Bölüm 3

76 22 36
                                    

Haftanın yorgunluğuyla esnerken artık eve gidip sıcacık yatağının keyfini çıkarmak istiyordu. Ayrıca evde onu bekleyen dünyanın en sevimli iki varlığı vardı. Son birkaç ay gerçekten çok yorucu geçmişti. Evet, insanların sorunlarıyla ilgilenip onlara çözüm bulmak onu sevindiriyordu. Ama sorunun ne olduğunu ve neden kaynaklandığını nadiren de olsa çıkaramıyordu. Bu onu hem üzüyor hem de yoruyordu. Üstelik sanki son dönemde bunlar sıkı bir tempoya girmişti.
  Bu işi severek yapması onun için bir avantajdı. Ve bu işinde çoğunlukla başarılı olmasını sağlıyordu. Ofisini kapatırken çocuklara ne sürpriz yapsa diye düşünüyordu. Belki ikisi de leziz bir çikolataya hayır demezdi. Anneleri yine çok kızacaktı ama olsun. Onları mutlu etmek adamı da mutlu ediyordu. Tam arabasına yönelirken arkadan Erden'in sesinin geldiğini duydu.
"Ali! Yarın akşamüzeri Banu'nun doğumgününü kutlayacağız, gelmeyi unutma sakın! "
   
" Elbette, bakarım. İyi akşamlar."  Ali bunları söylerken Erdem çoktan yanına gelmişti bile.

"Bak dostum, Banu özellikle seni uyarmamı istedi. Lütfen geç kalma. Yeri ve saati sana mesaj atarım. Ve sana da iyi akşamlar. "

Böylelikle Ali'nin seçim şansı kalmamıştı. Belki yarın akşam ailecek yemeğe giderler diye düşünmüştü. Ahu buna kızacaktı, ailesine zaman ayırmadığını düşünecekti. Ve haklıydı.
    Artık arabasına bindi ve en sevdiği şarkıyı açtı. Kayahan'ın şarkısıydı. Seviyordu bu adamı.
   Hemen yol üstündeki bir marketten  çocuklarına en sevdiği çikolatadan aldı. Ve içmek için biraz soğuk çay. Marketten çıkar çıkmaz kulağına bir ses geldi. Ağlayan bir çocuk sesiydi bu. Hem de hıçkırarak ağlıyordu bu çocuk. Merdivenlerden inerken kafasını yana çevirdi. Yan kaldırımda bir çocuk gözlerini dizine gömmüş ağlıyordu. Yanına gitmeye karar verdi. Aslında bu yorucu günden sonra ağlayan bir çocukla uğraşmak istemiyordu ama ayakları çoktan yol almıştı bile.
  "Neyin var bakalım senin? Neden ağlıyorsun?"
  " Hiç. Hiçbir şey." Çocuk telaşla gözlerini sildi ve ayağa kalktı. Adam çocuğun gitmesine fırsat vermeden elindeki çikolataları çocuğa uzattı.
   " İster misin? Bir tane de kardeşine verirsin."
   " Benim kardeşim yok. Ama annem var. Onun için alsam,
     Çocuk boynunu eğdi  "Olur mu?"
    " Elbette olur. Neden olmasın? Al bakalım."
    " Teşekkür ederim"
    Birilerini mutlu etmek önemliydi. Ama insanlar da bir o kadar bencildi. Az önce çocuğun yaşarmış gözlerinden artık mutluluk okunabiliyordu.
   " Rica ederim. Hem sen, buralarda mı oturuyorsun?  Belki yine karşılaşırız. Ne dersin?"
  " Bilmem." Çocuk beceriksizce çikolataları cebine koydu ve yürümeye devam etti.
  Çocuk yürürken adamın evlatlarının ne kadar şanslı olduğunu düşündü. Ve ilerde kendisi gibi Tanrının da o çocukların şansını almamasını umdu.

HATAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin