Gözlerimi açtığımda tuhaf bir odadaydım pis kokuyordu insan mı ölmüş bu nasıl bir koku? Yataktan kalkıp duvardaki aynadan yüzüme baktım dudağım o kadar kötü görünüyordu ki kusmamak için zor tuttum kendimi, gözüm boynuma kaydı bu nasıl bir iz o tipsiz, tuhaf yaratık ısırmıştı. Derdi neydi bunların tipleri de bir değişikti, dişleri sivri, tenleri bembeyaz nasıl insanlardı bunlar?
Kapının sertçe açılmasıyla o tarafa baktım yine o'ydu boynumu ısıran yamyam. Korkuyordum ondan yine ısırırsa ya diye. Üstüme doğru yürüyordu geri geri gidiyordum beklemediğim bir anda kolumu kaptı manyak ısıracaktı. Kolumu çekip sertçe ittim onu yere düştü kapıyı açıp koşarak aşağı indim çığlık attığımı yeni farketmiştim.
Çarptığım sert cisim yüzünden yere düştüm eminim ki bu sert cisim duvardı. Kafamı kaldırıp baktığımda büyük bir şaşkınlık geçirdim. Ben duvar beklerken karşımda geniş omuzlu, kırmızı gözlü, siyah saçlı, sivri dişli ve uzun boylu bir adam vardı. Arkamdan gelen manyaktan kurtulmak için karşımdaki adamın arkasına saklandım bu yaptığıma şaşırmıştı ama beni ısırmaya çalışan manyağı durdurmuştu.
"Ne yapıyorsun Namjoon?" Adının Namjoon olduğunu öğrendiğim manyak arkasına saklandığım adama cevap verdi.
"Onu buraya yemek için getirdim." Ne diyordu bu ne yemesi.
"Onunla ben ilgileneceğim. Gidip başka bir av bul." Adam bana son kez bakıp bir şey demeden dışarı çıktı.
Önümdeki adam bana döndü ürkmüştüm, gözleri ve dişleri çok korkutucuydu.
"Adın ne senin?" Kalbim hızlanmıştı sebepsiz yere kendimi tuhaf hissetmeye başladım ne oluyordu anlamadım.
"J-jungkook." Ne diye kekeledim şimdi?
Aramızda çok az bir mesafe vardı biraz daha yaklaşsa burnuma deyecekti, ateş bastı resmen yanıyordum şuan terler akıyordu alnımdan. Ne oluyor bana cidden anlam veremiyorum.
Konuşurken sürekli dudaklarını yalıyordu tuhaf neyseledim sanırım daha fazla dayanamayacağım zihnimden geçen soruları ona sordum.
" Beni neden buraya getirdiniz? Kimsiniz? Benden ne istiyorsunuz? Cevap versene!"
Bir müddet sustu bense konuşmaya devam ediyordum sinirimi bozmuştu niye susuyordu bu.
"Sana söylüyorum cevap ver!"
Dudaklarını tekrar yaladığında konuşmaya başladı.
"Bağırmayı kessen iyi edersin."
"Söyle o zaman!"
Bulunduğumuz odadaki koltukların birine oturdu ve ayaklarını üst üste attı çok rahattı ben ondan cevap bekliyorum o beni umursamıyor. Açık olan kapı dikkatimi çekti kaçabilirdim hemen şimdi fırsat varken bu manyakların elinden kurtulabilirim.
Sırtı bana dönüktü beni görmüyordu kaçmanın en iyi fırsatı şimdiydi.
Kapıya doğru sessizce adımladım dışarı çıkmak için davrandığımda aniden yanımda beliren gölge dikkatimi çekti bu o'ydu ama orada oturuyordu ne zaman buraya geldi şeytan mı bu?
Ben ona şaşkınlıkla bakarken o kapıyı kapattı, bana bakıyordu ama tuhaf bakışlardı bunlar?
"S-sen nasıl buraya geldin?"
Bir adım attı üstüme doğru sebepsiz yere geriliyordum.
Bir adım daha attı çok yaklaştı bu sefer ben geriye doğru bir adım attım. Arkamdaki duvara iyice yapışmıştım gidecek yerim kalmadı o ise hâlâ üzerime geliyordu.
Bir elini yavaşça başımın yanına koydu diğer eliyle de boynumu kavradı ne yapıyor bu!
Tepkisiz kalmıştım ne yapmalıydım ısıracak mıydı yoksa lütfen olmasın, ısırmasın.
Yüzünü bana yaklaştırdı terlemiştim yine ateş basmıştı vücudumu boynuma deyen dudakları titrememe sebep oldu bunun farkındaydı ama devam ediyordu dudaklarını boynuma sürtüyordu bu çok tahriş ediciydi nefes alış verişlerini boynumda hissediyordum kalbim çıkacaktı buna bir son vermeliydi yoksa kalbim yerini terk edecekti.
Kafasını yavaşça çekti ve gözlerime baktı.
"Mükemmel bir kokun var."
Yanağımı yavaşça sıkıp yukarı çıktı hadi ama bu neydi şimdi beni öldürmek için mi yaptı bunu? Hemen buradan kaçmalıyım yoksa bunlara yem olacağım.
Bölümü sonunda atabildim nasıldı bu bölüm beğendiniz mi biraz titretti mi sizi de BXBSNÖQJSHSÜXBNZ
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MOONLİGHT TAE00K
Fanfiction" Pamuk prenses masalını bilir misin?" onu kafamla onayladım. "Senin hikayen de tıpkı onun gibi, gerçek aşk'ın senin bir insan olmanı sağlayacak." Nasıldı? " Bir insan'a gerçekten aşık olursan ve ondan bir aşk öpücüğü alırsan geri kalan hayatında in...
