Ebru'dan:
Tatilden döneli bir kaç gün olmuştu. Çekimim vardı. Cosmopolition Eylül sayısı için Akın ile çekim yapıcaktık ve oradan Mardin'e...
Çekim yerine geldim Akın benden önce gelmiş kahve içiyordu...
Akın: sonunda gelebildiniz Ebru hanım ayrılmadınız herhalde sido dan
Ne ima ediyordu şimdi bu
Ebru: evet biraz zor oldu
Görevli: röportaja geçebilir miyiz artık...
Röportaj yaptık...
Akın her soruya aşkını katarak cevap veriyordu. Bu kadar seviyor demek ki sandrayı...
Akından:
Ebru'ya yaklaşmaya çalıştıkça kaçıyordu...
Ama boşuna enin de sonunda onu yakalayacağım...
Havaalanı:
Herkes gelmişti...
Cem hoca havalar yağmurlu olduğu için çekimleri bir kaç gün sonraya erteletmişti...
Ama erkenden gitmek en iyisiydi hem yerleşmiş olurdum ve dinlenirdim...
Zaten otelde yer sıkıntısı vardı...
Ama ben tek kalmayı tercih etmiştim...
Gerçeği söylemek gerekirse Oya'yı istiyordum ama oya tansuyu seçti
Gerizekalı kızım benim ama onu hala seviyorum...
Bir süre sonra Mardin'e iniş yapmıştık...
Aklıma Akın geldi havaalanında onu görmemiştim demek ki sonra gelmeye karar vermişti...
Artık Mardin'e ayak basmıştım...
Arkamdan Oya ve tansu geldi...
Oya: kuzum valizini tansuya ver o taşıyacak bugün
Ebru: gerek yok
Oya gizliden tansuya bir cimcik attı
Tansu: ver devrem ya benim için sorun değil taşırım
Ebru: yok gerek yok
Akın: ver bana ben taşıyayım
Tansu: ahh benim yardımcı meleğim geldi...
Akın: tansu sesini kes
Ebru: gerek yok gördüğün gibi taşıyorum...
Akın: tamam sen bilirsin...
Ne çabuk pes etmişti...
Zaten kimden ne beklıyordum ki...
Akın: Ebru bağcıkların çözülmüş bağla istersen
Tam eğildim ve gafil avlandım valizi bırakmamla akın aldı...
Bağcıklarım falan da çözülmemişti...
Ebru: Akın verir misin şunu
Akın: neyi
Ebru: valizimi
Akın: odanda alırsın
Küçük çocuklar gibi iki valizi de sürükleyip götürüyordu
Salak şey ya...
Arkasından ne kadar bağırırsam bağırıyım durmadı...
Merdivenlerden çıktım odama gidiyorum.
Akın kapıma yaslanmış bekliyordu...
Akın: taş oldum burada taş
Ebru: bana ne
Akın: bana ne mi
Kapıyı açtım ama gülmeden edemedim ter içinde kalmıştı allah bilir o valizleri buraya çıkarmak ne kadar zordur...
Akın: içeri çağırmayacak mısın
Ebru: aaa özür dilerim salak tabi çağırmayacağım...
Akın: tamam ya ben gidiyorum
Gidiyordu...
Ebru: Akın
Akın: kararını falan mı değiştirdin
Ebru: hayır teşekkür edicektim sadece
Akın: rica ederim iyi geceler...
Odama geçtim...
Yatağa attım kendimi uyumayıp kıyafetlerimi yerleştiririm diye düşündüm...
Valizi açtım kıyafetleri çıkartıyordum ki dolapta gördüğüm şeyler çığlık atmama neden oldu...
Kocaman siyah böcekler...
Hemen yastığımı ve pijamalarımı alıp çıktım...
Cem hocanın yanına gittim
Ebru: hocam odamı böcek basmış
Cem: Hımmm üzüldüm ne yapabiliriz acaba başka boş odada yok
Herkes de ikili kalıyor bi resepsiyona soralım başka tek kalan var mı ona göre onun yanına geçersin zaten 2-3 güne düzelir...
Ebru: kim olursa geçerim hocam sıkıntı yok...
Fazla büyük konuştum...
Cem: Akın
Ebru: ne hayır
Cem: sen bilirsin yapıcak bir şeyim yok...üzgünüm
Ebru: elimde yastıkla akının odasının yolunu tuttum.
Kapı çaldım ve hemen açtı...
Akın: ebru
Ebru: şey benim odam böceklenmiş de bi boş sen varsın yanında kalabilir miyim acaba...
Akın: tabi ki girebilirsin
Ebru: teşekkür ederim
Odaya geçtim odası kocamandı çok hoşuma gitti...
Ebru: ben yatıcam
Akın: bende merak etme yerde yatarım
Ebru: tamam ama sakın sabah kalktığımda yanımda görmiyim
Akın: tamam ya
Ebru: iyi geceler
Akın: sanada
Akın'dan:
Sabah olmuştu... hala uyuyordu Ebru
Dışarıda hava hiç durmayacak kadar yağmurluydu...
Yanına gittim uzandım...
Onu izledim...
Eşsiz bir tablo gibi güzeldi...
Ve ben onu çok zaman sonra fark etmiştim...
1 saat sonra:
Uyuya kalmışım
Ebru'dan:
Yavaş yavaş uyanmaya başlıyordum sert bir şeye sarılıyordum gözlerimi açmamla akını gördüm...
yavaşça yastığı aldım ve kafasına vurdum...
Ebru: kalk yerimden
Akın: ne oluyor ya
Ebru: yanıma yatmışsın
Akın: ne olmuş
Ebru: kalk dedim sana
Hala yastık atmaya devam ediyordum...
Akın: sarılırken sarılıyorsun ya
Ebru: ben seni yastık sandım
Akın: tabi canım tabi
Ebru: çık dışarı
Akın koşarak çıktı...
Sonra kafasını kapıdan çıkartıp
"Sen hep kız kızınca çok güzel oluyorsun..."
Gitti...
Gülmeden edemedim...
Bu bölüm böyle akru diğer bölüm daha güzel bence...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mucizem
Fiksyen PeminatAkru olmazsa bizde hikayesini yazarız... 2 ay hiç görüşmeyen birbirini delicesine özleyen iki yüreğin buluşmasını yıllar sonra gerçek aşkı bulmalarını anlatıyor... Bu bir "Büyükeyici akru masalı"
