Doğum günümde aldığım en acı hediye..

66 18 2
                                    

Doğum günüme son 2 hafta.
Filmden teklif, reklam teklifleri, şarkı, şan şöhret derken kendi özel hayatıma zaman ayıramıyordum. Doğum günüm olduğunu annem hatırlatmasa benim aklıma bile gelmeyecekti. İki senedir hiç doğum günü falan hiç bir şey yapmıyordum. Ama bu sefer çok güzel çok büyük bir kutlama yapmak istiyordum tüm okula duyurmuştum büyük bir restoranı kapattırıp denize bakan manzarasıyla, havai fişekler, balonlar hediyeler böyle küçük çocuktan,yaşlı dedelere kadar olsun istiyordum masamda kuş sütü bile eksik olmasın istiyordum, herşey yerinde olsun istiyordum bunlardan menajerime bahsetmiştim bütün ayarlamaları o yapıyordu sadece davet işini ben yapıyordum,oda kolaydı ertesi gün okulda bir duyuru yapmak istediğimi bana bir tören ayarlamasını müdürden rica ettim kabul etti tabii ki. Törende herkes ne olduğunu meraklı gözlerle bekliyordu herkes bana bakıyordu, bende törene mikrofonun yanına bir başkan edasında havalı havalı yürüyordum. "Herkese öncelikle selamlar buraya sizi çağırıp zamanınızı yitirdiysem şimdiden özür diliyorum benim 2 hafta sonra doğum günüm var sizin hepinizi davet ediyorum umarım beni kırmadan gelirseniz çok mutlu olurum adresi her sınıfa teker teker dağıtılır lütfen gelin iyi günler. " dedim ve oradan ayrılıp arabama bindim ve evin yolunu tuttum. Aslında niyetim çok güzel eğlenmekti...
Akşam aliyle buluşup bir yerde oturduk doğum günü hakkında konuşuyorduk nasıl bir plan yapsak falan diye. Sonra birden ali "zeynep'ide çağır" dedi. "Bende herkese duyuru yaptım gelirse başımın üstüne gelmezse bilmiyorum" dedim "öyle çağırmakla olmuyor özel yanına git ve nazikçe çağır doğum gününe","bilmiyorum ali bakarız ya"
Aradan aylar geçmişti birbirimize artık kızgında değildik nefret te kusmuyorduk. Çağırmam doğaldı yani. Ertesi gün okuldan sonra doğum günü yapılacak restorana gittim. Herşey çok iyiydi, mükemmel bir şekilde düzenlenmiş herşey çocukların yeri ayrı dekore edilmiş büyüklerin yeri ayrı dekore edilmiş. Doğum günüme bi kaç gün kala Zeynep'in yanına gittim.
-merhaba Zeynep
-selam
-geleceksin dimi doğum günüme?
-bilmiyorum
-gel lütfen, hatta kardeşinle beraber gel özledim maviş kıvırcığı.. (Gülümsedim çok kibar bir şekilde davet ettim)
-tamam bakarız gelmeye çalışırım ama gelemezsem üzülme
-(içimden sen ne zaman geldin ki zaten diyesim vardı ama sustum ve) umarım gelirsin...
1 Ekim doğum günüm.
Akşam herkes yavaş yavaş gelmeye başladı küçük çocuklardan, hocalara, hocalardan müdürlere, müdürlerden müşavirlere herkes gelmişti. Herkes gelip beni kutluyor artık teşekkür etmekten yorulmuştum. Şarkılar yemekler herşey vardı. Zeynepde biraz geçte olsa gelmişti. Otrurduk eğlendik yedik içtik pastalar kesildi artık partinin bitimine az kalmıştı hediye verme zamanıydı. Herkes yavaş yavaş veriyordu hediyelerini. Bende teşekkürlerimi iletirken bir anda yanıma Emir geldi ve "abi Zeynep kaçırıldı."
İşte o an kalbime bir sancı inmişti. Çok kötü oldum bir an başım döndü tam düşecekken sandalye'ye tutundum. Doğum günü'yü erkenden bitirdim restoranı boşalttım herkesi gönderdim annemide bir arabaya bindirdim korumayla birlikte bırakmıştım. Bizde restoranın tüm kameralarını izledik ama hiç bir görüntüye ulaşamadık. Sonra emire
-olum sen nerden biliyorsun Zeynep'in kaçırılıdığını
-abi şöyle ben gezinirken Zeynep'in kardeşi ağlıyordu noldu diye yanına gittiğimde Zeynep ablamı götürdüler palyaço abi götürdü diye ağlıyordu nereye götürdü dediğimde restoranın arka tarafındaki çıkışı gösterdi
