Amerika'ya geleli daha bir ay gelmişti.Çabuk alışır ,hızlı bir şekilde uyum sağlarım sanıyordum. Ama bir insan nasıl bir ayda ne kadar uyum sağlayabilirse o derece uyum sağlamıştım.Şimdiden özlemiştim beni rededen ailemi, her zaman arkamda duran arkadaşlarımı ve Onu...
Yağzı'la amerikanın newyork ait olan John F. Kennedy Havalimanına inmiştik.Pasaport vs belge halletikten sonra yağızın amerika yaşıyan bir arkadaşı karşılaşmıştı. Adı Alex idi .Çok tatlı siyahi bir adamdı.Adımı sorduğunda Summer dediğimde Türkiyede de ismin summermıydı diye sorduğunda hayır isimim türkçe idi ama işte yabancılar ismimi söyleyemediği için ikinci ismimi summer olarak aldım dediğimde gülümseyip memnun olduğunu söylediğinde bende ona karşılık verdim.Yazğızın ingilizce ismide Ethan idi.Alex yağızın daha önce amerikaya geldiği zaman bir siteden satın aldığı evin önünde durmuştu.10 katlı bir binaydı.Yağızın evi 6.kattaydı.2 odalı 1 salonu olan her odanın kendine ait banyo ve tuvaleti vardı.Bu benim iyiydi.1 hafta sonra tamamen yerleştikten sonra öğrenci işlemlerini halletmiş ve eve iyice yerleşmiştik.Bir yandanda iş bakıyordum.Yağız ne kadar çalışmamı istmeyip onun parasının ikimizede yeteceğini söylesede onu tatlı bir dille ikna edip bir kütüphanede iş bulmuştum.En azından kütüphanenin sahibi çok tatlı ve tonton bir amcaydı adı Jonnhy idi.Beni anlayışla karşılamış ders saatlerime göre çalışacağım saatleri ayarlaşmıştık.Nerdeyse 1 aya yakın kütüphane çalışıyordum.Mutluydumve aldığım maaş ihtiyaçlarımı karşılayabliyordum.Hergün arkadaşlarımdan sürekli Onun hakkında mail geliyordu.Her gün neredeyse her saat.Maillere bakmamakta beynim ısrarlı olduğu kadar kalbim bakmakta ısrarlıydı.İkinci defa beynim galip gelmişti.Maillerde ne yazıyordu hiçbir fikrim ama deli gibi merak etsemde mantığım beni engelliyordu.Belki ikinci kez baba oldu bu yazıyordu diyeceğim ama arkadaşlarım beni üzmek istemedikleri böyle birşey yazmayacaklarını biliyordum.Belki fotoğraflarını gönderiyorlardı.Çünkü gelmeden demiştim onlara gizliden gizliye çekip gönderin demiştim.Eğer fotoğraflarını gönderdiler ise bakmaya cesaretim yoktu.Biliyorum eğer fotoğraflarına baksam deli gibi hıçkıra hıçkıra ağlayacağımı biliyorum.Şimdi saat gece yarısıydı orada yani türkiyede saat sabah sekizdi.Herkes uyanık oldukları için gene mail gelmeye başlamıştı.Gene onun hakkındaydı hepsi mantığımı dinleyip açıp okumayacaktım.
-Maviş hadi güzelim alex gelmiş aşağıda bekliyor bizi dediğinde tamam diye seslendikten sonra geldiğimden beri yazdığım günlüğümü açtığım blog sayfasında paylaştım.Her hafta bir gün istisnasız bir şekilde yazıp paylaşıyordum.Ve yalnızca şuana kadar yazdığım 5 6 sayfa yüz binlerce okunup altta kendi yaşadıklarını yazıp dertleşiyorduk.Bu beni çok mutlu ediyordu.Derin bir nefes alıp sayfayı yayımladım.Bilgisayarı kapatıp ayağa kalktığımda kapının eşiğine yaslanmış yağızı görünce ufak çığlık attıp
-Korkuttun
-Özür dilerim güzelim gene mi yazıyordun ?
-evet böyle yazdıkça rahatlıyorum dediğimde gülümseyip kolunu omzuma atıp
-Hadi alex dediğinde ayakkabı dolabından buti tarzı ayakkabımı giyip kapıyı açıp evden çıkıp yağızında çıkmasını bekledim.Yağızda kapıyı kitleyip anahtarı bana verip çantama koyduktan sonra asansöre binip zemin kata ulaştıktan sonra binadan çıkıp alexin arabasına ilerledik.Alex ile selamlaşıp arabaya bindikten sonra gideceğimiz mekana gitmeye başladık.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İMKANSIZ [İMKANSIZ SERİSİ-1]
Fiksi Remaja"O benim için imkansızdı" YAKINDA... ♡ KAPAK TASARIMI: @silakosay♡