IV. DEVRİMCİ ŞİDDET VE BARIŞCIL GEÇİŞ

112 4 1
                                        

Marks ve Engels, Lenin'in deyişiyle sosyalizme geçiş meseleleri ile yani biçim meseleleri ile kendilerini bağımlı kılmamışlardır. Sadece genel kural öngörmüşlerdir. Bu kurala göre, proletaryanın burjuva diktatoryasını alaşağı edebilmesi için devrimci şiddete, zora başvurması zorunludur. Zor, Marks'in deyişiyle, bir yenisine gebe olan her eski toplumun ebesidir. Sosyal devrimin bir tek yolu vardır, Marks'a göre: "...Ancak, artıksınıfların ve sınıf çelişmelerinin bulunmadığı birdüzendedir ki sosyal evrimler, artık siyasi devrimlerolmaktan çıkacaklardır. O zamana kadar toplumun heryerinden değiştirilip, düzeltilmesinin arifesinde sosyalbilimin son sözü şu olacaktır: Ya mücadele ya ölüm, yakanlı savaş ya da yok olma." (Felsefenin Sefaleti, s: 195) 

      Fakat Marks ve Engels hayatın çok yönlülüğü karşısında dogmatizme düşmemek için şartlı, sınırlama içinde, yani amaca barışçı ajitasyonlarla daha çabuk ve daha emin ulaşılması mümkün olduğu yerlerde, barışçıl geçişten de bahsetmişlerdir. 

      Marks ve Engels "barışçıl yollardan sosyalizme geçişi" Kara Avrupa'sindan tamamen farklı ve de çok değişik özelliklere sahip İngiltere ve Amerika için bir ihtimal olarak öngörmüşlerdir. Marks ve Engels'e göre bu ülkeler barışçıl geçişi mümkün kılabilecek özelliklere sahiptirler. Bir kere, kapitalizm Kıta Avrupa'sına kıyasla bu ülkelerde daha gürbüzdü. Proletarya bu ülkelerde -İngiltere'de- nüfusun çoğunluğunu teşkil ediyordu ve sendikalarda çok iyi örgütlenmişti; ve de Kara Avrupa'sı proletaryasına nazaran kültür düzeyi daha yüksekti. Kapitalist sınıf, Kara Avrupa'sındaki benzerlerine kıyasla çıkarlarını çok daha iyi anlamıştı ve uzlaşma geleneğine sahipti. Bütün bu özelliklerinin yanında bu ülkelerde burjuva devleti yani bürokrasi ve militarizm, Kara Avrupa'sına kıyasla daha zayıf ve cılızdı. Bu nedenlerden dolayı, bu özelliklere sahip olan İngiltere ve Amerika'da proletarya burjuva parlamentosu kanalıyla yani oy mekanizması aracılığıyla, "kapitalistleri satın alma yoluyla" iktidara gelebilirdi. 

      New York Tribunene, 1851 Nisan'ında yazdığı bir makalesinde şöyle diyor bu konuda Marks:      "İngiliz işçi sınıfı için genel oy kullanma hakkı vesiyasi iktidar aynı şeyi ifade eder. Proletarya nüfusunçoğunluğunu teşkil etmektedir. İngiltere'de genel oyhakkının kazanılması, Kıta Avrupa'sında sosyalist diyeadlandırılan herhangi bir vasıtadan çok daha fazla birilerleme, yani sosyalizme doğru bir ilerleme teşkiledecek; genel oy... hakkının kazanılmasının kaçınılmazsonucu işçi sınıfının politik hegemonyası olacaktır."

Kesintisiz Devrim 1Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin