Rain Deathlock yeni bedenine aynada ufak bir bakış attı. Uzun zarif bir bedendi. Ama tenindeki korkunç yara izleri ve dikişler bedenin görüntüsünü korkunç gösteriyordu. Kusurlu bedenine bir bakış attı. Hiç iyi hissetmiyordu. Rain iç çekti. "Beden yaratmak neden bu kadar zor ?" Bu bedende en fazla bir hafta durabilirdi. Karanlığa karışıp bu aptal şehiri terk etmeye yeter hatta artardı. Ondan sonra bir haydutun bedenini çalıp onunla yola devam edebilirdi. Açıkçası yarı insanın bedeni ölmeseydi beden yaratma çabasına giremezdi. Rain'in ruhu bir zehir gibiydi.. ele geçirdiği bedeni tüketiyordu. Lordunu bulduktan sonra ona bir beden yaratmasını rica edebilirdi, ama Rain'in lordunu rahatsız etmek gibi bir planı yoktu. Yarı insan bedenini yerden kaldırdı ve yatağa koydu. Aslında yarı insanın bedeni gayet güçlüydü. Nasıl böylesine içten hasar görmüştü anlayamıyordu. Tabi o sırada küçük odanın kapısı açılmış ve onlarca muhafız (ki Rain'in tanıştığı diğer grup) odaya akın etmişti. Leonhard şaşkınlıkla karşısındaki bedene baktı. Verdiği zehirle o şüpheli çocuğu öldürmüştü ama odada beliren bu çıplak yabancı onu şaşırtmıştı. Kaleye bir yabancının girmesi imkansızdı. Boşverdi. En azından bir günah keçisi bulmuştu. Gür bir sesle haykırdı. "Katledin şu kahrolası katili !" Rain komutana küçümser bir bakış attı. Ona saldıran muhafızlar o korkunç adamın yüzünde oluşan kanasusamış gülümsemeyi görünce durdular. Rain açlıkla fısıldadı. "Sonunda biraz yemek.." Öndeki muhafızların Ruhu Rain'in tek bir elini sallamasıyla bedeninden sökülüp alındı. Ardından da Rain'in elindeki yüzüğe rengarek bır ışık seli doldu. Leonhard ilk defa korkuyla titredi. Karşısındaki insan görünümlü canavar onun savaştığı onlarca iblisten çok daha fazla güçlüydü. Rain ona doğru saldırmaya çalışan bir diğer muhafız grubunun ruhunu da bedenlerinden sökünce savaş kahramanı Leonhard korkuyla kaçmaya başladı. Rain gülümsedi. Ardından ağzından çıkan karanlık kahkaha tüm kalede yankılandı.
...
"Sağol. Kehanetten bir bok anlamadım. Ama en azından misafirperver bir kahinle karşılaşmış oldum." Dediğimde kahin gülümsedi. "İlerde anlayacaksın." İç çektim. Bu tür zırvalıklardan hoşlanmıyordum. Ama kadına hakaret etmeye pek de gerek yok. Arkamı döndüğümde kahin tekrar konuştu. "Burada bir kaç gün kalabilirsin. Hem muhafızların gönlünü almak senin için daha iyi de olabilir." Ben ? Gönül almak ? Tanrılar... Ben can alırım. Gönül değil. "Denerim." Diye mırıldandım. Bu krallığın kütüphanesinde bir süre vakit harcayacağım için kahini korkutmaya gerek yoktu. "Kütüphane nerede ? " dediğimde kahin gülümsedi. "Sana Kraliyet muhafızları kaptanı eşlik edecek. O sana gösterir. " O kimdi ? Tam soracağım sırada mabetin büyük altın kapısı açıldı ve orada gördüğüm kadınla olduğum yerde kalakaldım. Alina... "Ah eski dostum... hala kalbin deli gibi atıyor ha ? " Khorne'un sesini duyduğumda yutkundum. "Uzun zamandır sessizdin. Neden şimdi konuşma gereği duyuyorsun ?" Zihnimdeki soruyu Khorne'a doğrulttuğumda cevap gelmedi. Alina'nın öfkeyle bakan altın rengi gözlerine baktım. Hafızamla o kadar çok oynanmış ve hasar görmüştü ki İsabella'nın öfkeli bakışları ve rüzgarda savrulan gümüş rengi saçları zihnimde yankılanıyordu. Derin bir nefes aldım. "Beni kütüphaneye götür baş muhafız." Soğuk bir sesle konuşmuştum. Alina dişlerini sıktı. Zorlukla konuştu. "Peki efendim." İçimdeki incinmeyi yok saydım. Hak ettiğim buydu. Acı benim hak ettiğim tek şeydi. Kendime duyduğum öfkeyi bastırdım. İtiraf etmeliydim ki İsabella'yı özlemiştim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kara Şampiyon
Fantasy"Rain Deathlock... Yılan Tanrı Necroah'ın Şampiyonu . Ama daha çok Kaos Lordunun Gözdesi olarak bilinir . Carenhal Dünyasınının tüm yaşam gücünü ele geçirmiş . Tehlikeli bir ölüm büyücüsünün hayatıdır bu kitap . " Acheron Wight'ı sevdiyseniz . Rai...
