gelinliğin son düğmesini de ilikledim ve heyecanla seyhan'a döndüm.
dolu gözlerle ona baktım ve sıkıca sarıldım.
"o kadar güzel oldun ki." o da bana dolu gözlerle bakıyordu.
"sen de o kadar görümce gibisin ki." kıkırdadım.
"ayağını denk seyhan hanım,artık görümcenim. her an sizi basabilirim." odada kahkaha seslerimiz yükseliyordu.
"hep böyle gül güzel kardeşim." tebessüm etti.
"neyse ben abimin yanına da gideyim." kafa salladı.
ben odanın kapısını açtığımda azer'in eli havada kalmıştı. ikimiz de birbirimize bakarken yüzümüzdeki aptal sırıtışı engelleyememiştik. odadan çıktım,düğünde bolca birbirimize hayranca bakabilirdik ama şu abimin yanında olmam lazımdı.
koridorun sonundaki odanın önünde durdum ve elimi yumruk yapıp kapıyı çaldım. içeriden gelen gir sesi ile içeriye daldım.
içeriye girdiğimde kaç yıllık abimi ilk defa böyle mutlu gördüğümü fark ettim. bakışlarını bana çevirdiğinde ben ona dolu gözlerle bakıyordum.
kollarını kocaman açtığında sıkıca ona sarıldım.
"abi."
"güzel kardeşim."
"kravatı bok gibi takmışsın." kollarını benden çektiğinde gülmeye başladı.
"bir de bana dersin duygusuz diye. hadi yap şu kravatı." kaşlarımı çattım.
"kravatını düzeltecek kişi ben değilim abicim. git yengeme yaptır. hem belki minik bi öpücük alırsın." öpücük lafını duyunca odadan hızlıca çıktı. bense arkasından kıkırdadım ve odadan çıkmak için kapıyı açacakken içeriye giren kişiyle olduğum yerde kalakalmıştım.
"kelimelerimi yetersiz bırakıyorsun güzelliğin karşısında." hafifçe gülümsedim ve ona yaklaştım.
"kelimelere gerek yok." bakışlarını dudaklarına indirdim.
ensesinden tutup hızlıca onu kendime yapıştırdığımda yıllardır bu anı bekliyormuşçasına elini belime koydu. ben ensesindeki saçlarla oynamaktan gayet memnundum. dudağımı ısırdığında gülerek ayrıldım.
"yavaş ol genç adam,gece gerdeğe biz değil abim ve seyhan girecek." çapkınca güldü.
"yani çok istersen biraz daha erkene çekebiliriz bu işi." koluna vurdum.
"ahlaksız seni." inanmazca bana baktı.
"hadi ya." gülümsedi ve kısaca dudaklarıma bir öpücük bıraktı.
odadan çıkmak için kapıyı açtığında kapıyı elimle kapadım ve onu kendime çevirip dudaklarımızı birleştirdim.
•••
"çek ulan kardeşimin belinden ellerini." akın azer'e 'ne diyor bu mal' bakışı atıyordu."biz evlendik biliyon demi" dedi ellerini birbirine kenetlenip havaya kaldırırken.
bize bakarken azer'in elinin benim belimde olduğunu görünce kaşlarını çattı.
"asıl sen çek lan kardeşimin belinden elini." azer cevap vermek için ağzını açmıştı ki haklı olduğunu fark etti ve elimi tutup beni oradan uzaklaştırdı.
•••
"şimdi onların yerinde olmak vardı be." anlamazca azer'e döndüm."neden?" çapkın gülüşle bana baktı.
"düğün yeni bitti ve eve gittiler. ne yapıyorlar odaya gidince karaca,evcilik mi oynuyorlar?" koluna vurdum.
"edepsiz." gözlerini kıstı ve inanmazca bana baktı.
"ama sen edepsizsen ben iki katıyım." dedim ve yakasından tutup kendime çektim. dudağına uzunca bir öpücük bıraktım.
"abim ve seyhan salı günü balayına gidiyorlarmış. amcamlar da kendi aileleri ile gelir muhtemelen. biz de gidelim mi?"
"aynı odada kalırsak belki." güldüm ve yeniden dudaklarımızı birleştirdim.
•bir bölümde daha kaç kez öpüştürebilirim acaba fksşödkdprşrl
ahlaksız bölümlere geliyorum gibi,olsun mu ahlaksız bölüm???:D
bir de sizce nasıl gidiyor,böyle biraz daha entrikasız devam edecek

ŞİMDİ OKUDUĞUN
arkadaşk,AzKar.
Novela Juvenilhatırlıyor musun sevdiğim,benim sana aşık olup,senin onun dışında kimseyi görmez olduğun günleri..