extra (yoonjin smut)

1.8K 81 216
                                        


Soğuk havaların bitmesine az kalmıştı. Buna rağmen hala kuvvetlice esen rüzgar bulunduğu yeri bırakmak istemiyor gibiydi. Ama yaz geliyordu ve sonunda yakalanmış rahatlama hissi mutluluğu arttırıyordu.

Jungkook ve Taehyung musallat olayı bittikten birkaç gün sonra başbaşa vakit geçirebilmek amacıyla tatile gitmişlerdi. Her şeyin bitmiş olması hala onlara inanılmaz geliyordu.

Hoseok ve Jimin birbirlerini daha iyi tanımak için buluşmalarını arttırmışlardı ve Jimin, sevdiği adamın kendini bir insan hissetmesi için elinden geleni yapıyordu. Hoseok sonsuz kere Jimin'e minnettardı.

Şuan bunları bir kapının arkasından sessizce düşünen Yoongi ise bir gıcırdama sesiyle birlikte önüne baktı. Kapı açılmış ve ortaya daha bir gün önce görmesine rağmen deli gibi özlediği o yakışıklı yüz çıkmıştı.

Yoongi'nin geldiğini gören Jin bir an bile tereddüt etmeden ince bedene sarıldı. "Hoş geldin Yoongichi~ Seni özledim."

Ani sarılmalara hala alışamamış olan Yoongi herzamanki gibi kızardı ve utançla kafasını Jin'in göğsüne bastırdı. "Daha bir gün önce buluştuk, değil mi? Beni utandırma..."

"Hey~ Senin de beni özlediğini biliyorum." dedi Jin. Yoongi'yi saçlarından öpmüş ve mutlulukla gülümsemişti. "Gerçi artık seni özlememe gerek kalmayacak."

Bu doğruydu ve bunun doğru olması ikilinin kalplerini sallandırıyordu. Musallat olayından sonra Yoongi'nin evi yıkılmıştı ve Jin hiç düşünmeden onu kendisiyle yaşaması için davet etmişti. Yoongi bunu nasıl geri çevirebilirdi ki? Elbette kabul etmişti.

Tekrar kalp atışlarının hızlandığını hisseden Yoongi, dudaklarına bir tebessüm kondurdu. "O halde kapının önünde bir saat böyle durmak yerine beni içeri al Jin."

"Hiç değişmiyorsun!" dedi kollarının arasında mayışmış olan kişiye bakan Jin. Yüzündeki gülümsemeyi durduramıyordu. Ne de olsa artık sevdiği adamla birlikte yaşayacaktı ve bu onu hep heyecanlandırıyordu.

Yoongi elindeki minik valiziyle içeri geçtikten sonra Jin arkadan kapıyı kapattı. "Elbette senin evin kadar büyük ve çift katlı değil ama umarım burada rahat edersin..."

Açıkçası Jin bunu söylerken endişesini bastırmayı denemiş ama başaramamıştı. Her ne kadar Yoongi kendi evinde kötü anılar edinmiş olsa da orası onun yıllardır yaşadığı bir yerdi. Jin onun üzülmüş olabileceğini düşündü. Fakat kendisine dönen mutlu bir yüzle birlikte endişesinin gereksiz olduğunu fark etti.

Gülümseyerek "Hayır, burayı çok beğendim." dedi Yoongi. "Evin de aynı sen gibi, pozitif ve renkli." Biraz duygulanmıştı. İlk defa bir eve davet edilmesinin yanında sevdiğiyle beraber olacaktı. "Burada yaşamamı istediğin için teşekkür ederim. Gerçekten çok mutluyum."

Jin duydukları karşısında tebessüm etti. "Sana ne söylemiştim ben? Daha fazla teşekkür istemiyorum. Artık buradayım ve sen de yanımdasın. Daha önemli bir şey yok, değil mi?"

Yoongi kafasını salladı ve ona hak verdi. Aslında Jin'e teşekkür edecek çok şeyi vardı. Onun sayesinde kurtulmuştu, onun sayesinde sevginin ne demek olduğunu öğrenmişti. Aslında ona karşı söylediği her bir teşekkür 'Seni seviyorum' demekti.

"Umarım açsındır çünkü harika bir yemek hazırladım!" Jin'in neşeyle söylediği sözlerden sonra düşüncelerinden sıyrılan Yoongi, ses çıkartıp guruldayan karnını işaret etti ve güldü. "Kesinlikle öyleyim."

Yemek şen şakrak geçmişti. Jin'in konuşkan yapısı normal bir yemeği bile harikalaştırmaya yetiyordu. En ufak söylediği bir kelime bile Yoongi'nin kalbine işliyor ve bir anda kendini Jin'e sevgiyle bakarken buluyordu. Kendisinin bile Jin'i ne kadar sevdiğinden haberi yoktu, o kadar yoğun ve çoktu ki.

Can You Come? // YoonJinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin