AVCI

508 30 12
                                    

"Senden korkmuyorum. Gel dövüşelim!" üstüme yürümeye başladı melez yüzümü alıp onun gelmesini bekledim.

Bir avcı ile dövüşmem zor olacaktı..

...

Yüzünde maske olmasına rağmen gözlerinden sırıttığını gördüm. Babam yıllardır bana bir avcı ile dövüşmem için teknikler vermişti. Aslında bakarsanız, pek önemsemezdim. Yani dinlediğim yoktu. Ve sanırım.. İşim bitmişti. Belki ölmezdim ama ölmekten beter ederdi. Melez halimi aldım. Ve güçlü durmaya çalıştım.

Avcı kız fısıltılar içinde bir şeyler söyledi. Yabancı kelimelerdi. Ama önemli olan bu değildi, kulağımın delicesine çınlamasıydı. Yere diz çöküp ellerim ile kulağımı kapattım. Ama lanet olsun ki hiç bir işe yaramıyordu! Kulaklaramı koparıp atmak istedim. Çınlıyor, ağrıyor ve sesler geliyordu.

Sesleri dinlemeye çalıştım. Kahkaha sesi geliyordu. Çınlama ile kahkaha az duyuluyordu. Vampir çocuğun anlattığı hikaye doğru muydu? Avcı kızla alay ettiler demişti. Zaten bu kahkaha sesi alay eder gibiydi. Tanrım, bana yardım et.

Ayağa zar zor kalkıp ellerimi çekip hızla yürüdüm. Zıplayıp üsyüne atladım, ardından bir yumruk attım. Bu sefer de elim yanmıştı. Bu Mine'idi! Elimi çekip üstünden kalktım.

"Ne istiyorsun benden?!" avcı bir sırıtma ekledi yüzüne. "Farkındaysan karşında bir avcı var melez kız. Benimle düzgün konuş." çok garipti her şey. Bir zamanlar kurt'iken, şimdi ise bir avcıydı. Ayağa kalktım. Elimde yanma ve kulak çınlamam azalmıştı. Onunla dövüşeyemeyeceğimi anlamıştım. Diğerlerini çağırmak istedim ama onlar ölebilirlerdi. Tabii Jeremy hariç.

"Pekâla.. Benden ne istiyorsun." düşünüyormuş gibi mırıltılar çıkardı. Sonra bulduğunda elini şıklattı. "Aslında bakarsan seni ve arkadaşlarını öldürmek istiyorum. Fakat.." dedi ve durdu. Biraz daha bana yaklaştı. Dibime kadar girdi.

"Sen ve diğer melez ölemez. Ama acı çekebilir. Diyorum-" boğazına kurt tırnağımı geçirmemle koşmaya başladım. Avcılar ölebir miydi acaba? Diye geçirdim içimden. O kadar hızlı gidiyordum ki, ben bile şaşırmıştım. Çevreme zarar verme fikri beni korkutmuştu.

Birine çarpmamla o altta olacak şekilde üstüne düştüm. Yüzünü seçebildiğimde bunun Jackson olduğunu gördüm. Nefesimi düzene soktum. "Senin burada ne işin var? Her yerde seni arıyorum." sesi azarlar gibiydi. Ama hiç sırası değildi.

"Avcı.. Avcı var. Koş!" üstünden kalktım. Ardından o da kalktı. "Ne saçmalıyorsun sen? Hikeyeden falan mı etkilendin?" başımı hızla sağa sola salladım. "Hayır. Hatta elimde iz var. Bak." elimi ona gösterdim. Mine izi melezlerde biraz daha uzun kalırdı. O yüzden bir kanıt olarak gösterdim. Ellerime baktıktan sonra kaşlarını çattı. Sonra bana baktı.

"Burada hiç bir şey yok."

...

Beni kaldığımız eve getirmişlerdi. Ama ben kendi evimize gitmek istiyordum. Üstelik benim delirdiğimi düşünüyorlardı. Mine izi yoktu hem de en ufak bir iz bile yoktu. Avcıyı çizdiğim tırnaklarım da kan da yoktu. Bu beni biraz da etkilemişti. Onunla dövüştüğüme, o acıları çektiğime eminim.

"Clara cidden iyi misin?" Jeremy'nin yüz birinci aynı sorusuna, aynı cevabı verdim. "İyiyim diyorum ya. Sadece tesadüf olabilir." Jeremy başını olumsuz anlamda salladı ve yanıma oturdu. "Ben hiç öyle zannetmiyorum." kaşlarımı çattım ve anltamasını bekledim.

"Bu olay bana bir şeyleri hatırlattı. Sanki bunu biri daha yaşamıştı. Sana tabii pat diye deli damgası yapıştırmamam. Bu imkansız hemde. Melezler de bu tür hastalık olamaz. Ama bu bana bir şeyler hatırlattı." ilk kez mantıklı konuşmasına karşı değişik hissettim. Bilirsiniz, Jeremy ve mantık. Peh.

KURT VE MELEZ AŞKIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin