Galiba bir manyakla karşı-karşıyaydık.Bu ne biçim bir görevdi ya?Tokat atmak mı?Hatta bence içimizde buna gülmek isteyende olmuştu.Çünkü hakikaten sinirden gülmemek zordu.Bu olaydan ne gibi bir çıkarı ola bilirdi ki?Sadece eylenmekmiydi yani?Bu kadar mıydı?Ben bu düşüncelerle dalmışken,aniden Burak'ın konuşmaya başlaması ile dalgınlığım geçti.
BURAK:Ya biz sapıtdık ya da biri bizimle gerçekten ciddi anlamda dalga geçiyor.
ALYARA:Yanii,biz macera istedik de,adam gibi bir görev falan verseydi keşke.Durupta kime tokat atıcağız sebep yokken.
MELISA:Bir şey fark etmedinizmi?O bize yapmazsak bir şey olur demedi?Acaba kendine mi oynasak?
BEN: Nasıl yani?
YAĞMUR:Bence anlatmak istediği şey bu ki,yani yapmazsak bir şey olur diye tehdid etmedi.Yani yapmayalım da ne olacak görelim.O bizle oynamak istiyorsa,hodri meydan.Bakalım hangi taraf eğlenicek.
BEN:Haa anladım.O zaman hodri meydan arkadaşlar.Korkuyormuyuz?
BURAK:Hafif tırsmadım değil,ama sizinleyim.
Burak her zamanki gibi neşe getirmeyi biliyordu aramıza.O lafı sadece bizi güldürmek için söylediğini de biliyorduk.Hu yüzden hepimizde ona karşı hayranlık vardı.Olaylara bu kadar pozitif bir şekilde nasıl baka biliyordu.O gün,o konuşmadan sonra hiç birşeyi kafaya takmadan eğlenceli bir gün geçirdik.Sonra eve döndük.Hemen üzerimi değiştirip,derslerimi çalışmak üzere,ders masasına oturdum.Yemek dışarda yediğimiz için, aç değildik.Melisa da kendi odasına geçti ve derslerini yapmaya başladı.Derslerim biter-bitmez soluğu telefonda aldım.Bir az ınstagramda dolaştım.Cenk denen çocuğun sayfasına girip, fotoğraflarına falan baktım.Harbi yakışıklı çocuktu.Ama yanlış anlamayın fotoğraflarına bakmak sebebim tamamile araştırmak maksadıylaydı.Birazda tiktokda dolanıp, telefonu çekmecenin üzerine koyup uyudum.Sabah yine her zamanki rütinle uyandım.Okul için evden çıktım.Yolda çocuklarla buluştuk ve okula doğru ilerledik.Kararımız kesindi.O bana yazan kimdise onun söylediğini yapmayacaktık.Okula vardığımızda yine ayrıldık ve biz sınıfımıza çıktık ve her zamanki sıramızda oturduk.Ilk ders edebiyatdı.Hoca Leyla ile Mecnun aşkından bahsederken, gözüm istemsizce Cenke kaymıştı.O an onunda bana baktığını gördüm ve hemen gözümü kaçırdım.Acaba bana neden bakıyordu.Bana sürekli yazan o kişi,o olabilir miydi?Ama gerçeği söyleyeyim, içten-içten onun olmasını istemiyordum.Yani düzgün çocuğa benziyordu.Böyle bir şey yapacak kapasitede değildi bence.Ben bunları düşünürken birde zil çaldı.O an Cenkin bana doğru geldiğini gördüm.Bana yaklaştığında konuşmaya başladı:
CENK:Sen bana mı yürüyorsun?-dediğinde bir an şok içinde baktım ve güç-bela ile bu kelimeleri söyleye bildim:
BEN:Hop dedik.Oda nerden çıktı? Farkındaysan iki gündür tanıyorum seni.
CENK:A ne garip ilk görüşte aşka inanmıyormusun?
BEN:Bilmem,hayat göstericek onu galiba.
CENK:Peki,o zaman dün neden hesabımı stolk-luyordun?
Işte o an gerçekten dünya durmuştu galiba.
CENK:Neden sustun acaba atarlı prenses?Biraz dikkatli ol gelen sefer.Yanlışlıkla like atma.-dedi ve gitti.
O an Yağmurun gözlerini üzerimde olduğunu hiss etdim.YAĞMUR:Ne yaptın kızım yaa?!
BEN:Ya sadece araştırmak için girmiştim.Nasıl oldu bu anlayamadım.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kaderin Ağları {TAMAMLANDI}
Mystery / ThrillerBir şeyin bitişi aslında diğer bir şeyin başlangıcıdır.....