Jennie'de geldiğinde tamamlanmış olduk. Evim ilk defa bu kadar kalabalıktı doğrusu. Seung Yoon, Seung Hoon, Jin Woo, Mino, Lisa, Ji Soo, Jennie ve ben. Bir de Mino'nun köpeği YG. Ne yapacağımız konusunda bir fikrim olmasa bile eğleneceğimizden adım kadar emindim.
Koltuklarda yer kalmadığı için yerde oturan Mino konuştu "Film izleyelim mi?"
Lisa hemen atladı "Tamam ama korku olmasın"
Güldüm "Film dediğin korku olur. Korku filmi izleyelim"
Bana katılan kişi her zamanki gibi Yoon oldu "Bencede"
"Ben film seçiyorum o zaman"
Mino oturduğu minderden kalkarken konuştu "Ben de mısır patlatayım"
"Sen nereden bileceksin mısır patlatmayı" diyen köpek gördüğünden beri ilk defa konuşan Jin Woo oldu "Hayatında hiç mısır patlattın mı?"
"Hayır ama bana öğretebilirsin"
Yoon ve ben ikisinin haline gülerken onlar çoktan mutfağın yolunu tutmuşlardı bile.
Jin Woo ile Mino mısır patlatıp Hoon film seçerken bize de yer seçmek düşmüştü ve koltuğun sağından itibaren oturma şeklimiz şöyleydi: Hoon'a ayrılan boşluk, Yoon, Ben, Lisa, Mino'ya ayrılan boşluk, Jin Woo'ya ayrılan boşluk, Ji Soo, Jennie.
Yoon ile dalıp gittiğimiz muhabbet Hoon'un aniden gelip oturması ile bozulduğunda bağırdım "Yavaş!"
"Pardon" dedi. Sırıtıyordu "Konuşmanızı mı böldüm çifte kumrular?"
"Biraz daha bu şekilde devam edersen Yoon'un arkadaşı oluşunu dinlemem seni kapıya atarım" sözümü bitirdiğim anda Mino ve Jin Woo içeri girdi ve yerlerini aldıklarında tamamdık.
Evim hepimizin sığacağı kadar büyük eşyalar barındırmıyordu bu yüzden aramızda milim mesafe kalmadan oturmak zorundaydık. Bu durumdan şikayetçi biri varsa o da Jennie'nin yanında oturan Ji Soo'dan başkası değildi.
"Korkan olursa yanındakine sarılmak serbest" diye bağıran Jennie'yi "Tamam!" Diyerek onaylayan Lisa oldu. Hemen ardından Hoon'un elindeki kumanda yardımıyla filmi oynatması ile maceramız başlamış oldu. Hava karanlık olsa daha güzel olurdu tabii ama hep birlikte olmak bile kayda değerdi.
****
Filmin onuncu dakikasında olmamıza rağmen çoktan ruhunu teslim etmiş olan Jin Woo kısılan sesi yüzünden bağırmayı bırakmıştı.
Gülerek ona doğru eğildim "Sarılıp Ji Soo'yu koruman gerekiyor prenses"
Benden hemen sonra Yoon'da aynı şekilde Jin Woo'ya doğru eğildi "Kendine erkek mi diyorsun?"
"Ben senin yerinde olsam varya" diyerek söze giren Hoon'dan başkası değildi "Sevgilin yanında aptal, sarılsana"
Ji Soo ofladı "Yazık sakat galiba"
"Neden böyle davranıyorsun?" Ağzında mısır olduğunu umursamadan konuşuyordu Jin Woo.
"Ben mi? Ben mi nasıl davranıyorum?" Ortam geriliyordu "Asıl sen nasıl davranıyorsun? Ben senden daha erkeğim"
Elimi uzatıp Yoon'u geçtikten sonra Hoon'a ulaştım ve elindeki kumandayı aldım, ardından filmi durdurdum "Yeter!" Dedim ikisine doğru "Saçmalamayı kesin de film izleyin!"
"Vay!" Hoon bunu kumandayı ona geri uzatırken söylemişti "Otoriterliğin baş döndürücü. Baksana herkes sustu kaldı"
"Nedense sen söyleyince inandırıcı gelmedi"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Playing W Fire | chaelisa ✔
FanfictionSeninle tanışmak ateşle oynamaktan farksızdı. To: @saturnfamesi 💕
