yatağımda uzanmış,tavanı izlerken şarkı dinliyordum.
nedensizce azer'i merak ediyordum,2 haftadır ne arayıp ne soruyordu. yanlızca işi düştüğünde konuşur olmuştu benimle,ama ben dünkü biri değildim,10 yıldan fazla arkadaşlığımız vardı ve bitsin istemiyordum. gerçi benim hislerimi bilse arkadaşlığımızı saniyesinde bitirebilirdi.
en iyisi mesaj atmaktı. telefonumu açtım ve mesajlar kısmından azer'le olan konuşmaya girdim.
karaca:yanlızca işin düşünce yazacaksan,yazma.
karaca:ben başkası değilim azer,ben karaca koçovalıyım.
azer:vuruldum.
karaca:ne
karaca:ne diyorsun
karaca:neden benim haberim yok
azer:valla bilemiyorum adamlar beni öldüresiye dövdükten sonra değil sana haber vermek nefesi bile götümden aldım.
karaca:sennn:D?
karaca:azer kurtuluş'u dövdüler he mi?
azer:hastanede bekliyorum seni,gelirken az yemek getir burdakiler çok çirkin.
karaca:aç ayı.
hızlıca yataktan kalktım ve mutfağa indim. o bir şey dediğinde dayanamıyordum.
yemekleri paketlere koyup üzerimi giydikten sonra babaanneme seslendim.
"babanne azer yaralanmış,hastaneye ziyarete gidiyorum."
"önemli bir şey var mıymış,biz de akşam gidelim amcanlar gelsin de." kafamı salladım ve evden çıktım.
•••
"azer kurtuluş." ismi duyduğunda kadının bakışları ve tavırları değişirken rahatsızca kıpırdandım."oda numarasını söyleyecek misin?" kadın alık alık yüzüme bakarken sinirlerim yavaş yavaş yükseliyordu.
"ne için gelmiştiniz azer'e?" ukalaca gülümsedim.
"sen yenisin galiba burada,tanıştırayım ben karaca koçavalı." kadın şaşkınlıkla yüzüme baktı.
"çukur'un sahibi olan kocavalılar?" göz devirdim.
"sen sürekli benim dediklerimi tekar mı edeceksin söyle şu kapı numarasını."
"138."
"biraz zor oldu ama teşekkürler canım."
•••
sinirli bir şekilde odaya girdim. azer'in uyurken gözüken masum suratını görmemle istemsizce gülümsedim.kendine gel karaca git ve onu uyandır. yanına gidip omuzundan hafifte iktirdim.
gözleri hafifçe aralandığı anda boynuma dayadığı bıçakla gözlerimi korkuyla açtım.
birkaç saniye gözlerime baktı ve hızlıca bıçağı boynumdan çekti.
"başka biri sandım." kafa salladım.
"boynun kanıyor." elimi boynuma götürdüğümde azıcık elime kan gelmişti.
"çok kanamıyor bir şey olmaz hem ben sana yemek getirdim." yatağa oturup yatağın yanındaki tepsiyi önüne çektim. yemekleri çıkarmak için eğilecekken bileğimden tuttu ve eğilmemi engelledi.
başucundaki pansuman tepsisini aldı. narince saçımı arkaya attı ve gazlı bezle kanı temizlerken bense tüm dikkatimle onu izliyordum.
"kızım kıpraşma yapamıyorum hem ne sikicek gibi bakıyorsun bana. bakışlarınla namusum gitti." üzerindeki hırkayı önüne kapadığında kıkırdadım.
"hıı"
"canın mı acıdı bir şey mi oldu?" gözlerinin içine baktım.
"evet acıdı." elini kalbimin üzerine koydum.
"ama burası."
•fikirlerinizi ve istediğiniz sahneleri yazarsanız güzel olur<3
bir de oy verirseniz çok sevinirim.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
arkadaşk,AzKar.
Novela Juvenilhatırlıyor musun sevdiğim,benim sana aşık olup,senin onun dışında kimseyi görmez olduğun günleri..