9.BÖLÜM

293 12 2
                                        

Oğuzhan içeri girmedi. Kapının önünde bekliyodu.

-İçeri gir. demiştim.

-İşim var gitmem gerekiyo. Sadece sana dün apar topar gittiğim için özür dilerim dicektim.

Deriinnnnn bi nefes aldım ve Oğuzhan’ın elini tuttum.

-Oğuzhan Seni çok Seviyorum.

Oğuzhan gözlerime baktı ve sarıldık. İşte o an içimde tam anlamıyla kelebekler uçuşuyodu.

 

                  ***ERTESi GÜN***

Bugün Poyraz’ın doğum günü. Erkenden kalkıp hazırlıklara başlamıştık Özgeyle. Nehir Tahayla buluşcaklardı. Ee tabii sevgilisiyle buluşmak kızın hakkı. Evet Nehir ve Taha çıkıyolardı. Çokta yakışıyolar birbirlerine. Ne diyim Allah ayırmasın. Bunları düşünürken bi taraftan da balon şişiriyodum. Fazla dalmışım sanırım. Balon patladı. Balonun patlamasıyla Özge birden sıçradı. Dalmıştı. Yanına gittim.

 

-Hayırdır nereye daldın sen öyle?

-Poyrazla senin fotoğrafınıza bakıyodum. Çok tatlı çıkmşsınız.

- İkimize mi bakıyoun yoksa Poyraz’a mı ?

Özge hiç cevap vermedi. Direk konuyu değiştirdi.

-       Şu balonları bağlayıp sandalyelerin kenarına bağlayalım, süsleride duvara yapıştıralım. Nasıl olur sence ?

-       Güzel olur…

 

***2 saat sonra***

Bütün her şeyi hazırlamıştık. Gerçekten çok güzel hazırlamıştık Özge ile beraber. Çok yardım etti bana. Nehirinn son anda Taha’yla beraber pastayı alıp gelmişlerdi. Pastayı bize göstermediler sinir oldum. O sırada ikisinide boğasım gelmişti. Yarım saat geçtikten sonra Eser ve İbrahim Poyraz’ı getirmişlerdi. Bir de Nehir için sürpriz bi isim Emre gelmişti. Oğuzhan ve Doğay sonradan gelmişti. Ama onların  ne zaman geldiğinin farkına bile varmadım. Poyraz içeri girince hep bir ağızdan hayvan gibi süpriiiiiiiiiiiiizzzzzzzzz diye bağııp iyiki doğdun Poyraz diye şarkı söylediler. Ben hariç. Çünkü ben o sırada pastayı getiriyodum. Masaya pastayı koydum. Poyraz mumları üfledi, dilek tuttu pastayı keserken elini kesti benim marifetsiz kuzenim.  Bi de başta ben pastayı tabaklara koyarım diyodu. Beyinsiz çocuk ya bırak şunu diyerek elinden bıçağı aldım ve yara bandı verdim bir tane ve Doğay’la beraber pastaları servis yaptık ben tabaklara koydum o kolaları doldurdu ve tabakları götürdü. Sıra hediyeleri vermeye gelmişti. Bu zamana kadar hiç Oğuzhan’la konuşmadık. Göz göze dahi gelmedik. Ben hediyemi almaya odaya geçtim Oğuzhan arkamdan geldi ve benimle konuşmak istediğini söyledi…

Bitsin İstemedimBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin