Kötü enerjiye ev sahipliği yapan çürük zihinlerin eylemleri de lanetli.
Sarı başaklar başlarını göğe çevirmişler, rüzgar ılık ılık tenlerini okşarken hafifçe salınıyorlardı.Habil rahatsız olmuş bir şekilde Pandora'yı seyrediyordu , güzelliği ,göz alıcılığı, yabancılığı onda tehlikeli bi aura yaratmıştı.Kabil Pandora'ya bir kez bakış attıktan sonra bir daha bakmaya tenezzül etmedi , merak hissi ona şüphesiz yabancıydı. Adem Habil'in dikkatinin başka yerde olduğunu görünce üçüncü kez söylendi ve işini doğru yapması için üçüncü kez onu tembihledi.Bu yabancı kadın , ne kendisini ne de oğullarını ne de karısını ilgilendirirdi.Öyle düşünüyordu.
Havva aksini düşünüyordu, Pandora'yı fazla merak ediyordu .
"Soruma cevap vermedin ?"Diye yeniden sordu .Adem karısına öfkeli bir bakış savurdu fakat onu uyarmadan oğullarıyla işine devam etti.Habil de artık ona bakmıyordu. Havva altın sarısı tarladan uzun eteğinin ucunu kaldırarak geçti, elinde ki el yapımı tarla aletlerini geniş ve heybetli çınar ağacının altına bıraktı ve Pandora'ya yaklaştı .
"Ben bir gezginim ."Diye yanıtladı Pandora.
"Benden öncekileri ve sonrakileri görmek için görevlendirildim Yaratıcının emri üzerine ."Havva şaşırdı, ince kumral kaşları hafifçe kalktı ve ince pembe dudaklarını araladı:
"Ne yani, sende mi Cenetten kovuldun?"
"Hayır.Benim dünyaya gelmeden önce bir yaşamım yoktu .Cennette de cehennemde ."
"Cehennem sonradan yaratıldı zaten biz buraya gönderildikten sonra."Diye yanıtladı Havva ve derin bir iç çekti .
"Cennet nasıl bir yer yeryüzüne benziyor mu ?"Diye sordu Pandora .Merak ediyordu .
"Cennet yeryüzünden daha da muazzam bi yer .Muhteşem bi yer , şölen gibi ."
"Fakat siz ordan kovuldunuz mu?"
"Bilmiyor muydun?"Diye sordu Havva .Alımlı bedenini çınar ağacına yasladı ve iri bal renkli gözlerini kocasına çevirdi.
"Orda eşimle ben çok mutluyduk. Burada olamayacağımız kadar."
"Öyleyse neden burdasınız ki ?Neden kovuldunuz?"Havva , Pandora absürt bir soru sormuş gibi baktı, güzel yüzü asıldı. Bal rengi saçlarını arkaya savurdu, iri bal renkli gözlerini kıstı ve nihayet konuşabildi.
"Şeytan denilen o lanetli bizi kandırdı .Yaratıcıya karşı geldi ve karşı gelirken bizi baştan çıkardı, bu amaç uğruna kullandı ve bizde Cennetten kovulduk, tıpkı düşmüş melekler gibi."
"Düşmüş melekler şeytan ordusu mu?"
"Evet bir zamanlar Yaratıcının sadık kullarıydılar, Melek oldukları söylenemez.İradeleri ve özgürlükleri vardı yine de Yaratıcıya fazla bağlılardı. "Diye açıkladı Havva, tüm bütün bu meseleleri açıklamak keyfini kaçırmıştı .Ona tüm bunlar asırlar önce yaşanmış bir kabus gibi geliyordu.Fakat tazeydi olay.Aniden kocasıyla çırılçıplak yeryüzüne düştükleri günü anımsadı, yutkundu ve tekrardan Pandora'ya baktı.
"Sen kimsin peki?"Pandora yanıtlamak istemedi ,omuz silkti.
"Sadece bir gezgin dediğim gibi.Peki bu bahsettiğin şeytan nerde ?"Diye sordu Pandora , kızıl turuncu kaşları merak hissiyle kalkmıştı.
"Biz onları göremeyiz onlar bizi görebilirler.Boyutlar farklı. "
"İçinizde olmasın?"
"Hayır sanmam."
Pandora omuz silkti ve rüzgar daha kuvvetli esti .
"Hoşçakal Havva ."Başka birşey söylemedi , Adem ve oğullarına bir kez daha bakmadan arkasını tarlaya döndü ve yürümeye başladı.
Her öğrendiği şey onu daha fazla meraklanırdı .
Rüzgâr, kuvvetini arttırdı.Saçları dalgalandı , sarı yapraklar onun ardından gitti .Rüzgarın uğultusu kulaklarına doldu,yeniden zaman değiştiriyordu.
Zaman ve mekanlar iç içeydi sanki diye düşündü ve Yaratıcısını daha çok merak etmeye başladı.
Merak bazen başına dert açardı , bazen saf bilgiyi önüne sunardı.
Kim bilir ?
☆
ŞİMDİ OKUDUĞUN
PANDORA
FantasyMathilda eline tutuşturulan kitabı incelemeye başladı .Ne kadar da kalındı? Kızıl saçlarının ardında canlanan ateş kızılı hareler güneşte parladı , ince parmaklarıyla kızıl kahkülünü itti ve ince çerçeveli gümüş gözlüğünü düzeltti kitabın başlığın...
