Mira'dan
Maya tam "Ah kendine haksızlık ediyorsun-" derken kafenin kapı zili duyuldu. Ah! Hayır.
Tamam bir ara Demir'in, Meriç'i dövüceğini biliyordum ama bu kadar kısa sürede?
Tahmin bile edememiştim. Ben direk kalkıp Meriç'in yanına gidip koluna girdim. Çocuk zaten zar zor ayakta duruyo. Nasıl dövmüşse ayı. Masamıza gelince Meriç'i yavaş bir biçimde oturttum ve yanındaki sandalyeye oturdum.
Mira "Ne olduğunu az çok tahmin edebiliyorum o yüzd-" dedi ama ben sözünü keserek "o yüzden sevgilini çağır ve eve gidelim daha Meriç'e pansuman falan filan yapıcam. Ha, unutmadan eczaneye uğra da malzeme alalım." dedim duygusuz bir sesle ve Cenk'te gelince yola çıktık.----------------------------
Eve gelince ben direk etrafı incelmeye başladım. Salon geniş ve modern döşenmiş ve daha çok kahverengi ve beyaz kullanılmış; mutfak amerikan mutfağı tarzı kırmızı ve beyaz ağırlıklı, duvar kağıdı kullanılmış. İlk kat şimdilik bu kadar. 2. Katta 4 boş oda ve bir de tuvalet var. Ben kendi odamı en köşedeki yeri seçtim. Duvarlar beyaz bir oda. Ah! Çok işim var şimdi ben bu duvarları boyicam birde mobilya alışverişi olucak. İçerde bir de bana özel bir banyo var. Tahminen diğer odalarda da var. Ben bavulumu içeri bırakıp aşağı indim. Meriç, salonda koltukta oturmuş ve evi inceliyordu.
Yanına gittim ve "Pansuman yapıcam tamam mı?" dedim. Bu cümle sorudan çok emir cümlesiydi.
Masada duran eczaneden aldığımız kremleri çıkardım ve bir pamuğu ıslatıp getirdim.
Yanına oturdum ve çenesini tutarak bana dönmesini sağladım. Burnundaki kurumuş kanı silmeye başladım."Nasıl olduğunu sormayacak mısın?" diye sordu. Sanki ben bunu Demir'in yaptığını bilmiyorum.
"Daha önce çok yaşadım ve hepsini aynı kişi yapmıştı."
Kurumuş kanı temizleyince başka bir pamuğa kahverengi yakan bir sıvı sürdüm -adını unuttum çaktırmayın- ve dudağının kenarına bastırdım. Yüzünü buruşturdu.
"O kimdi?" diye sordu.
"Boşver. Gereksiz biri." diye yüksek sesle konuştum. Beni dinlediğini ya da izlediğini biliyordum.
"Neden bağırdın ki şimdi?" diye sordu.
"Beni izlediğini ya da dinlediğini biliyorum. Çaktırma." dedim ve sırıttım.
"Onu hâlâ.. seviyor musun?" diye sordu sanki cevabından korkuyormuş gibi.
"Bilmiyorum..." dedim.
Aslında biliyordum.
Onu hala seviyordum ama kendime itiraf edemiyordum.
Ondan nefret etmek istiyorum ama edemiyorum.
"Dertleşicek birine ihtiyacın olursa beni arayabilirsin." dedi.Çapkınlığı olmasa iyi bir çocuktu aslında.
"Bu telefon numaramı almak için taktik mi yoksa?" diye sordum sırıtarak.
"Yani.. ama yine de ben ciddiyim." dedi.
Bende ona yaklaştım. Ne yapıcağımı sandı bilmiyorum ama ben direk elimi onun giymiş olduğu ceketin cebine sokup telefonunu aldım.Geri çekilince yüzündeki ifadeden şaşırdığını anladım. Neyse ki telefonun kilidi yoktu. Kendi telefon numaramı kaydedip çaldırdım.
Yeniden ona yaklaştım ve cebine koydum.
"Ihm ıhm." sahte bir öksürük sesi duyunca geri çekildim. Cenk salonun kapısının pervazına yaslanmış bizi izliyordu ve Meriç'e ateş saçan gözlerle bakıyordu.
"Gidecek bir yerin vardır umarım. Sokakta kalmak istemezsin herhalde." dedi Cenk."Ben kuzenimlerde kalıcam. Sorun yok yani." dedi.
Tabi şimdi ben onu gece gece tek başına göndermem çünkü yanlız kaldığı herhangi bir an Demir akbaba gibi başına üşüşücektir."Ben onunla giderim." dedim.
Tabi bu Cenk. İzin vericeğini sanmıyorum. "Yani yanlız dönüceksin. Bu daha da kötü."
"Maya da benimle gelir-" derken Cenk'in arkasından Maya göründü. "Nere gidicekmişim ben?" diye sordu. "Hayatım, Mira Meriç'i evine bırakmak istiyo. Bende izin vermedim. Senin de gelmeni istiyor." dedi Cenk.
"Tamam. Gidelim o zaman." dedi Maya.
"Dışarısı soğuktur. Üzerine ceket al."
"Tamam bitanem. Sen beni merak etme. Eve gelince yemek hazır olsun. Lütfen." diyip dudak büzdü Maya.
Ve Cenk, Maya'nın dudağına yapıştı. Aile var be!
Ben direk Meriç'in gözlerini kapadım. Komik olansa onun da aynı anda benim gözlerimi kapamış olması. "Tamam bitti. Açabilirsiniz." dedi Maya."E hadi çıkalım o zaman."
------------------------------
Maya'dan
Evin önüne geldiğimizde ağzım açık kalmıştı. Yani tabi ev demek haksızlık olur. Saray yavrusu mübarek. Ağzımın açık kaldığını gören Mira elini çeneme koyup kapattı.
''Geliyor musun, yoksa beklemek ister misin?'' diye sordu Mira.
''Tabii ki de geliyorum gerizekalı.'' dedim atarlanarak. Neden atarlandım bende bilmiyorum. Sanırım evin güzelliğinden.
''İyi tamam.'' dedi ve dışarı çıktık. Taksiye parasını verdik ve eve doğru yürümeye başladık. Kapıyı çaldıktan sonra beklemeye başladık ama açan yok.
''Kesin bu gerizekalı sızdı yine.'' diye homurdandı Meriç. Kapının açılması için en az 10 kez çalmak zorunda kaldık. En sonunda kapı açılınca esmer ve yakışıklı biri çıktı.
''Vay kardeşim, hoşgeldin-'' derken bizi görünce duraksadı ''Boş da gelmemişsin.'' dedi piç sımayl atarak ve devam etti ''Yüzüne ne oldu lan. Yoksa yine eniştem mi-''
''Boşver.'' dedi çocuğun sözğnü keserek. Sonra bize döndü ve ''Biraz içeri geçmek ister misiniz?'' diye sordu ve ekledi ''Hem yağmur çiselemeye başladı. İsterseniz burda kalabilirsiniz fazladan odalar var.'' dedi ve gülümsedi. Şimdi Meriç'in tatlı gülmsemesine sulanırdım ama eniştem olucak sonuçta.
''Ama Cenk merak etmesin?'' diye sordu Mira.
''Mesaj atın.'' dedi Meriç ve bizi içeri çekti. Çekmesinin nedeni yağmurun hızlanmasıydı ve ardımızdan kapıyı kapattı.
''Eee kızlar, evi nasıl buldunuz?'' diye soran kişi piç sımayllı çocuktu.
''Fena değil.'' dedi Mira. O da en benim kadar evi beğenmişti ama çocuğun götü falan kalkardı. Ben direk telefonumla Cenk'i aradım.
Telefonu açar açma sıralamaya başladı ''Nerde kaldınız Mira? Dışarda sel gibi yağmur yağıyo farkındasın demi? Karanlıkta oldu! Beni delirtmeye mi çalıyosun anlamadım?!'' diye bağırdı.
''Tamam tamam kızma, hava kötü olduğu için eniş- Meriç bizi içeri davet etti.'' Mira'nın yüz ifadesi değişti. Ucuz atlattım. Neredeyse eniştem diyicektim. ''Bu gecelik burada kal-'' derken sözümü kesti ''Hayır efendim geliyosunuz buraya. Yoksa ben gelirim!'' dedi.
Mira elimden telefonu alarak ''Cenk bu kadar korumacı olmana gerek yok sevgilini yemiycez. Hem ne olabilir ki?'' dedi. Sonra Cenk bişiyler söyledi -tabi doğal olarak ben bi bok anlamadım. ''Tamam. Yarın sabah direk eve gelicez. Tamam. Tamam. Görüşürüz.'' dedi telefonu kapatmasıyla oh çektim -FESATLAŞMAYIN-
''Yani burada kalıyosunuz?'' diye sordu Meriç.
''Evet burada kalıyoruz.''
------------------------------
Biliyorum bölüm bayaaaaa geç oldu. İlham perilerim kaçmıştı. Diğer bölümün hızlı geliceğine söz veremem. Vote vermeyi unutmayın. Kendinize iyi bakın.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İkizler... (TAMAMLANDI)
Novela JuvenilMira ve Maya adlı ikizlerin yeni okullarındaki maceraları...