Uyandığımda saat daha 6'ydı. Lavaboya gittiğimde yorgunluktan gözlerimin altı şişmişti. Elimi yüzümü yıkadım ancak yine yorgundum. Yarım saat sonra kızları uyandırdı. Yüzüme sahte bir gülümseme takarak konuştum
--Kızlar! Hadii uyanın sabah oldu. Dedim. Zorla kalktılar. Ben yine ekledim:
--Ben bugün okula gitmeyeceğim çok yorgunum , dedikten sonra kızlar da başlarıyla onayladılar. Zümra soru dolu gözlerle bana bakıyordu:
--Neden? Diye sorduğunda kendimi yatağa atarak:
--Yorgunum, diye cevap verdim. Zümra somurttu:
--Neyse olsun. Sen biraz dinlen, dedi. İkisi de hazırlanmaya başladılar. Saçlarını yaparken ne çok düşünüyorlar yaaa?! Bıkkınlıkla:
--Biriniz yandan toplasın biriniz salsıın. Bu kadar basit yani, dedim. Çünkü ben saçımı hemen yapıyordum. Sonunda saçlarına karar verdiler. Ohh! İçim rahatladı yaa!!
Kızlar çıkarken :
--Konuları bana anlatmazsanız sizi döverim!! Diye bağırdım. Kızlar gülerek ilerledi. Kendimi yatağa atarak bir saat daha uyudum. Kalktığımda bir kadın bağırıyordu:
--Açın şu kapıyı! Biriyle görüşmem lazım. Sonrasında bizim iyi müdür kapıyı açtı. Daha dikkatli baktım ve bu kadın... o kadın. ANNEM. Gözlerim dolmuştu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Ne söyleyeceğimi. Gözümdeki yaşlar istemsizce akıyordu. Nasıl geldi buraya? Bana yıllarca acı çektiren kadın daha doğrusu ANNEM bu cesareti nasıl bulmuştu? Bunların cevabını öğrenmeliydim. Ama nasıl? Ne diyecektim ki? Yıllar sonra ona nasıl davranacaktım? Ben... ben yıllarca üzgündüm. Şimdi hemen mutlu olamam. Onun da acı çekmesi gerekiyor. Onu hemen kabullenemem. Bunu yapamam. Kendimi duvara yasladım. Yine gözyaşlarımı tutamıyordum. Sonra kapı tıklatıldı. Sessizce "Kim o?' Dedikten sonra bir kadın "Benim annen" dedi. Şimdi hıçkıra hıçkıra ağlıyordum. Onun karşısına böyle çıkamazdım. Biraz daha süre gerekiyordu. "Başka zaman gel"dedim. Sonrasında ses kesildi. Galiba gitmişti. Sonrasında ellerimi saçlarımın arasında gezdirmeye başladım. Neden böyleydim? İnsan annesini sever. Ama acı çektirmemişse. Alışmam zaman alacak biliyorum. Ama alışmam lazım. Belki de onu kabullenmeliyim. Kalbim 'onu kabullen' derken beynim 'sana o kadar acı çektirdi. Şimdi onu kabul mu edeceksin?' Diyor. Ne yapacağım? Hangisini dinleyeceğim? Hangisi doğru hangisi yanlış? Nereden bileceğim? Sonrasında bunu müdüre sormaya karar verdim. Müdür beni pür dikkat dinliyordu. "Bana yıllarca acı çektiren annemi kabullenmeli miyim?" Diye sorduğumda müdür "bu nedenine bağlı" dedi. Başımla onaylayarak oradan çıktım. Doğru ya. Nedenini bilmiyorum. Belki beni istemedi ya da parasızlıktandı. Veya başka bir şeyden. Bunu öğrenmeliydim. Odaya giderek gözlerimi kapattım. Bunları düşünerek uykuya daldım.EVET SEVGİLİ OKURLAR BİLİYORUM YENİ BÖLÜM GEÇ GELDİ AMA ARTIK DAHA SIK BÖLÜM YAYINLAMAYA ÇALIŞACAĞIM
:3

ŞİMDİ OKUDUĞUN
♡ANNE♡ (Düzenleniyor)
Teen FictionAnnesiz büyüyen bir çocuktum. Anne sevgisine,anne kokusuna hasrettim. Bu benim hikayem. Dostlarımla... Üzgün başlayıp mutlu biten hikayem.