Ne zaman istediğim bir şey olmuştu ki?!
PD : Ess? Neden bu kadar şaşırdın?
"Ah PD'nim ben size dememiştim onu."
PD : Ee kime söyledin?
"Hm... şey. Rain. Evet evet Rain'e demiştim."
PD : Ah tamam. O zaman söylediklerim anlaşıldı değil mi çocuklar?
Hepimiz aynı anda onaylamak zorunda olduğumuz soruyu cevaplamıştık.
PD : Çocuklar DS grubumuzun söz yazarı Ess. Siz de iki saate grubunuzun söz yazarını seçin ve bana bildirin.
PD'nimin BTS üyelerine bakarak söylediği sözlerden sonra çıkmamız için izin verdiğini söyledi. Şimdi ise biz önde BTS arkamızda dinlenme odamıza gidiyorduk. PD'nime göre Onlarla aynı ortamda olmak onlarla daha kolay anlaşıp işimizi sorunsuz halletmemizi sağlardı. Tabi bu düşünce ne kadar doğru orası belli değil. Sonunda geldiğimiz odaya giriş yaptığımızda sesli bir nefes vermiştim. Arkamızdan bizi takip eden BTS üyeleri de içeri geçip karşı kanepeye oturduktan sonra iki grupta birbirine bakıyordu. Weronika Unnie gergin ortamı dağıtmak için tam konuşacakken adının Jhope olduğunu bildiğim BTS üyesi onunla aynı anda konuşmaya başladı.
Weronika : Ah siz şirke-
Jhope : Ah şarkılarını-
Weronika : İlk sen söyle.
Jhope : Yok yok sen söyleyebilirsin.
Weronika : Benim ki çok önemli değildi zaten.
Bende daha fazla dayanamayarak söze atıldım. Tabi benimle aynı anda konuşacak biri olacağını tahmin etmiyordum.
"İkinizde susun."
Yoongi : İkinizde susun.
Adının Yoongi olduğunu öğrendiğim çocuk ile aynı anda konuşunca birbirimize bakmıştık. Bakışmamızı bölen Jungkook'un ciğeri çıkmış gibi öksürmesiydi.
Mia : Ah su ister misin?
Jungkook : Yok. Gerek yok sağol.
Jungkook'un bana bakarak verdiği cevap ile tüm üyelerin bakışı bize dönmüştü. Ama bu bakışları bozan telefonuma bir kere daha minnet duymuştum.
"Alo efendim Jack."
"Selam Ess. Nasılsın?"
"İyiyim. Sen?"
"Bende iyiyim. Rain kankam nasıl?"
"Rain'im de benim yanımda olduğu için tabiki iyi. Lucas yaşıyor mu?"
Söylediklerimin karşısında gülmekten anıran Jack sonunda cevap vermeyi aklına getirmişti.
"Maalesef yaşıyor. Hatta bugün Rain'i aramış ama telefonu kapalıymış."
Maalesef demesiyle ister istemez gülmüştüm.
"Ah öyle mi? Dur sorayım."
"Rain. Telefonun mu kapalı?"
Rain : Hayır. Niye sordun Ess unnie ?
"Bugün seni Lucas aramış ama ulaşamamış."
Rain : Ah şarjım bitmiş olmalı. Jack ile konuşuyorsan Lucas'a telefonumun şarjının bittiğini söylesin unnie.
"Tamam."
"Alo Jack kanka. Rain'in telefonunun şarjı bitmiş. Söyle Lucas'a da ağlamasın."
Söylediklerime karşılık ikimizde gülerken bana çatık kaşlarıyla bakan Jungkook'u anlayamamıştım.
"Neyse Ess. Akşam dışarı çıkalım. Çok sıkıldım!"
"Ah iyi fikir. Rain'i alıp gelirim."
"Nerde buluşalım."
"Hmm... Han cafe?"
"Bize uyar."
"Tamamdır. Lucas'a selam söyle. Görüşürüz."
"Görüşürüz."
Telefonu kapatıp Rain'e baktığımda geçen gün Rain'e bakıp duran Taehyung ile konuştuğunu görmüştüm. Weronika Unnie ise Jhope ile konuşuyordu. Lucy Unnie ise RM ile ortak yanlarını konuşuyordu. Ah Mia Unnie ise...hmm. Jungkook'un söylediklerine gülüyordu. Yoongi de oturduğu yerde uyurken Jimin ise telefondan bir şeylere gülüyordu. Ah ben mi? Bende Jack ile mobile lol oynuyordum. Daha fazla bu saçma ortamda bulunmamak için hiçbir şey söylemeden dışarı çıktım. Adımlarımı direkt terasa yönlendirdim.
" Rain'in ağzından "
Adının Taehyung olduğunu öğrendiğim üyeyle birbirimizin komik anılarını anlatıyorduk. Ne ara bu konuma geldik bilmiyorum ama en son geçen gün ona çatık kaşlarımla baktığımı hatılıyordum. Aslında çok komik ve eğlenceli birisiydi. Konuşmamıza ara verdikten sonra etrafa baktığımda Ess'i göremedim.
"Lucy Unnie, Ess Unnie nerde?"
Lucy : Ah bilmiyorum. Terasa gitmiş olabilir.
"Tamam."
Bende dışarı çıkıp terasa doğru adımladım.
" Jungkook'un ağzından "
Nasıl hissettiğim ya da ne yaptığım hakkında hiçbir fikrim yoktu. Geldiğimizden beri gözlerim Ess'teydi. Ama Jack adında çocukla olan konuşmasından sonra istemsizce sinirlenmiştim. Ah bir de ona öpücük atmıştım! Ama unutmuş olmalı. İyi ki unuttu yoksa beni öldürebilirdi. Bir de Jack ile konuşup buluşma kararı aldılar.! Hemde akşam!. Kesinlikle buluşacakları Han Cafe'ye Taehyung hyungu alıp gitmeyecektim.! Telefonu kapattıktan sonra gözleri Rain'e kaydı ve Taehyung hyung ile konuştuğunu farketti. Sonra Lucy'e baktı ve Namjoon hyung ile konuştuğunu gördü. O an sağ tarafımda oturan ve adının Mia olduğunu öğrendiğim kızın bana soru sormasıyla ona döndüm.
"Ah bende sahne korkusu var ve sanırım eskiden sende de varmış. Nasıl yendiğini hatırlıyorsan bana tavsiye verebilir misin?"
"Ah tabi ki. Tek yapman gereken sahneye çıktığının ilk dakikasını gözün kapalı söylemen. Daha sonra sesin alışmış olacağı için gözünü açsan bile vücudunun adrenalin salgılaması kesilecektir."
Söylediklerim sanki komikmiş gibi gülmeye başladı.
"Ah doktor gibi konuştun."
"Sadece bir tavsiye. Umarım bir an önce sende atlatırsın."
"Ah teşekkürler."
Kafamı kaldırdığımda Ess'i göremedim. Daha sonra Rain de farketmiş olmalı ki Lucy'e nerde olduğunu sordu. Ve o da terasta olabileceğini söyledi. Her ne kadar merak edip bakmak istesem de Ess'in yanına gitmek için ayaklanan Rain ile oturduğum yere sabitlendim. Ah neden böyle hissediyorum!? Ben her gece barda bir kızla takılan birisiyken neden gözlerim sadece onu arıyor!? Kendime gelmeliydim. Bir an önce bara gidip bir kız bulmalıydım. Hatta bu akşam Han cafe de onları izledikten sonra bara geçecektim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dark Since / Jeon Jungkook
FanfictionSenden uzaklaşmak isterken, Kendimi bir kere daha sende buldum ben. Almanya da Üniversite okuyan iki genç kızın hayallerinin bir gün gerçek olacağını kim bilebilirdi ki? Ve en önemlisi onların hayali neydi? Başlangıç ~ 4 Eylül 2019~