𝟖

3K 246 104
                                        

𝐓𝐡𝐢𝐧𝐤𝐢𝐧𝐠 𝐲𝐨𝐮 𝐜𝐨𝐮𝐥𝐝 𝐥𝐢𝐯𝐞 𝐰𝐢𝐭𝐡𝐨𝐮𝐭 𝐦𝐞
𝐁𝐚𝐛𝐲, 𝐈'𝐦 𝐭𝐡𝐞 𝐨𝐧𝐞 𝐰𝐡𝐨 𝐩𝐮𝐭 𝐲𝐨𝐮 𝐮𝐩 𝐭𝐡𝐞𝐫𝐞
𝐈 𝐝𝐨𝐧'𝐭 𝐤𝐧𝐨𝐰 𝐰𝐡𝐲

Draco yatağında oturmuş Harry ile olan fotoğraflarına bakıyordu. Her gün düzenli olarak yaptığı tek şey buydu.

Saatlerce onu inceliyordu çünkü her ne kadar Harry'nin her yeri aklına kazınmış olsa da bir saniye bile olsa onu unutmaya korkuyordu.

Gittiği günden beri aynıydı. Üç senedir doğru düzgün yemek yemiyordu, oldukça zayıflamıştı. Gülümsemeyi bile unutmuş gibiydi.

Sadece onu hatırladığında mutlu olabiliyordu ama sonrasında onun ne kadar kötü olduğunu düşününce bu mutluluğu geçiyordu.

Harry'nin babasının yaptıkları aklına geldikçe Harry için endişeleniyordu. Pansy onun bu sefer bulmaya yakın olduğunu söylediği için kaldığı yerden başka yere geçmişti.

Şu an Harry'e bir saatlik uzaklıktaydı. Yine de onunla arasında çok büyük bir mesafe varmış gibi hissediyordu.

Su içmek için ayağa kalktığında telefonunun çalmasıyla oraya döndü. Babasının aradığını görünce kalbi yerinden çıkacak gibi olduğu için  bir süre açamadı.

Babası onu acil olmadığı sürece aramayacağına söz vermişti. Üç senede sadece bir kere aramıştı onda da annesinin ölmek üzere olduğunu öğrenmişti. 

Şimdi de kötü bir şey öğreneceğini bildiği için telefonu açınca bir süre bekledi.

"Draco?" Babasının sesini duyunca burukça gülümsedi. Onların sesini bile çok özlüyordu. "Efendim baba?"

Babası derin bir nefes verince Draco kaşlarını çattı. "Harry'e her şeyi anlattım."

Draco bir an duyduklarını algılayamadı. Elleri titremeye başlamıştı. Onun adını duymak bile canını yakıyordu ama bu çok farklıydı.

Bir an ruhu bedeninden çıkmış gibi hissetmişti. Harry eğer öğrendiyse şu an çok kötü olmalıydı. "N-neden?"

"Cevapları öğrenmeye hakkı vardı Draco. Katil olan birinin yanında hiçbir şey bilmeden durması başından beri yanlıştı. Senin gitmen yüzünden kendini suçluyordu ve ikiniz de berbattınız."

Draco babasının haklı olduğunu biliyordu. Şu an tek düşündüğü kişi Harry olduğu için bunu pek konuşmamaya karar verdi. "Harry yanında mı?"

"Değil. Yalnız kalmak istediğini söyleyip çıktı. Çıkalı çok olmuyor."

Draco babasına ufak bir teşekkür ettikten sonra telefonu kapatıp hemen giyinmeye başladı. Eline gelen şeyleri giyip üstüne bile bakmadan evden çıktı. Zaten bakmasına da pek gerek yoktu, her şeyi ya siyah ya da yeşildi.

James'in ne düşündüğünün bir önemi yoktu. Harry'nin şu an ona ihtiyacı vardı. Koşar adımlarla aşağı inip bir taksiye bindi. Evlerinin adresini söyledikten sonra arkasına yaslanıp gözlerini kapattı.

Harry eğer şu an her şeyi öğrendiyse arkadaşlarıyla bile konuşmamış olmalıydı. O böyle birisiydi. Bir şeye bir süre kendi başına üzülür ağlar neyi olduğunu sorarlarsa ancak o zaman geçiştirerek cevap verirdi.

𝐖𝐢𝐭𝐡𝐨𝐮𝐭 𝐌𝐞 | 𝐃𝐫𝐚𝐫𝐫𝐲Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin