Akru olmazsa bizde hikayesini yazarız...
2 ay hiç görüşmeyen birbirini delicesine özleyen iki yüreğin buluşmasını yıllar sonra gerçek aşkı bulmalarını anlatıyor...
Bu bir "Büyükeyici akru masalı"
Yola çıkmıştık artık tekrardan Mardin'e dönüyorduk... Ebru: annemle babam seni sevdi Akın: sevilmeyecek biri miyim ben ya Ebru: evet sevilmeyecek biri değilsin ama sadece ben seve bilirim Akın: sen bana ben sana aitim hiç ayrılmayalım Ebru: niyetim yok Akın: sevgilim hayal ediyor musun bizi hiç Ebru: her saat her saniye Akın: bende şey hayal ediyorum böyle küçük bir ev ve 1 tane çocuğumuz bir de köpeğimiz çok mutlu olmaz mıydı? Ebru: evet çok güzel olurdu... Akın: evlenelim o zaman Ebru: bende diyorum bu konu ne zaman buraya gelecek ve geldi Akın: ya kızım dayanamıyorum senden ayrı kalmaya Ebru: öylemi Güldüm... Akın: evet öyle Akın arabayı sürüyordu ben ise biraz telefonla oynamaya başladım... Gördüğüm bende bir şok etkisi yarattı... Ebru: Akın biri biri bizi çekmiş Akın: kim ya Ebru: her yerde fotoğraflarımız var Akın: of aman olsun zaten sevgilimin elini bile tutamıyordum artık tutarım... Ben böyle stres yaparken Akın gayet mutluydu görende akın piyasaya fotoğrafları vermiş sanır... (Arkadaşlar hızlı atlıyorum güzel bölümlere gelmek için) Bir kaç gün sonra: Akşam akın ben Oya ve tansu yemeğe çıkacaktık o olaya Banu hoca biraz kızmıştı ama sonra bir şey demedi... Ama akın bana bir kaç gündür soğuktu... İstemeden onu kırdığımı düşünüyordum... Yemeğe çıkmak için hazırlanıyordum...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Kırmızı elbisemi altına da spor ayakkabılarımı giymiştim... Akın'lar geldi ve çıktık tansu Oya'ya iltifatlar yağdırırken akın bana bir şey söylemiyordu... Bu durum moralimi çok bozuyordu... Ebru: sevgilim bir şey mi var istemeden kırdım mı seni Akın: bir şey yok ebru Ebru: Gül o zaman biraz Akın: istesem gülerim değil mi Bir şey demedim yanından ayrılıp oyaların yanına gitmiştim ama umrunda olmamıştı... Yemek yedik ve sohbet ettik... Akın ise ağzını bile açmıyordu... (Sezen Aksu- bilmiyorum açın ve okuyun süper oluyor...) Akın: Ebru az benimle gelir misin Ebru: gelirim Dışarı çıktık... (Bu arada yağmur yağıyor) Ebru: ne oluyor günlerdir sana ne bu soğukluk Akın: anladığına sevindim Ebru: ne diyorsun sen ya Akın: ayrılalım Ebru ayrılalım oldu mu sevmiyorum seni sonradan fark ettim sadece bir hevesmiş Ne diyordu bu benim aşkıma geçici bir heves demişti... Ebru: haha akın çok komik şaka Akın: ben şaka yapmıyorum Ebru Gözümden yaşlar akmaya başlamıştı... Ebru: benim benim aşkıma geçici bi heves dedin hani beni seviyordun Akına vurmaya başladım... Ebru: ya sen demiyor muydun senden ayrı kalmam istemiyorum diye Akın: dedim sana geçici bir hevesmiş Ebru: ya ne geçici hevesi ya ben seni seviyorum Ağlamam şiddetlenmişti... Ebru: susma öyle bitti diyip bırakma Hala susuyordu... Ebru: yazıklar olsun sana be sana yazıklar olsun senden nefret ediyorum meğerse seni hiç tanımamışım... Ağlıyordum yürümeye başladım... Arkamı döndüm... Ebru: Asıl senin bi suçun yok biliyor musun? Suç benim kalbimde sana güvenmeseydim keşke... Artık pişman olsanda faydası yok Akın akınözü artık senin için Ebru yok...!!! Çekip gitmiştim yağmur şiddetleniyordu ama umrumda değildi... Yağarsa yağsın zaten sevdiğim adam beni yerle bir etmişti şimdi bu neydi ki...? Yürüyordum bilmediğim yerlere Ağzımda ise akınla söylediğimiz şarkı "Haklısın biraz geç karşılaştık oysa hiç konuşmadan anlaştık bazı şeyler var ki söylenmiyor biz senle sözleri susarak aştık..." Yoldan bir taksi çevirdim dizide ki uçuruma gittim... Haykırdım... Ebru: hiç mi sevmedin beni Akın hiç mi aşkıma geçici heves diyecek kadar mı sevmedin o kadar mı yani Akından: Ebru'dan ayrıldım... Zorundaydım allah kahretsin ki zorundaydım... İçeriye girmedim girsem Ebru'yu soracaklardı ben ise bir şey söyleyemeyecektim... Ağlaya ağlaya gitmişti yağmurda arkasından çok gitmek istiyordum ama gelmezdi artık benden nefret ediyordu... Tansu: kardeşim ne oldu Ebru nerede Akın: bilmiyorum Oya: ne bilmiyorum Akın: ayrıldık biz Tansu: ne ayrılması siz bir birinizi çok seviyordunuz ya Akın: benim için geçici bir hevesmiş onu anladım Oya: ne diyorsun Akın Akın: duydunuz işte Yağan yağmurda yürümeye başladım... Dilimde ise Ebru ile söylediğimiz şarkı "İnsan acılarla kıvransa da ve o aşkta bir daha doğsa da dünyasını yeniden kursada düşler ve gerçekler ayrı ayrı yaşar..." Bir saat sonra tansu aradı... Tansu: oğlum Ebru yok biliyor musun Akın: umrumda mı sence Umrumda tabi ki Tansu: yuh Akın yazıklar olsun sana Yüzüme kapattı... Hemen Ebru'yu bulmalıydım... Düşündüm aklıma uçurum gelmişti belki bir umut oraya gitmiş olabilirdi... Uçuruma gittim... İlerledikçe yerde baygın yatan Ebru'yu gördüm... Akın: ebrum güzelim ne oldu sana Uyanmıyordu... Hemen kucağıma alıp hastaneye götürdüm... Doktor bayıldığını söyledi... Odasına girdim uyuyordu... "Özür dilerim" Başka bir şey diyememiştim hemen çıktım... Tansular gelirdi birazdan....