-34-

2K 141 20
                                        

"Kimmiş o kız ya?!"

"Jimin sakin ol, sadece karşı komşusu. Ondan 3 yaş küçük!"

"Ben de ondan 20 santim kısayım bu birşey değiştiriyor mu?"

Shijin alayla kahkaha atıp nasıl da kıskandığıma baktı.

"Tamam zaten şimdi mesaj atacak ve sana da soracak, olur mu?"

Cevap vermeme vakit kalmadan telefonuma bildirim geldi.

~MAHŞERİN DÖRT DÖRTLÜSÜ~

Jimin: Millet karşı komşuma ders çalıştırmaya gidiyorum.

-Shijin'e dönüp ben demiştim bakışı attım.-

Ben: Git tabi bebeğim:')
Git aşkım
Neydi şu kızın adı?
Song Ha Neul?
Hani şu 12 temmuz 2001 doğumlu olan velet!
Saçları siyah, gözleri gri lens:')
Burnu estetikli olan?
Küçücük yaşına rağmen 10 kilo makyajı olan?
Sana yavşayan hani?
Doğum lekesi de göğsünde, kesinlikle sana doğum lekesini göstermek isteyecektir.
Olur canım ya git git.
Arkandan su dökeyim de dönüşün çabuk olsun:')

Jungmin: Wöah sen kimsin be?
Bu benim Kwon Jimin'im değil!

Jimin: Bebeğim?
Bu neydi?
Kıskanıyor musun veya kızdın mı?

Ben: Yok aşkım ne kıskanıcam yılan veledi?
Sadece..
Neyse git sen git
Çalışın dersinizi, hatta ona fiziğinin ne kadar mükemmel olduğundan bahsedersin:')

Jimin: Fiziğim mükemmeldir:)

Ben: PARK JİMİN!
LAN ÇOCUK SEN NESİN?!
KISKANIYORUM ÖKÜZLER GİBİ
DELİ GİBİ
MANYAK GİBİ
PSİKOPAT GİBİ
vay psikopat!
Saçma sapan katil fantezileri kitaplarımı hatırladın mı?

Jimin: Oh
Minik sen baya ciddisin.
Ya zaten az önce kızı aradım kolu kopmuş o yüzden şey ettik yani şey ederiz biz onu:)

Kahkahalarla telefonu koltuğa atıp zafer şarkıları söylemeye başladım.

"Senden korkuyorum!"

Shijin'in fısıldamasıyla daha da şiddetlendi gülmem.

Çalan telefonumu duyup elime aldım.

Arayan Jimin'di.

Kıkırdayarak açtım.

"Minik?"

"Jiminie~"

"Tanrım, bir de gülüyorsun!"

"Nasıl gülmeyeyim."

Sesli bir kahkaha daha attıktan sonra Jimin'in nefes seslerini dinledim.

Fazla hızlı gibiydi.

"Heyecanlanıyorsun."

Bir süre durup o da dinledi nefeslerini.

Ardından düzene sokmaya çalışsa da beceremedi.

"Öyle gülüyorsun ya ondandır."

Başımı öne eğip gülümsedim.

Göremesem de onun da kızarmış olduğunu biliyordum.

"Ama en güzeli bu gülüşü kucağımda attığın an miniğim!"

Vazgeçtim.

O utanmıyordu!

"Gel de orada atayım!"

Şaşkınlıkla söylediğim cümleyi anlamaya çalıştım.

Tanrım ne diyorum ben?

"Arsızlaşıyorsun, birkaç dakika sonra aşağı in seni alacağım."

Yüzümün yanmasına engel olamayarak telefonu kapattım.

"Shijin sanırım dışarı çıkacağız!"

Shijin telefonunu bir kenara fırlatıp ayağa kalktı.

"Hazırlanman lazım."

İte ite soktuğu odasında sandalyeye oturttu beni.

Hızla dolabını açıp bir sürü elbiseyi yatağa attı.

"İçinden seç bir elbise."

Sandalyeden kalkıp elbiselerin yanına gittim.

Shijin de makyaj malzemelerine bakıyordu.

Uzun kollu kalın beyaz elbiseyi seçip hemen giyindim.

Arkasını dönen Shijin beni şöyle bir süzdü.

Yüzünü buruşturup söylendi.

"Zevksizsin, dua et ki Jimin de zevksiz!"

Ardından kıkırdayıp beni tekrar sandalyeye oturttu.

Birkaç şey sürdükten sonra daha fazlasına engel oldum.

Kalkıp diğer odadaki telefonumu aldım Jimin'den mesaj vardı.

Aşağıdayım~

Heyecanla Shijin'i öpüp evden çıktım.

Asansörü beklemek yerine 9 kat merdiveni koşarak indim.

Çıkış kapısının ardındaki Jimin'le göz göze gelmeden önce derin bir nefes aldım.

Vermeden önce göz göze gelmemiz korkunç olmuştu!

"Minik aldığın nefesi ver sonra ben nefes almaya başlayacağım!"

_____
Heüğğ selam🙃 oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın💫

LUNATICHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin