31 ~ FINAL

758 35 51
                                    

Marinette

Uzun zaman sonra uğur böceğine dönüşüp dışarı çıktım. Ev çok boğucu gelmeye başlamıştı artık. Çatıların üstünden atlayarak bir binanın üstünde durup köşesine gelip ayaklarımı sarkıtıp oturup şehri izledim. Olanlar gerçekten de garipti. 6 yıldır uğur böceği kostümünü giyiyordum ve mutluydum bu kostüm sayesinde iyi insanlarla karşılaştım, Adrian...Onunla birlikteyim ve mutluydum. Ve yakın bir zamanda düğün olacaktı. Kendi gelinlik bakmaya başlamıştım bile.
Düşüncelere dalmışken ileride bir karartı gördüm. Hemen ayağa kalktım. Reflex olarak yoyomu alıp sallamaya başladım. Temkinli bir şekilde etrafa bakarken arkamdan gelen sesle hemen yoyomu ona doğru atıp dolanmasını sağladım ve kendime çektim. Tam olarak kim olduğunu anlamam biraz uzun sürse de kara kediyi esir aldığımı anlayabilmiştim.

"Ya! Gece gece beni neden korkutuyorsun? Düzgünce gelemez misin?"

Sardığım yoyomu geri kendime çektim ve karakediyi seebest bıraktım.

"Üzgünüm hayatım elimde değildi"
"Neden burdasın?"
"Sen neden burdaysan bende o yüzden burdayım"

Göz kırptı. Kalbim hızlandı. Yüzüm kızardı

"Hâlâ ilk günkü gibisin, utanıyorsun."

Yaklaşıp boylarımızı eşit yaptı.

"Çok tatlısın, seni öpebilir miyim?"
"Pis kedi öpemezsin"

Yavru kedi bakışı atarken kıyamadım ve yanağını öptüm. Gülümsedi ve anlımı öptü. Kollarımı beline sarıp sarıldım ve kokusunu içime çektim.

1 Hafta sonra

Sonunda evleniyorduk. Herşey hazırdı. Birazdan merdivenlerden inecektik ve sorulan soruya 'Evet' diyecektik.
Terlemiş elimi koltuğa sürdüm ki teri geçsin ama asla geçmiyordu. Ayağa kalktım ve cama doğru ilerledim. Baya büyük bahçesi vardı, masalar özenle dizilmiş, misafirler masalarında oturmuş birbirleriyle konuşuyor, yemeklerden atıştırıyor, eğleniyorlar gibi duruyordu.
Misafirlere bakarken kapı açılıp kapandı. Hemen arkamı döndüm.
Adrian gelmişti.
Birbirimize yaklaştık bir elimi tutup kaldırdı ve beni etrafımda döndürdü.

"Çok güzel olmuşsun"
"Sizde çok yakışıklısınız"
"İnelim mi? Çok heyecanlıyım akşam için."
"Bende çok heyecanlıyım-Ne?"

Yaklaştı ve elini yanağıma koyup gezdirdi.

"Akşam ne yapacağız?"
"Ne, ne yapacağız?"
"Şey yapacağız işte düğünden sonra olan şey hani"
"Ney? Açık konuş"
"Neyse boş ver hadi gidelim"

Bir şey demeden kolunu gösterdi. O sırada yanımda tikki ve plagg olduğunu gördüm.

"Tikki?"
"Marinette?"
"Plagg?"
"Peynir istiyorum, kimin peyniri var? Açım ben"
"Plagg sus lütfen!"

Tikki plagg'ı havada itince plagg'ın dengesi bozuldu ve yalpalandı.

"Ne ya yanlış bir şey mi dedim!?"
"Sen sus!"

Tikki bana yaklaşıp küçük ellerini yanaklarıma koydu.

"Marinette hep mutlu olman dileğiyle, ölene kadar seninleyim."
"Ahh tikki sağ ol"
"Adrian hep peynirin olursa seninleyim."
"Plagg...Sana peynir fabrika açacağım"

Heyecanlandı ve adrian'a yaklaştı.

"Gerçekten mi?"
"Hayır" "Hadi marinette bizi bekliyorlar gidelim."

Koluna girdim ve odadan çıktık. Merdivenlerden inip dışarı ulaştıkm
Masamıza geçtikten sonra etrafa baktım. Herkes buradaydı. Herkes dediğim Cloe bile buradaydı en som gelmeyeceğim dediği için gelmeyecek sanmıştım ama gelmişti.
Nikâh memuru gelince defterini açtı ve bize soruları soruları sordu birbirimize bakıp 'evet' dedik. Ayağa kalktık nikah memuru, defteri verdikten sonra Adrian başımdan öptü. Dayanamadım ve dudaklarını öptüm.
Ona kocaman bir gülümseme sundum ve alkış sesleri kulağımda yankılandı.

Adrian

Misafirlere döndükten sonra hepsine tek tek baktım. En arka tarafta sarı saçlı bir kadın vardı. Sadece saçını gördüm çünkü o tarafta ışık yoktu ve gecede olmuştu.
Marinetteenim kolunu dürtükleyip orada biri olduğunu ama görmediğimi söyledim o da o tarafa bakıp bana döndü.

"Sanki birine benziyor, bir yerde görmüş gibiyim. O tarafa doğru gidelim mi? Hem misafirleride görmüş oluruz."
"Peki, leydim"

El ele o tarafa doğru giderken tebrikleri kabul ettik. Kadına yaklaştıkça geri çekiliyordu. Onu görmememizi istiyor olabilirdi. Peki ya neden gelmişti.
Bir anda arkasını dönüp gidecekken marinettenin elini bırakıp kadının arkasından koştum.

Marinette

Adrian bir anda hızlanınca bende arkasından hızlandım. L

Adrian

Kadının kolundan çektiğim gibi göz göze geldik.

Yeşil gözler...
Sarı saçlar...
ANNEM..

Kadının gözleri dolarken bende bir süre şoka girmiştim. Çok uun zaman olmuştu ve babam onun öldüğünü söylemişti.
Yalandı demek. Daha fazla kendimi tutamadım ve göz yaşlarım aktı. Sarıldım. O da ağlamaya başladı.

"A-anneee?"
"O-oğlum?"

Onu çok özlemiştim. Ona olan özlemim o gittiğinden beri azallmıyordu aksine çoğalıyordu. Yaşayamıyordu insan.
Yavaşca ondan ayrılıp uzun zamandır görmediğim annemin yüzüne baktım. Doya doya baktım.
Çok şükür fazla kimsenin göremeyecegi bir yerdeydik yoksa babam napardı bilmiyordum.

"A-anne, abim nerde?"
"O gelemedi tatlım. Ben de gelmeyecektim aslında ama dayanamadım geldim. Seni çok özledim yavrum"
"Bende seni çok özledim anne, hep özledim"

Annem arkamda ki marinetteyi fark edince yanına gitti.

"Seninle düğün gününde tanışmak kötü oldu. Ama yine de seninle tanıştığıma sevindim. Ve oğluma iyi bakacağını biliyorum."
"Sende sakin onu üzme adrian yoksa benden çekecegin var"

Güldü, bende gülümsedim.

"Ona iyi bakacağım efendim"
"Bu arada anne, ne zaman geri döneceksin eve? Birlikte yaşayalım mı? Siz nerde kalıyorsunuz? Anlat bana lütfen, her şeyi anlat"

"Anlatacağım oğlum anlatacağım ama şimdi değil. Bir süre burda kalacağım. O süre için de sana her şeyi anlatabilirim"

Yazardan

Adrian annesi ile bir süre bakıştıktan sonra sarıldılar. Daha sonra marinette, adrian'ın omzuna dokundu ve konuştu.

"Adrian gitmeliyiz bizi bekliyorlar"

Adrian başını salladıktan sonra annesine döndü tekrardan.

"Sakın bir yere kaybolma"

Annesi sadece başını sallamakla yetindi.
Adrian ve marinette ise de tekrardan masalarına döndüler. Adrian'ın aklı ise tamamen annesinde kalmıştı.
Uzun süren ve sona doğru sıkıcı olan düğün sonunda bitmiş herkes evlerine dağılıyorlardı.
Herkes gidince adrian annesini aramak için her yere baksa da annesinden kalan ne bir not ne de bir mesaj vardı. Yoksa yine onu yalnız mı bırakmıştı?

-The End.


••

Beğendiniz mi bilmiyorum ama her şey icin teşekkür ederim.
Yolculuğumuz buraya kadardı.
9k'lik bir kitaba veda etmek güzel bir sey ;)
2016 dan beri yazıyorum ve ilk kitabım bu yüzden çok eksiklerim var ama olsun. Güzel günlerdi.
Belki isterseniz özel bölüm falan atabilirim falan dicem ama atabileceğimi sanmıyorum.
Kendinize iyi bakın.


Ugur Bocegi İle Kara KediHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin