𝐓𝐡𝐢𝐧𝐤𝐢𝐧𝐠 𝐲𝐨𝐮 𝐜𝐨𝐮𝐥𝐝 𝐥𝐢𝐯𝐞 𝐰𝐢𝐭𝐡𝐨𝐮𝐭 𝐦𝐞
𝐁𝐚𝐛𝐲, 𝐈'𝐦 𝐭𝐡𝐞 𝐨𝐧𝐞 𝐰𝐡𝐨 𝐩𝐮𝐭 𝐲𝐨𝐮 𝐮𝐩 𝐭𝐡𝐞𝐫𝐞
𝐈 𝐝𝐨𝐧'𝐭 𝐤𝐧𝐨𝐰 𝐰𝐡𝐲
𝐓𝐡𝐢𝐧𝐤𝐢𝐧𝐠 𝐲𝐨𝐮 𝐜𝐨𝐮𝐥𝐝 𝐥𝐢𝐯𝐞 𝐰𝐢𝐭𝐡𝐨𝐮𝐭 𝐦𝐞
𝐋𝐢𝐯𝐞 𝐰𝐢𝐭𝐡𝐨𝐮𝐭 𝐦𝐞
𝐁𝐚𝐛𝐲, 𝐈'𝐦 𝐭𝐡𝐞 𝐨𝐧𝐞 𝐰𝐡𝐨 𝐩𝐮𝐭 𝐲𝐨𝐮 𝐮𝐩 𝐭𝐡𝐞𝐫𝐞
𝐈 𝐝𝐨𝐧'𝐭 𝐤𝐧𝐨𝐰 𝐰𝐡𝐲
O gün Harry ve Sirius bir süre daha dosyalara bakmışlardı. Harry az daha bayılacak gibi olmuştu. Teyzesinin ölümünü hatırlıyordu. Babasının her şeyi yapabileceğini düşünse de bunu yaptığına hala inanamıyordu.
Sonra Harry birkaç dosyayı alıp eve getirmişti. Normalde Draco'nun ablasının dosyasını getirmeyecekti ama Draco ısrar edince onu da getirmek zorunda kalmıştı.
Geldiğinden beri Draco ablasının fotoğraflarına bakıyordu. Harry onun çok üzgün olduğunu anlayabiliyordu. Ron, Hermione ve Pansy de birkaç tanesine bakınıp düşünmeye başlamışlardı.
"Teyzen olduğuna eminsin değil mi Harry? Baban neden böyle bir şey yapsın ki? Tom'un bunu isteyeceğini sanmıyorum." Hermione konuşunca Harry ona döndü.
"Ben on yaşındaydım. Annem bir gün eve çok üzgün gelmişti ve ablasıyla kavga ettiğini söylemişti. Neler olmuştu bilmiyorum ama annem o kadar üzgün diye babam çok sinirliydi. İki hafta sonra teyzemin öldüğünü öğrenmiştik zaten."
Harry anlatınca Ron öksürmeye başladı. Sonra kendine gelince Harry'e döndü.
"Harika! Baban katil ve takıntılı bir sapık. Biz de onunla uğraşıp onu hapise sokmaya çalışıyoruz. Hapise girecek ve sonra çıkıp hepimizi öldürecek. İlk senden başlayacağına eminim Draco. Ya da sen ilk olabilirsin Harry. Umarım ben son olurum."
Draco ona göz devirip ablasının dosyasını kapattı. "Bu kadar korkak olduğunu bilmiyordum Weasley. Ben ölmediysem sana bir şey olmaz merak etme."
Harry hemen Draco'ya sarılınca Draco onun kokusunu içine çekti. Onu sakinleştirebilecek tek kişi Harry'di. Kapı çalınca ikisi de ayrıldılar.
"İşte James'in adamları geldi kesin. Ben sizi tanımıyorum." Ron konuşa konuşa kapıya ilerleyince delikten bakıp gelen kişiyi görmesiyle göz devirdi. Sonra kapıyı açıp memnuniyetsizce gülümsedi.
"Bir bu ruh hastası eksikti gerçekten!" Blaise ona gülümseyip içeri geçti. "Bana bayıldığını bu kadar belli etme Weasley."
Ron "Hah! Sana mı bayılacakmışım, rüyanda bile göremezsin Zabini." diyince Blaise kapıyı sertçe çarparak kapattı.
Sonra Ron'un üstüne yürümeye başlayınca Ron geriledi. "Ne oldu? Bu ruh hastasından korkuyor musun yoksa?"
Blaise sırıtarak konuşunca Ron gülümsedi. "Senden korkan senin gibi olsun."
"Sen benim kadar harika olamazsın." Blaise konuşunca Ron kahkaha attı. "Senden daha harika olduğum içindir o."
Blaise onun kahkaha atmasıyla göz devirdi. Sonra Ron'a doğru eğildi. "Sen var ya,"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐖𝐢𝐭𝐡𝐨𝐮𝐭 𝐌𝐞 | 𝐃𝐫𝐚𝐫𝐫𝐲
Fanfiction[ No Magic ] "İnsanlara zayıf yönlerini göstermesi aptallık olurdu. Draco da onun tek zayıflığıydı. Ya da o gittiğinden beri zayıf hissediyordu." | Without Me - Halsey |
