Yürüyen Ego

594 28 5
                                    

Hikayemi okuyan çok az kişi var ama ben hala artar ümidiyle yazmaya devam ediyorum. Sizleri seviyorum canlar :**

Ve beni uyandıran o şey. Gerizekalı Doğukan beni uyandırmak için napıyor yav. Bundan daha güzel uyandırma türleri var Dodooooooo. Ndn bn ndn hp bn.ss modlarina girdim yav. Ya uyku ya bu uyku. Gerizekalı benim odamdaki duşa girmiş. Üstüne üstlük birde bağıra bağıra ankaranın bağlarını söylüyorrrr. Sesi güzel olsa içim yanmıcak.

"Doğukaaaaan gerizekalı öküzzzz hadi çık artıkk" diye cırlayarak sesini kesmeye başardım. 10 dk sonra çıktı.

"Seni uyandırmayı başarmışım. Yapmadığım yöntem kalmadı lan saat 4 oldu. "

"Olamaz Dodoooğğ naptın sen ? Daha çok erken daha ben 7'ye 8'e kadar uyurdum. Kendimi şuan 5 çocukla ortaya bırakılmış hamile kadın gibi hissettim."

"Tamam Kainat kes sesini de hadi kahvalti pardoon akşam yemeğimizi yiyelim"

"Tamam be sen hazırla ben bi duş alıp geliyorum. "

Duşumu alıp aşağı indimm. Immm mis gibi pizza kokuyor. Tabi Dodocuğumda başka ne beklenir ki. Mal sıpa yav nasıl seviyorum.

"Bende zannetmiştim ki bana yemek yapacak."

"Hahahaha güldürdün Kainat. Sen bile yemek hazırlayamazken benden bekleme ahahaha" hala gülüyor ya.

"Tamam be yüzüme vurma hadi çok acıktım. Ice tea versene."

"Hıım Kainat"

"Ne bok yedin yineeeğğ"

"Ice tea almayı unuttum." 

"Puhağğ." Ağzımdakilerini yüzüne tükürdüm. Ice teasiz yemek yedigimi hatırlamıyorum.  Tabi bunun üstüne beni çok kötü şeyler bekliyordu.

"Kainaaat bittin sen kızım"demesiyle ben ışık hızıyla üst kata uçtum. Tabi öyle bi koşuyordu ki beni yakaladı yatağa yatırıp gıdıklamaya başladı.

"Doğukan hahaahha tamam hahaha özür hahha dilerim hahah " öyle bi gıdıklıyorduki camış. Baya bi güldükten sonra kapının çalmasıyla gıdıklamayı kesti. Kimdi beni kurtaran bu mümin karşim. Beraber kapıyı açmaya gittik. Kapıyı açmamla şaşırmam bi oldu. Ee bu o gün bana adres soran 'Yürüyen Kaya'ydı. Nasıl bulmuştu ki ?

"Merhaba rahatsız ediyorum kusura bakmayın. Ben Kainat'a bakmıştım. " demesiyle 'benim ismimi nerden biliyor ? Burayı nasıl buldu ?' gibi sorular beynimde yankılanmaya başladı.

"Buyrun benim. Siz nasıl buldunuz beni ?"

"Bunun bi önemi yok Kainat laf kalabalığı yapmaya da gerek yok. Ben sadece o gün benim mükemmel görünüşümü unutmayadığın bilerekten sana bi teşekkür hediyesi getirmek istedim. Al bu senin" dedi. Tabi kendini beğenmesi benim sinirimi hoplattı.

"Arabaya nasıl sığıyorsunuz siz ya. Egon ve sen ?" dememle bozuldu. Ve bir şey söylemedi. Ne söylebilir ki zaten. Ego yığınından başka bişey değilkii. O bir şey söylemeyince bende "teşekkür etmene gerek yoktu hediye için sağol" dedim ve kapıyı yüzüne kapattım. Doğukan bişey anlamadığı için 'Ne bokum dönüyor burda ?'bakışı attı.

"Yok bişey ya."

"Kim bu çocuk ?"

"Ya o gün seni beklerken bana adres sordu. Ve adreste bizim evin adresiydi. Ben o evde yaşamıyormuşum gibi evi tarif ettim ve çocuk gitti." O da benim verdiğim tepkiyi verdi. Neyse ben hediyeyi çok merak ediyordum. Içeriye hediyeyi açmaya geçtim.

INTIKAMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin