*****" Kollarıyla beni kaldırıp koltuğa yatırınca karnımı gıdıklamaya başladı. "
" Bırak benii. Ya bıraksanaaa. Yardım ediin ."
" Tamam tamam bırakıyorum yeter ki sen sus annenden çok korkuyorum biliyosun."
" Beni bıraktığı anda ona sarıldım. " Ne olursa olsun beni bırakma. Tamam mı ? " *****
"Tam kollarımı ona sarıp ona yaslanmışken Bahadır":
"Noluyon Ezgi romantike bağladın yineee"
"Pislik yaptı diye hemen çektim ellerimi. Ondan çabucak uzaklaşıp koltuktan kalkıp sandalyeye oturdum. Ayaklarımı bağdaş kurup kollarımı birbirine geçirdim. Ben öyle yapınca o da gözleriyle "Sen naps?" bakışı attı. Ben de ona dil çıkardım. Yanıma gelmek için ayağı kalktığında da ayaklarımla onu ittirdim o da koltuğa düştü mal ."
" Gelme yanıma. Pislikk."
"Ezgi bağırmasana anan uyancak yapma şöyle şeyler tırsıyorum. "
"İyi be iyi korkak Baho."
"O ne lan Baho'ymuş. Yav Ezgi kendimi koyunlarını kaybetmiş çoban gibi hissediyorum şu an."
" Daha da yüksek sesle söyledim."
" Baaaahooooo"
"Ezgi bak kızdırma beni gömleğim kırışıyo bak ya."
" Sen git okula ben gelmicem. Küstüm sana konuşma benle hem kızdırısam nabıcan ."
" Ezgi saçmalamayı kesermisin lütfen hadi git giyin çabuk zaten annene çıkıyoruz dedin hala giyinmedin nası bi kızsın sen?"
" Saçma bi kızım. Okey? "
"Aferim o zaman saçmalamaya tam gaz devam."
" Gözlerimi ona doğru kıstım. Sonra arkamı dönüp bi kaç gün önce kenara koyduğum kıyafetleri elime aldım. Üstümdeki pijamalardan kurtulunca tişörtü elime aldım. Tam giyecekken Bahadır arkamdan gelip sarıldı. Elleri nerdeyse çıplak olan tenime değdiği her an onu daha çok seviyordum. O sarılırdı ben severdim. O ağlatırdı ben yine severdim. Kollarıyla beni önce göğüslerimin yukarısından daha sonra az daha serbest bırakarak belimden sardı beni. Daha sonra boynuma ufak ufak öpücükler kondurdu. Ben de elimdeki kıyafetleri kenara bıraktım ve yüzümü Bahadır'a döndüm. Bende kollarımı onun boynuna doladım."
"Bahadır git bak giyiniyorum. Zaten küsüm ben sana konuşmicam.Sevmicem seni."
"Bak Ezgi küs bağır çağır ama beni asla sevmemezlik yapma. Bunca zaman birbirimizi böyle sevmişken asla birbirimizden vazgeçemeyiz ve vazgeçemezsin. Duydun mu beni?"
" Peki."
"Ezgi sakın bana kırıldım deme.
"Bahadır kırıcı oluyorsun. Yapma.""Bana sesini yükseltme."
"Ezgi?"
"Söyle."
"İlk tanışmamızı hatırlıyormusun?"
"Evet."
" Dediğimde yavaşça kollarını belimden çekti ve kenardaki tişörtü alıp "Kollarını havaya kaldır." dedi. Ben de aynen söylediklerini yaptım. Yavaşça tişörtü kafamdan geçirdi ve giydirdi. Sonra dakikalar öncesinde çektiğim sandalyeye oturup taytı eline aldı. Onu bile bana onun giydireceğini tahmin etmemiştim. Genelde tişörtlerimi giydirirdi. Ama hiç tayt giydirmemişti. Taytın bacak kısımlarını ortaya çıkardı ve "Bacaklarını sok." dedi. Bunu yaparken emir vermek dışında hiç konuşmadı. Birşeyler düşünüyordu. Dediğini yaptım ve ayaklarımdan taytı geçirerek bana kıyafetlerimi giydirmesini seyrettim."
"Ben küçükken nir Meral Teyzem vardı. Annemden çok emeği geçmiştir üstümde. O da beni öz kızı gibi severdi. Beni hep o giydirirdi. Yemekleri o yapardı. Beni Meral teyze yetiştirdi 14 yaşıma kadar. Daha sonra da ben 15 ime girmeme kısa bir süre kaldığı zamanlarda yaşlandı ve hastalandı. 2 oğlu vardı ve ikisi de onunla ilgilenmedi. İyileşti zamanla. Sonra bizimle çalışmayı bıraktı. Ara sıra yine evimize geldi Meral teyzem. Ama fazla yaşlanmıştı artık. Oğulları da onu sevmiyordu. Bir süre sonra da üzüntüsünden öldü."
"Taytı da giydirdikten sonra ayağı kalktı ve elimden tuttu. "Hadi gidelim. " Masadaki çantamı aldım ve beraber çıktık evden. Anahtarları çantamdan çıkarıp kapıyı kitledim ve çantama geri atınca dış kapıya yöneldik. Yedek anahtarlar annemdeydi . Onları eve kilitleyip gitmek istemem. Dış kapıdan çıktığımızda cebinden anahtarları çıkarıp arabanın kapılarını açtı. Aramızda garip bir soğukluk vardı. İnsanı deli eden. Konuşmadığımız, gülmediğimiz her saniye zehir gibi geçiyordu. Yavaşça elimi bıraktı ve kapımı açtı. Ben içeri girince o da kapımı kapatıp şöför koltuğuna geçti. "
" Üniversitenin yaptığı yılbaşı partisi. Bütün okul sahnede dans ediyordu. Sen ise kenarda dans eden çiftleri izleyerek ayakta dikiliyordun. Barbi bebek gibiydin Ezgi. Herkes ya sevgilisiyle dans ediyordu yada erkekler bir kaç kızla konuşuyorken sen sadece ayakta masmavi gözlerinle bekliyordun. Bekliyordun sanıyordum fakat yanına gelen giden yoktu. O an aşık olmuştum sana. Sende gidip diğer kızlar gibi erkeklerle gününü geçirebilecekken sen sadece izliyordun. Üzerinde beyaz bir elbise vardı. Bütün gece boyunca seni izledim Ezgi. Yanıma onca kız gelmişti. Fakat hiçbiri sen gibi değildi. Hiçbirinin senin gibi mavi gözleri yoktu. Yüzleri seninki gibi değildi. Makyajla kapatmıştılar onlar içlerindekini. Sen ise öyle değildin herşeyim. Yeniyıla son 10 dakika kala yanına geldiğimde "Merhaba." dediğimde sen cevap vermemiştin . Öylece yüzüme bakıyordun. Mavi gözlerin üstümdeydi. Ben de "Bu kız ulaşılamaz. O fazla masum." demiştim içimden. Geri sayım başlamıştı o sırada. 3...2..1.. ve dudaklarına yapışmıştım. Ben ilk defa birini böyle sevdim Ezgi. "Sen benim dünümsün , yarınımsın ve bugünümsün. Seni çok seviyorum.."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
bazen sadece istersin.
Teen FictionBazen güzel olmak istersin. Bazen yakışıklı olmak istersin. Elini sallasan ellisi olsun istersin. Para istersin. Şans istersin. Mutluluk... Huzur istersin. Hep istersin.. Hep istersin ama herşeye sahip olduğun zaman ne isteyeceksin ? Not : Hikaye bi...
