Eskiden Taşova'ya yazları kalmak için gelirdim.Bütün yaz tatilimi burada geçirirdim.En son 5 yıl önce geldiğimde yani 20 li yaşlarımdayken Selimle karşılaştım.Teyzemlerin yan evine taşınıyorlardı.Onunla ilk konuşmamızı hatırlıyorum.Teyzemle onlara yardıma gitmiştik.Annesi o kadar sıcakkanlıydı ki hemen bizi içeri aldı ve teyzemle sohbet etmeye başlamıştı.Ben ise etrafı dolaşmaya başlamıştım.Kolilerin arasında kırmızı bir yarış arabası görmüştüm.Elime almak için kartona doğru eğildiğimde hiç beklemediğim bir tepki ile karşılaşmıştım...
-Bırak onu!
Bağırmıştı bende korkudan kekelemeye başlamıştım.
-Ben..şey..ben sadece..bakmak için.Kusura bakma.Çok değerli sanırım.
-Başkalarının eşyaları karıştırılmaz bilmiyor musun bunu.Meraklı birisin sanırım.
-Tabi..haklısın neden böyle yaptım bilmiyorum ama aynısına benzer bir araba bende de var yani sadece..
- Ya ne kadar komik bir kızsın sen.Sadece şaka yapmak istemiştim.Ben Selim.Arkadaşlarım biraz çılgın der ama abarttıklarını düşünüyorum.O kolinin içindeki arabayı iddiadan kazanmıştım.Zor bir mücadele Kasım ayında iki saat denizde kalmıştım da.Tabi ondan sonra geçen üç haftalık hastane kısmını anlatmıyorum bile.
-Ah şaka...Ciddi misin?Tabi hiç çılgın değilmişsin.Senin için değerli bir araba olmalı.Bende Burcu.Yan tarafta kalıyoruz.Yani teyzemler kalıyor ben misafirim.Hani anlarsın ya..misafirlik
-Anlıyorum.Burcu seninle çok iyi anlaşacağımıza benziyor.Üstelik gözlerinin içine de bakabiliyorum.
-Gözlerimin içine mi bakabiliyorsun nasıl yani?
-Burcu ben öyle insanların gözlerinin içine bakarak konuşamam.Babam öldüğünden beri yani..Sanki biri ile göz göze gelirsem her şeyi anlayacakmış gibi.Neyse bak şimdi bunları konuşmayalım.Sen buraları benden daha iyi biliyorsundur hadi bana etrafı gezdir!
Ondan sonraki 30 gün boyunca küçücük Taşova nın her ayrıntısını gezerek birlikte geçirdik.Her gün ona daha da yakınlaşıyordum.Dediği gibi gözlerinin içine her baktığımda derinlerde bir yerde sakladığı şeyler olduğunu hissedebiliyordum.Hiçbir zaman bana anlatmadığı şeyler.Ben tam tersine rüyalarımı yaşadıklarımı anlatıyordum.Gördüğüm kötü rüyaların etkisinden çıkamadığım zamanlarda bana sımsıkı sarılırdı.Küçük bir çocuk gibi seviyordum onu.Elimden oyuncağımı aldıklarında günlerce ağladığım gibi Selim i de bir başkasıyla gördüğümde günlerce ağlamıştım.
****************************************
İşte bu lanet bodrum katında baygın halde yatmadan önce bunları düşünmüştüm.Şimdi ise gözlerimi açamıyordum.Birinin bağırarak yanıma geldiğini duydum.Elimi tuttuğunu hissettim.
-Burcu! Burcu iyi misin? ses ver...uyan.!!!!!!
Selimdi gelen.Ona cevap vermeyi o kadar istiyordum ki.Sadece tuttuğu elimi sıkmakla yetinebildim.
-Oh çok şükür yaşıyorsun.Ayağa kalkabilecek misin?Ne oldu sana böyle.
Artık kendimi cevap vermeye hazır hissediyordum.
-İyiyim ben sadece bir an başım döndü.
Selimin yardımıyla ayağa kalktım.Üstüm başım toz içinde kalmıştı.Karşımda kuyu vardı.Sonra buraya gelişimi o gölgeyi hatırladım.Yalnız hatırladığım bir şey daha vardı.Kuyunun üstü kapalıydı.Fakat şimdi üstü açıktı.Yada yanlış mı hatırlıyordum.Tüm bunları düşünürken Selim sesiyle kendime geldim.
-Burcu annenlere haber vermeliyiz.
-Hayır Selim.Bundan kimsenin haberi olmayacak.Söz ver bana.Söz vermeni istiyorum.
-Ama Burcu nasıl..
-Söz ver Selim.!
-Peki sen nasıl istersen.Yeter ki iyi ol.
-İyiyim ben hadi gidelim.Düğün başlamıştır kaçırmayalım...
İyi miydim sahiden de?..Değildim.Normal şeyler yaşamıyordum ki.Bütün bu rüyalar buraya geldiğimden beri yaşanılanlar bana çok anlamsız geliyordu.Ama yine de kimseye anlatamazdım.En azından şimdilik.Peki ya o bahçe.Teyzemlerin evinin önü bu kadar düzenli güzel ağaçlarla doluyken burası neden bu kadar bakımsız ve ürkütücüydü?
SİZCE?...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kuyu
Mystère / ThrillerBurcu kendi dünyasında yaşayan genç bir kızdı.Bir gün annesinin ısrarı üzerine küçük bir köyde yaşayan teyzesinin yanına gittiğinde evlerinin bodrumunda bir kuyu keşfeder.Bu kuyuyla arasında bir bağ oluştuğuna inanır.Çevresine bakınırken birden bayı...
