Medyadaki şarkı en sevdiklerinden biri
"Uyandıııııııı"
"Küçük tavşan uyandıııııı."
Jimin ve hoseok akbaba gibi dolanıyorlardı etrafta. Kahvaltılarına yapıyorlardı. Seok Jin onları duyduğu gibi yukarı koştu. Jungkook'sa nerde olduğunu kestirmeye çalışıyordu. Seok Jin odaya daldığı zaman anlamıştı nerde olduğunu anlamıştı.
"Benim bebeğim nasılsın çok ağrın var mı benim güzel bebeğim"
"Ağrım var ama daha iyiyim hyung."
"gel yardım edeyim sana."
Seok jinin yardımıyla aşağı indi. Diğerleri masayı toplamıştı zaten. Sonra koltuklara oturdular. Taehyung hariç hepsinin gözlerinden kalp çıkıcaktı. Seok jinin pijamaları ona çok büyük gelmişti, saçları kıvırcıklaşmıştı yanakları dudaklarıyla aynı renk olmuştu. Taehyung'sa onun yüzündeki yaralara rağmen nasıl bu kadar güzel olabildiydi.
"Tavşanım bize ne olduğunu anlatmak ister misin?"
"O-olur hyung."
Herkes pür dikkat jungkook'u dinliyorlardı.
"Şey ben okuldan çıkınca direk eve gittim. Bab-o adam gelene kadar ders çalıştım. Sonra o adam geldi bende onunla aynı evde olmamak için dışarı çıkmak istedim. S-sonra
Flashback
"Yine kime orospuluk yapmaya gidiyorsun?"
"Ben kimseye orospuluk yapmıyorum."
"Yalancı orospu seni."
"YA BEN OROSPU DEĞİLİM."
son anda fark ettim. sesimin yüksek çıktığını. Korku tüm bedenime yayılmaya başlamıştı. Deli gibi korkuyordum.
"Senin canın dayak mı çekti."
Elleri kemerine gittiğinde korkum iyice artmıştı çok kızmadıkça kemerle dövmezdi beni.
"Seni pis orospu. Nerden geliyor bu fazla paralar gidip birilerine orospuluk yapıyorsun dimi"
"H-Hayır b-ben k-kimseye orospuluk yapmıyorum.
Yakaları.dan tutup yere fırlatmıştı genç çocuğu. Hemen cenin pozisyonunu almıştı zayıf beden. Canı çok yanacaktı. Karnına tekme atmıştı. Kemerini çözdükten sonra sırtına vurmaya başladı. Kemerle vururken tekme de atıyordu. O kadar canı yanıyordu ki. Sonra yüzüne vurmaya başladı. Canı çok acıyordu sırtını hissetmiyordu. Dayanıcak gücü kalmadığı zaman kalan tüm gücüyle itti onu. Koşarak çıktı o evden. Babasının ona hediye ettiği küçük tavşanı sıkıca tutuyordu. Sokağın başına gelmişti. Sonra gözleri kararmıştı birden . Tek hatırladığı şey bir kadının yanına gelişiydi.
Flashback end
Kimse konuşamıyordu herkesin dili tutulmuştu. Tek bir kelime bile çıkmıyordu ağızların jungkook'un ağlaması şiddetlendiğinde seok jin ona sarılmıştı kelimeler anlatamazdı küçük çocuğun acısını.
Seok jin odaya geri götürdü onu uyuması için. 5'ide tek kelime etmiyordu. O çocuğu çoktan kardeşleri gibi görmeye başlamışlardı. Hepsi mutlu etmek istiyordu onu ama
En çokta taehyung istiyordu onu mutlu etmek, yaralarını sarmak ve gülümsediğini görmek
Uzun zaman oldu yazmayalı. Son bölümde çok ciddiydim. Sırf okuyup oy verenleri üzmek istemediğim için atıyorum. Hayalet okuyucu olma oy vermeyeceksen okuma emeğe saygın yoksa oku. Umarım beğenirsiniz. Sizi seviyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
I am nothing without you
Fanficjk:neden beni sevmiyorsun taehyung tae: tanımıyorum seni jeon jk: tanımayı denemedinki