-öyleyse arka tarafı gösteren kamera yokmu
-varda..bozuk abi
-(küfür saydırıyordum) 
Tüm korumalar tüm ekip restoranda oturuyorduk başka kimse yoktu geceye kadar orada ne yapacağımızı ne düşüneceğimizi konuşuyorduk herkesten bir düşünce çıkıyordu ama hiç birisi bir işe yaramıyordu öyle boş boş düşünüyorduk.
Gece 02:50 görüntülü arama..
-kimsin lan sen (palyaço maskesi)
-dur kim olduğumu o anlatsın istersen (telefonu Zeynep'e doğru çevirdi Zeynep ağlamaklı bir şekilde bana bakıyordu o ağladığında bende ağlıyordum dövmüşler yüzü gözü mosmor ağlıyarak nolur kurtar beni mert lütfen dedi ne kadar canım yanıyor anlatamam ne kadar unutmak istesemde anca kendimi kandırıyormuşum çok seviyordum hala, onu bu halde gördüğümde zaten ben bitmiştim Zeynep'e bakarak az sabret geliyorum bitanem lütfen az sabret dedim telefonu kendine çevirerek) bu kadar konuşma yeter
-Ne istiyorsun lan kızdan benden ne istiyorsun söyle
-ne isteyebilirim para tabi ki
-ne kadar
-500.000$ dolar 1 hafta içerisinde
-yarın nereye getireyim parayı?
-o kadar paran varsa tamam o zaman  miktar 750.000 ne çıktı
-söz sana 2 güne ayarlayacam lütfen dokunma ona lütfen nasıl ulaşabilirim sana
-iki güne ben sana ulaşırım.
Telefon kapandı delirmiştim onu böyle görünce. "Ali tüm ekibi topla benden haber beklesinler"dedim sertçe. "Ali sende benimle gel aklımda bir şeyler var."
Akşam bir dakika bile gözüme uyku girmiyordu onun o hali sürekli aklımdaydı unutamıyordum çok kötüydü o yeşil gözlerinin kenarı mosmordu nasıl öyle güzel kıza vurabilirlerdi nasıl kıydılar öyle şerefsizler ama onlar beklesinler teker teker yakacam hepsini. Sonra bi an aklıma geldi Zeynep'in abisi, kardeşi direkt arabama bindim eve Zeynep'in evine gittim kapıyı çaldığımda kardeşi yusuf açtı kapıyı abisi üzerime yürüdü nerede lan kardeşim naptın ona falan diye hesap sordu olanları teker teker anlattım bildiklerim herşeyi. Sadece Enes ve ben biliyorduk kardeşim ali bile bilmiyordu ona anlatamazdım çünkü delirip yalnış bir şey yapabilirdi. Sonra abisini sakinleştirip benim haberimi beklemesini istedim. O palyaço kimse beni fazla küçümsüyor benim kim olduğumu bilmiyordu ama beklesin o az kaldı.  İki günüm vardı daha paraları hazır ettim ve aramasını bekliyordum.
2.gün.
Saat 14:00 arama geldi
-para hazır mı
-hazır nereye geliyim
-....bir tane dağ evi var orada oraya gel.
Yola çıktım geliyordum daha doğrusu geliyorduk ali ile birlikte. Çanta para doluydu....
Vardığımızda kimse yoktu bi kaç kere kornaya bastık sonra birisinin kafası belirdi buraya doğru geliyordu ama Zeynep yoktu.. Adamlar maskeliydi.
-O maskeni çıkarda öyle konuşalım erkek gibi
-(çıkardı)
-Ne istedin lan bizden
-dediğim gibi para senin gibi bebelerde para çoktu bizde bir kaç parayla yolumuza bakacaz
-Onlar benim alın terim kolay gelmedim ben bu durumlara ayrıca zeynep nerede
-parayı görünce görürsün
-para burada sen kızı getir sonra alırsın parayı
-tüh yazık oldu bende tam parayı alınca alırsın kızı diyecektim
-(başka çarem yoktu parayı verdim) buyur 750.000 dolar.
-(aldı açtı paraya bakarken anladı ki para sahte) lan sen benimle dalgamı geçiyorsun bu para sahte
-tıpkı senin arkadaşların gibi dimi
-ne dediğini anlamadım ama bu sefer kızı almanız imkansız (beyler kızı alın gidiyoruz dedi)
-bu kadar kolay değil. Sen bana bi baksana ben buraya sahte para getirip kızı yakacak kadar salak değilim herhalde
-ne saçmalıyorsun sen
-Göğsüne bak anlarsın

Sensizlik HissiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin