2.Bölüm

559 21 1
                                    

DIIIDIIIDIIDIIDII Alarmcım susar mısın LÜTFEEENN. Gene aptal bir uyanın alarmı sevmiyorum arkadaşlar ama beni salmıyor.

Evet okulumuzun ilk günü heyecanımı 100 üzerinden bi puanlayım o zaman ııı %-99999 evet çok heyecanlıyım gerçekten. Banyoya gittim ve işlerimin hepsini hallettim mutfağa gidip kahvaltı hazırladım. Merdivenlerin  başından İmdaat hırsız varr diye bağırdım görev tamamlandı. Çok seviyorum bunu yapmayı ya her seferinde de kanıyorlar. Aşağı ilk elinde beyzbol sopasıyla Selim indi Selim: geldim abla yetiştim diye diye koşuyordu indi ve beni gülerken gördü arkasında ki tüm kardeşlerimde öyleydi eyy ev halkı kahvaltı hazır buyurun ben gülüyordum ama onlar hiç komik bulmamıştı aman bana ne çokta popom. Herkes kahvalatı ederken üzerimde kötü bakışlarda hissediyordum özellikle Selimden zaten dünkü ağlama sebebimin ne olduğunu dememiştim beni kurtarmıştı Doruk abimden ama oda anlamıştı bi bokluklar var ammaan neyse unutur zaten.

Savaş abim: Haydi bakalım okulun ilk günü okul bizim olabilir bu geç kalma lüksü vermez dedi dalgayla karışık ve bizi kapıdan zar zor çıkarttı karınca sürüsüyüz zaten direk çıkamıyoruz ki evden.

Okulda ben ve Duygu ablam Savaş abimin arabasında çünkü biz onun prensesleriyiz jfdjs. Selim ve Doruk abim Burak abimin arabasında cool bir giriş yaptı gerçi giriş cool olmasa bile bizim geliyor olmamız yeterince havalı zaten okulda herkes çekinirdi bizden valla nedenini bilmiyorum ama bi tıkda hoşuma gitmiyor değil.

Okula girdik ve çantamı sınıfa bırakıp direk Duygu ablamı alıp kantine indirdim. Bir şeyi vardı ve öğrenmek istiyordum o hep yanımda oldu sıra bende. Ablacım neyin var senin.   Duygu: Bi şeyim yok ya biraz moralim bozuk ama öyle bi sebepten değil valla bende bilmiyorum sebebi varsa da.  Emin misin. dedim ve kafa salladı. Gerçekten bi şeyinin olmamasını diledim o anda içimden tam lafa girecektim ki yine Doruk abim ve Selim geldi. Selim: Nabersiniz güzellikler. dedi ve ablamla yanağımı sıktı. Duygu: İyiyiz Selim senden Selim: İyi diyelim iyi olalım ama olamıyoruz çünkü ders Burak abimle.   Yazık sana be Selim. Biraz gülüştük eğlendik okulda ne kadar oluyorsa sonra Su ve Eylülde yanımıza geldi oturdu. Lanet olasıca zili duydum sonra. 

Ders başlayalı sadece 10 dakika olmuştu ama zaman geçmiyordu hoca ilk günün ilk dersi olmasına aldırmadan insafsızca ders işliyordu. O sırada kapı çaldı içeri Savaş abim girdi bana göz kırptı gülümsedim. Arkasında bi çocuk daha vardı çocukmuş taş ya hatta meteor ne güzel göz o insafsız. Mal gibi çocuğa bakarken oda bana güldü. Galiba Savaş abimde fark etmişti. Öğretmen boş bir yere otur dedi öğrenciye ve bilin bakalım bu gün Su ve Eylülün yan yana oturasıları tuttuğu için kimin yanı boş tabi ki de benim. Meteor çocuğu tam yanıma geliyordu ki Savaş abim: Oraya geçme istersen diyip çocuğu emrivaki bir şekilde öne otutturdu. Ah be abi napıyorsun yani kısmet mısmet kalmadı turşumu mu kuracaksın yani napıyon sen. Kendi kendime yakınırken Su ve Eylülde bana eşlik etti ama gülerek. Çocuğun adı da Ateşmiş sınıfta derken duydum

Çocuk ilk başta iyi gelmişti ama tüm ders sapık gibi gözü üzerimdeydi bu hiç hoş değil. Şeytan diyor git Doruk abim ve Selime söyle ama neyse. Teneffüs olduğunda tek başıma gittim ve banka oturdum yalnız olmayı seviyordum ama yalnızlığım sadece 3 saniye sürdü doruk abim koşa koşa yanıma geldi Doruk: Duygu bi anda ağlamaya başladı susmadı hep ağladı durmayınca onu abimin odasına götürdü hiç birimize bi şey anlatmıyor Gece sana anlatır gel yardım et. Bi anda bunları duyunca kendime küfür ede ede çıktım yukarı bi şeyi vardı ve ben anlayamamıştım ısrar etmemiştim anlatması için. 

Abimin odasına girdiğimde ablam hüngür hüngür ağlıyordu Ablacım hadi anlat noldu.    Duygu ablam etrafımızda bize bakan abimleri ve Selimi gözüyle süzdü anladım onların yanında istemiyor  anlatmak. Savaş abime döndüm ve abi bizi yalnız bıraksanız biraz. Doruk: Olmaz ben onun ikiziyim burada kalacağım başka söz istemiyorum. Ablam kafasını salladı diğer abimler ve Selim çıktık sadece ben Ablam ve Doruk abim kalmıştık. 

Ablam daha çok ağlamaya başladı içim acıyordu onu böyle görünce ama bir türlü konuya giremiyordu utanıyordu sıkılıyordu ağlıyordu en sonunda Doruk: Tamam güzeli ağlama bende çıkıyorum ama nolur sonra söyle bizi de meraklandırma dedi ve burnundan öptü onu Doruk abim bitek Duygu ablamı öyle öperdi ikiz bi şeyi galiba bilmiyorum.

Abim çıkınca ablama baktım ve direk sarılıp hıçkırıklar eşliğinde anlattı. Duygu: Geçen geç saatlerde çarşıdaydım ya eve dönerken abimler kızmasın diye daha kısa yollar kullanmak istedim hemen döneyim diye bi ara sokaktan geçtim orada adamlar vardı ilk aldırmadım ama sonra bana doğru gelmeye başladılar bi tanesi beni kolumda tutu çırpındım kaçmak istedim ama yapamadım adam yaklaştı ve tişörtümü çıkarttı karşısında sadece sütyenle duruyordum ve bana dokundu o anda polis sireni duyunca kaçtılar bi şey yapamadılar ama ben bunu atlatamıyorum Gece bu güne kadar kimsenin deyemediği bedenime bi yabancının deymesine katlanamıyorum. Ablam anlatırken gözlerim dolmuştu gerçekten de hiç bir sevgilisi olmadığını biliyordum. Onu teselli ettim sanırım bende ona iyi geliyordum ama galiba ablam bunu abimlere anlatamıyacak. 

Canlarımm beğendiniz mi yorumlarınızı bekliyorum

Kalabalık AileHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin