OĞUZ

31 4 0
                                    

Başımı  duvara  yaslamış  dizlerimi  kendime  çekmiş  sessiz sessiz  ağlıyordum.

İşte  babana  bile  güvenmiceksin.

Nasıl  olurda  benim  babam  bir  mafya  oldu.

Ben  nasıl  bir  aptalmışım  bunu  fark  edememişim.

Ayağa  kalkıp  banyoya  geçtim.
Gözlerim  kıpkırmızı  olmuştu. Dudaklarım  şişmiş  ve  kızarmıştı.

Suyu  açıp  soğuk  suyla yüzümü  yıkadım.

Saçımı  açıp  bir  at  kuyruğu  yaptım.

Banyodan  çıkıp  mutfağa  geçtim.
Dolaptan  bardak  çıkarıp su  döktüm.
İçip  masaya  bırakıcağım  an  arkamda  nefes  hiss etmemle  olduğum  yerde  kaldım.

"Daha  bilmediğin  bir  çok  gerçekler  var" dedi.
sesi  azarlayıcı  çıkmıştı.

Bedenimi  sinirle  ona  döndürüp  "anlat  o  zaman"dedim

"Babanın  yanına  gitdiğinde  o  anlatır"dedi  ve  ağır  adımlarla  mutfaktan  çıkarken.

Arkasından"ben  senin  anlatmanı  istiyorum"dedim

Yavaşça  heybetli  bedenini  bana  çevirip
bi  kaşını  kaldırarak
"Defolup  git  başımdan. Odaya  gidip  uyuyorum  sesin  çıkarsa  beni  bekleme  sık  kafana"dedi  ve  mutfaktan  çıktı.

Bir  şeyi   daha  iyi  anlamıştım.
Savaş  bir  şey  saklıyordu.

&&&&&&&&&&&&&&&

Hava  artık  kararmıştı.
Koltuğa  uzanıp  dizlerimi  kendime  çektim.

Ben  neden  kaçmıyordum?

Gidebilirdim.
Ama  nereye?
Gecenin  10u  ormanda  nereye  gide  bilirdim.

Neden  saçma bir  hayat  yaşıyordum ki?

Annem  gitmiş, babam  bir  uyuşturucu  mafyası, şimdide  katil  bir  adamın  elindeydim.

Sonumu  göremiyorum.

Aniden  kapı  vurulduğunda  koşarak  Savaşın  odasının  önünden  geçip  kapıyı  açıcağım  zaman  Savaş  beni  durdurdu.

Bağırarak"imdaat"diye  bağırdığımda  Savaş  eliyle  ağzımı  kapadı.

Kulağıma  fısıldayarak" kes  bağırmayı, şimdi  elimi  çekiyorum  eğer  bağırırsan  sana  hiç  göstermediğim  yüzümü  gösteririm."dedi  ve  yavşça  elini  ağzımdan  çekti.
  Elinden  kurtulup  ona  bakmadan  yeniden  koltuğa  geçtim.

Savaş  pantolunun  arkasına  sıkıştırmış  silahı  çıkartdı.

Ustaca  elini  öne  uzatıp  silahı  tutdu.

Yavaşça  kapıya  yaklaşıp  kapının  küçük  deşiğinden  baktı.

Daha  sonra  rahatlamış  gibi  silahı  yeniden  beline  koyup  kapıyı  açtı.

İçeri  Savaştan  küçük  olduğunu  gösteren  yapılı  bir  adam  geldi.

Erkekçe  selamlaştıktan  sonra.

Adam  rahatça  benim  yanıma  gelip  koltukta  oturdu.  Ona  anlamaz  gözlerle  bakmaya  başladım. 

Savaş  sinirli  bir  ses  tonuyla "Geliceğini  önceden  haber  ver  be  oğlum"dedi

SAVAŞHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin