndü . Onu korkuttuğunu düşünüyordu ama yanılgısı için sadece yeşil gözlere bakması yetmişti . Kadın öfkeyle mızrağını Yarı insanın omzuna sapladı. Khaine dayanılmaz acıya rağmen sesini çıkartmadı . O sürtüğe istediğini vermeyecekti . Yeşil gözleri her zamankinden daha da ağır bir nefretle doldu Ve kadının mavilerine dikildi . Buz Cadısı şaşırmıştı . Ama öfkesi daha fazlaydı . Mızrağı daha da derine sapladı. Khaine yine sesini çıkarmadı . Kadının gözlerine bakmaya devam etti . Buz Cadısı Yarı insanın tepkisizliğine daha da şaşırmıştı . Mızrağı bedeninden çıkardı . Yarı insan omzundan akan kana baktı . Cehennem gibiydi.  Bu acı onu bilinçsizliğe götürüyordu . O zaman tek bir dilek diledi Khaine . "Yalvarırım biri intikamımı alsın !" Ve Khaine'in gözleri kapandı . Ruhu sonsuzluğa doğru uçmaya başladı .

Kara Şampiyon Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin