Bir haftadır burada tutuyorlardı beni ne zaman evime döneceğimi hiç bilmiyorum ama burada kalmak istemiyorum. Acaba telefonları var mıdır jimin arasam mı? Sormaktan zarar gelmez.
Taehyung'un odası hemen yan taraftaydı kapıyı tıklattım gel sesini duyunca içeri girdim duş almış sanırsam çünkü bornozluydu. Saçlarını kurularken bana bakıyordu.
" Ne istiyorsun?"
Biraz çekindim ama umarım verir.
" Şey diyecektim telefon var mı?" Bu söylediğime gülmüştü.
" Yok." Nasıl ya niye yok?
"Peki." Dedim oflarken dışarı çıkacaktım ki kolumu tutan elleri beni durdurdu. Kafamı çevirdim ve ona " Ne?" anlamında bakışlarımı yolladım.
" Ne yapacaksın telefonu çok mu önemli?"
" Evet önemli."
Arkasını dönüp parmağını şıklattı bana tekrar döndüğünde elinde telefon var bir dakika ya bu imkansız onu nasıl yaptı?
"Al." Ben ona şaşkınlıkla bakarken o telefonu elime vermişti bile.
" Sen nasıl yaptın onu?"
Omuz silkti dolabından bir tişört çıkarttı.
" Dışarı çıkmayı düşünmüyor musun?" Sorduğu soruyla kendime geldim doğru ben neden hâlâ buradayım. Utanmıştım niye böyle dedi şimdi?
" Ha, şey üzgünüm ben çıksam iyi olur."
Taehyung'la konuşurken bana bir şeyler oluyor ama ne? Birden ateş basıyor utanıyorum sebebini de bilmiyorum.
Kapıyı kapatıp kendi odama girdim girerken burnuma gelen kokuyla yüzümü ekşittim sanırım bir gün bu koku yüzünden öleceğim.
Telefondan jimin'in numarasını tuşladım ve aradım çalıyor.
Bir kaç kere çaldım cevap yoktu tam kapatacaktım onun sesini duydum.
" Alo."
" Jimin! Ben jungkook."
" Ciddi misin neredeydin sen?"
" Sorma uzun hikaye seni çok özledim jimin."
...
" Hey jimin orada mısın?"
" Evet."
Jimin'in sesi dışında bir ses daha duydum b-bu kimdi ve ne saçmalıyordu?
" Jimin hadi bebeğim seni bekliyorum." Bu ses beni endişelendirmişti kimdi bu ne saçmalıyordu.
" Jimin, sana bebeğim diyen kim?"
"H-hiiç önemli değil." Yalan söylüyordu.
" Jimin bana yalan söyleme! Kim o dedim sana!"
" Tamam jungkook itiraf ediyorum sen gittikten sonra kendime senden daha seksi bir sevgili buldum ve ayrıca senden daha yakışıklıydı oldu mu?"
Duyduklarımla titremeye başladım nasıl yapardı bunu o kadar igrneç biri miydi? Kahretsin senden artık nefret ediyorum jimin!
" Tanrı belanı versin senden nefret ediyorum jimin!" Telefonu suratına kapattım gözlerim dolmuştu ağlamak istemiyorum, hayır ağlamayacağım. Derken gözyaşım akmıştı bile demek sırf dış görünüşüm için beni sevdin. Oysa ki ben seni çok sevmiştim ama sen, sen beni gerçekten sevmemişsin senden nefret ediyorum.
Bacaklarım benden habersiz yere düşürmüştü beni dizlerimi kendime çektim kafamı dizlerime gömdüm şuan berbat hissediyorum. Ben onu çok severken onun beni sevmemesi canımı acıtıyor.
Açılan kapıyla kafamı oraya çevirdim Taehyung'du. Beni görünce hemen yanıma geldi bense ona bakmıyordum ellerimle yüzümü kapatmıştım onun beni böyle görmesini istemezdim.
Taehyung önümde diz çöktü ellerimi gözümden çekmeye çalışıyordu ama buna izin vermem.
" Neyin var senin?" Söylediği şeye karşılık susmuştum.
" Sana söylüyorum jungkook çek ellerini, ağlıyor musun sen!"
Gücüm daha fazla ona yetmedi ellerimi yüzümden çekti.
" Neden ağlıyorsun?"
" Yok bir şey." Sesim titremişti ellerimle gözyaşlarımı sildim kafamı yere çevirdim Taehyung'a bakmak istemiyorum nedenini bilmiyorum ama ona baktığımda çok tuhaf hissediyorum.
Telefona gelen mesaj sesiyle ikimizin de dikkati oraya döndü, tam telefonu alacaktım Taehyung hızla kaptı.
" Sakın beni arama! biz çok mutluyuz." 'Bilinmeyen numara'
Taehyung şaşırmıştı ne olduğunu anlamıştı.
" Kim bu?" Dedi tek kaşını kaldırırken. Telefonu elinden çektim ve mesaja baktım bakmaz olsaydım, daha ne kadar üzmek istiyordu beni telefonu sertçe duvara vurdum Taehyung'un bakışları değişmişti.
" Cevap verecek misin kim bu aptal?" Doğru söylüyor gerçekten aptaldı.
" Sevgilim." Diyebildim zorla.
" Demek jimin bu, neden böyle bir mesaj attı peki?" Söylemek istiyordum nedense ona her şeyi anlatıp rahatlamak istiyorum.
" Beni aldattı." Şaşkınlık geçirmişti ama bıyık altı güler gibiydi.
" Kaltağa bak sen, senin gibi birini aldatmak ha? Yazık olmuş." Beni güldürmeyi başarmıştı bu söylediğine gülmem onu da güldürmüştü.
Elleriyle gözyaşlarımı silerken bana daha da yaklaştı kalbime yine ne oluyor? Ateş basıyor.
" Güzel gözlerine ağlamak yakışmıyor sen hep gül."
Söyledikleri o kadar güzel di ki ona sarılmak istiyordum ama yanlış anlamasından korkuyordum.
" Hadi kalk elini yüzünü yıka." Dediğini yapmak için ayağa kalktım o dışarı çıkacakken onu durdurdum.
Bakışlarını bana çevirdi gözleri çok güzeldi, yüzü mükemmeldi, saçları, dudakları ne oluyor bana?
" Teşekür ederim." Gülümseyip çıktı bense hayran hayran bakıyordum.
Sanırım... Ahh neyse.
Uzun bir bölüm oldu nasıl buldunuz bölümü?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MOONLİGHT TAE00K
Fanfiction" Pamuk prenses masalını bilir misin?" onu kafamla onayladım. "Senin hikayen de tıpkı onun gibi, gerçek aşk'ın senin bir insan olmanı sağlayacak." Nasıldı? " Bir insan'a gerçekten aşık olursan ve ondan bir aşk öpücüğü alırsan geri kalan hayatında in...
