"Dün gece nerdeydin? Kütüphanede bulamadim seni" Cedric ben koridorda yürürken yanıma gelmişti.
"Profesor Lupin bana ders çalıştırıyordu." Iyi salladin kiz aferim.
"Çantanı tutmamı ister misin? Ağır duruyor."
"Yok hayir ben taşıyorum." diyip çantamın kulbunu düzelttim.
"Vay vay vay... Küçük Potter ve sevgilisi." Draco yolumuzu kesti, "Laflarina dikkat et Malfoy!" Draco ya doğru yürürken Cedric beni durdurdu. "Değmez bile." diyip beni geri cekmeye çalıştı.
"Uuu" Draco yüzüne sinir bozucu bir ifade takındiginda muzipce gülümsedim ve biraz daha yakınlaştım. Saçımdaki asaya uzanıp bahçeye doğru küçük bir büyü yaptım.
Draco bir adım geri cekilince gülümseyip asami tekrar topuzuma sıkışırdım. Istedigimi almıştım.
"Bir daha bana o kadar yaklasmaya kalkma!" diye bağırdı, cevap bile vermeden yanlarından yürüyüp gittim.
Cedric bana yetiştiğinde "O neydi öyle?" dedi, "Bak bakalım burda ne var?" dedim ve küçük parşomen kağıdını gösterdim. "Bakalım Iksir dersinde bu olmadan ne yapacak." kağıdı cebime sıkıştırıp gülümsedim.
Avluya dogru bakarken uzaktaki kurt köpeğini gördüm, direkt olarak bana bakıyordu.
"Şimdi gitmem lazim, hoşçakal!!" diyip Cedric in yanindan ayrildim ve avlunun çıkışına doğru ilerledim.
"Ashildr?" etrafa bakındım köpek etrafta değildi ama arasinda bulundugum agaclarin onumde olanından hisirtilar geliyordu. Kafami kaldırıp baktığımda Ashildr bana gülümsedi ve önüme dogru atladi.
"Sirius seni görmek istedi."
"O hala burda mı?" diye sordum, "Evet, yarın akşam ayrılıyoruz."
"Nereye?"
"Güvenli bir yere gideceğiz. Endişelenmeye gerektirecek bir sey yok."
"Öyle diyorsan..."
***
"Bugun nerdeydin? Derslere de girmedin?" Harry sordu, ben ise ortak salondaki koltuga uzanmış kitabimi okuyordum. Ne hakla beni bölersin!
"Isim vardıı" diye gecistirdim, "Iksir dersinde Malfoy sürekli senin hakkında söyleniyordu.. Ona bir sey mi yaptin?" diye sordu Ron.
"Hayır..." gozlerimi kitabımdan ayırmadan cevapladım.
"Yakında eve döneceğiz, toplanmaya basladın mı?" diye sordu Harry.
"Yani... çok da değil. Burda kalsak ne olur ki!" kitabı kenara bırakıp ayaklarımı koltuktan indirdim ki Harry de yanıma oturabilsin.
"Dumbledore buna asla ve asla izin vermez! Hem okul baslamadan Quidditch Dünya Kupasına gideriz diyorduk..." Ron tekli koltuga oturdu.
"Gideriz tabii." diyip gozlerimi devirdim, "Hiç keyifli değilsin" Hermione de diger koltuğa oturdu.
"Değilim çünkü o cadaloz kadının yanına dönmek is te mi yo rum!"
"Ama zorundayız..."
"Veya!" diyip ayaga kalktım ve daha sonra tekrar oturdum. "Ne oldu?" diye sordu Harry. "Bi fikrim var." diyip tekrar ayaga kalktım.
"Ne pekii?" diye sordu Ron.
"Eğer başarırsam öğrenirsiniz." dedim ve kapiya doğru ilerledim. "Saat 10 a geliyor. Acele et!" diye bagirdi arkamdan Hermione.
"Tabii." diyip gülümsedim.
Koridorlarda hızlı hızlı ilerledim, sola döndüm ve 3. kata gidebilmek icin merdivenleri kullandim.
"Bu saatte ne yapıyorsun Potter!?"
"Sen niye her yerden fırlıyorsun öyle!" diyip gülümsedim, Malfoy aslında cok da ciddiye alınacak biri degildi. Kendi kusurlarini saklamak icin hep baskalariyla dalga gecen tipin tekiydi.
"Komik bir sey mi var!" diye bagirinca neredeyse asama uzaniyordum ki Profesör Lupin aciga cıktı.
"Bayan Potter? Bir sorun mu var?" diye sordu, "Hayır, hayır..." elimi indirip sahte bir gülümseme takındım "Ben de tam sizin yanınıza geliyordum."
"Bay Malfoy lütfen ortak salonunuza dönün saat 10 a geliyor. Biliyorsunuz öğrenciler geç saatlerde okulda dolaşamaz."
"Huh" Malfoy yüzüne tiksindigini ifade eden bi hal takındı ve bizden uzaklaştı.
"Biz bu yazı seninle geçirebilir miyiz?" diye sordum, "Anlamadim?" diye sordu Profesör Lupin, "Diyorum ki, biz Dursley lere göndermesen okul acilana kadar seninle kalsak? Nooooolur." yarim agiz gülümseyip gözlerimi tatlı tatlı kırptım.
Profesör Lupin bi süre bana bakakaldı ve "Tabii." dedi, gülümsemesinde kocaman bir burukluk olduğu metrelerce öteden anlasiliyordu.
"Harika!" gülümsedim ve bir adım ileri attım, sarılmak istemiştim.
"Gel buraya." diyip gülümsedi ve bana sarıldı. Garip bir histi, Harry dışında birinin bana sarılması...
"Şimdi gitmelisin. Yoksa ceza alırsın." dedi ben de geri çekildim ve ortak salonumuza gittim.
Odama çıkıp yatagima dogru ilerledim, tam sessizce bunu başardım derken Ginny ışık saçan asasını bana doğrulttu "Nerdeydin?" diye sordu.
"Herkes başıma anne baba kesildi he!" diyip gulumsedim ve yatağıma girdim "Profesör Lupin le konuştum."
"Ne hakkında?" diye sordu ve kaşlarını kaldırdı.
"Profesör Lupin... Babamın arkadaşlarından biriymiş." diyip bas ucumdaki defteri aldim ve resmi uzattım. "Remus Lupin." diyip resimde yüzü çizik olan adami gösterdim. "O benim vaftiz babam." diyip gülümsedim.
"Harry'ninki?" diye sordu, "O... Sirius Black-"
"Ne!?"
"Dur hemen yükselme! O suçsuz, bütün suç Peter'ın" diyip fotoğraftaki dişlek ciliz çocuğu gösterdim.
"Emin misin?" diye sordu, "Eveeet" diyip resmi elinden aldım ve defterimin arasina geri koydum.
"Senin adına sevindim." dedi daha sonra ben yatagima girdim.
"Nox."
Kitabı unutmuş olabilirsiniz öküz olup yılda 1 bölüm attığım icin ama cok da şey yapmayın devam edin yani :D
Hobss bb
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İkiz Potterlar
Fanfic"Yani siz babamı taniyordunuz? Değil mi? Onunla ayni zamanda okumustunuz." Hayran kurgu olduğu için bazı karakterler kitapta olduğundan farklı, küçük ya da büyük, ve kendi oluşturdugum karakterler var
