İSTEMİYORUM.

264 12 0
                                        

Arkadaşlar sevgili okurlar meraba :Dd İyi okumalar .

MULTİMEDİA BUĞRA.

Sabah lanet olası alarm sesiyle uyandım. Okulun ilk günü ve ben okuldan daha şimdiden bıktım. Erken kalktığım için zaman geçirmem lazım, gidip duşa giriyim en iyisi.

Soğuk bi duştan sonra saate baktığımda saat 07:45 ti. Daha 45 dakika var saat hiç mi geçmez be. Asıl sorun bende uyuduğum zaman davul çalsalar zurna öttürseler uyanmam, uyandığım zamanda beynime vursanız yinede tekrar uyuyamam. Neyse neyse.

Dolabımın karşısına geçip gidebileceğim en uygun kıyafeti seçtim. Siyah Jack Daniels yazılı tişört giyip altıma yırtık pantolonumu geçirdim, tişörtü içime sokup pantolonumun parçalarını kıvırdım, ayağıma siyah ve mavi tonlarında olan vanslarımı geçirip saçımı yapmaya başladım. Sonuçta okulun ilk günü. Saçlarımı iri dalga yapıp eyelinerle makyajımı tamamladım.

Gidip Azranın odasına baktım. Ama yoktu nerde şimdi bu ? Aşağıdan tıkırtıları duyunca mutfağa yöneldim. Hahhahaha hadi canım, hıı öyledir. Oha artık gerçekten Azra kahvaltı mı hazırlıyodu yani. Yanına gidip şaşırdığımı belli etmeden yanağına bi öpücük kondurdum. Masa tamamen hazır olunca kahvaltılarımızı bitirip evden hızla çıktık. Iyi ki okul yakın. Yoksa depar atmak zorunda kalırdık. Okula girince sınıf hakkında bilgileri müdürden alıp sınıfa çıktık. Niye herkes bana bakıyo ki ? Ağzımda burnumda bişey mi var ? Bak bak fotoğrafımı veriyim eve gidincede bak.

Sınıfa girip oturduk. İlk ders fizik olur mu anlatsanıza biraz ? Derse yeni gitmiştik ki kapı çaldı. İçeriye müdür Ömür ve Emre girdi. Hoopp noluyo şimdi ?

-"Arkadaşlarınızı zaten tanıyosunuz, geçen sene kaldıkları için bu seneye burda devam etmelerine karar verdim, kavga etmeyin." diyip sınıftan çıktı müdür beyciğimiz. Ömür gelip boş olan yanıma oturdu ve bana bakıp gülümsedi. Bende karşılık verdim. Gözlerim birden koluna kaydı. Onlar ne ki ? Hasta falan mı acaba kan aldırmış gibi damarinin etrafında bi çok delik ve morluk var. Neyse sonra sorarım. Yooo soramam elimde değil korkuyorum. Zilin sesini duyunca derin bi oh çektim. Az kaldı bu günde bitiyo pazartesilerden nefret ediyorum.

*** 3 GÜN SONRA ***

Yine yeni bir günde okuldayız. Ne harika. Bütün haftam nerdeyse Ömürü terslemekle geçti. İstemiyorum anlamıyo mu bu çocuk ? Korkuyorum gerçekten.

Zil çalınca Ömür tekrar kantine inmek için ayaklandı hep aynı şey dejavu gibi. İçeriye girme ziline az kala kapıdan nefes nefese siyah saçlı bi o kadarda siyah gözlü saçları anlına yapışmış kaslı vücuduyla orantılı boyuyla bi çocuk girdi. Neden inceliyim çocuğu abartınız iyice !! Gözlerini sınıfta gezdirirken birden bana bakınca göz göze geldik . Gülümseyip yanıma doğru yürümeye başladı.

-"Boşsa oturabilir miyim ?"

-"Şimdilik boş ama gelir bira..."

-"Şu anda boş" dedi hem sözümü kesip hem gülümserken.

Yanıma oturdu tanıştıktan sonra tek dikkatimi çeken şey adının Buğra olduğuydu. Sınıfın kapısında Ömür belirince biraz korktum ellerini yumruk yapmış çenesi kasılmış ve boynundaki damarları sıkmıs bize doğru yaklaşıyodu.

-"Kalk lan " dedi Buğra'ya bakarak. Off kavga çıkmamalı ya hayır.

-"Kaldırsana"

-"Kimsin len sen nasıl benim olanın yanına yaklaşabilirsin ?" benim olan derkenn !!?!?!

-"Gel bide ona soralım " dedi bana bakıp gülümseyerek tam cevap vericektim ki hoca girip Ömürü boş bi yere oturması için uyardı.

Gözlerini hala üzerimde hissedebiliyorum. Kafamı önüme eğdiğimde sıranın üzerinde duran kağıt dikkatimi çekti. " Çok eksiğim var biliyosun geç geldim bi kaç gün okuldan sonra bana notları verip yardımcı olabilir misin ?" Bu çocuk canına susamış bence . Ama ne kaybederim ki. Ömürü düşünmem çok saçma kim ki o ?? Kafamı Buğraya çevirip onaylar şekilde gülümsedim. Oda bana karşılık verdiğinde kafamı Ömüre çevirdim . Gözünü bize dikmiş ve çenesi kasılmıştı. Beni ilgilendirmez.

Okul çıkışında sınıftan çıkarken biri kolumdan tutup çektiğinde sinirle kafamı çevirdim.

-"Benimle gel" dedi Ömür. Hadi canım vayyy beee tabiki hayır.!!

-"Bırak kolumu, Buğraya notları vericem hemde seninle bi yere gelmek istemiyorum. "

-"Sıçarım senin Buğrana be." diye bağırıp sınıftan hızlı çıktı. Napıyon sen kaslı çocuk hayırdır ?

Bıktım artık. Ona ümit vercek tek bisey bile yapmadım. 1 haftadır sürekli tersledim. Ama hala rahat bırakmıcam diye üsteliyo nedir bu ya. Bende hızla arkasından çıkıp yüzüme vuran soğuk havayla bi ara sokağa girip eve doğru yürümeye başladım. Eve gelince hemen odama çıkıp üstüme daha rahat bişeyler geçirdim.

En iyisi Buğra gelene kadar yiyecek bişeyler hazırlamak. Ne kadar abur cubur varsa bi araya getirdim ve colaları katıp tepsiye yerleştirdim. Tam içeri girerken kapı çaldı. Gidip kapıyı açtım.

-"Meraba güzellik " dedi gülümseyerek bende karşılık verip içeriye davet ettim.

Abur cuburları yiyip yeterince hatta fazla fazla ders çalıştık. Gerçekten iyi bi çocuktu. Ömür olmasa belki arkadaş olurduk. Saatin geç olduğunu farkedince Buğrayı yolcu ettim. Azrayla çoktandır karşı karşıya gelip gerçekten konuşmuyorduk. Sürekli Emreyleydi. Bizi ders çalışırken görünce bile selam verip odasına çıktı. En iyisi rahat bırakmak. Masada duran tepsiyi alıp mutfağa geçtim. Makineye yerleştirip yorgunlukla kendimi odaya attım. Sonunda perşembe, yarın son okul günü be.

Bu bölümde fazla bisey yok ama diğer bölümde daha heyecanlı olucak arkadaşlar :Dd

SİYAH VE BEYAZ (ASKIDA)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin