(J)
"Yemin ederim, mahvedecek beni."
Taeyong'un sızlanmaları kulağımı doldururken bir yandan da bakışlarımı Taeil'den ayırmıyordum sarhoş olmaması adına. Hemen çaprazımda ise Yukhei, dalgın hâlde önündeki bardakları peş peşe deviriyordu.
Ben ise, gece yarısını çoktan geçmemize rağmen ilk kadehi bitirememiştim.
Parmaklarımın arasındaki dalın aniden ortama dahil olan Jaehyun tarafından kapılmasıyla yeniden yarısı dolu olan kadehi kavramıştım.
"Sızlanma Taeyong, kıza gay olduğunu söyle ve siktir et."
Taeil'in aptal önerisine göz devirmiştim yalnızca.
"Taeyong, o saçmalıyor. Hiçbir şey söyleme."
Jaehyun'un yanına yerleşen Yuta'nın sözleriyle ufak bir kahkaha atmıştım.
Seulgi, Chittaphon ve Taeyong'u net bir şekilde basmıştı.
En azından, iki yarı çıplak adamı soyunma odasında öpüşürken görmesi yeterince açıklıyordu sevgilisinin yönelimini.
Jaehyun'un umursamazca küllüğe bastırdığı dala bakmıştım. Yine aynı umursamazlıkla Yuta'ya dönmüştü.
Aralarında geçen konuşma az çok anlaşılıyordu ve mevzunun hâlâ Yuta'nın sakat ayağı olduğu netti.
Göz ucuyla Taeil'i kontrol etmemin ardından oturduğum yerden kalkmıştım.
Düşüncelerimle baş başa kalmak istiyordum fakat bu gürültüde pek mümkün değildi bu.
Taeyong'u ve stresini geride bırakarak ısrarlarıma rağmen kapamadıkları kapıdan dışarıya çıkmış ve ardından sertçe çekmiştim.
Yarınki maç için herkesin bu derece gevşiyor oluşuna anlam veremiyordum. Zaten mantıklı kullanamadıkları beyinlerini bir de alkolle uyuşturuyorlardı.
Maç dert değildi, bu kez karşı takım oldukça amatördü.
Zaten, maçı düşünen kimdi ki?
Herkes, maça gelecek kişileri düşünüyordu yalnızca.
Ben de, tabii.
.....
"Taeyong, gevşe biraz. Ben onunla konuşacağım."
Chittaphon'un sesi soyunma odasına dolmuşken herkes bir yandan üzerini değiştiriyor, diğer yandan mevzuya dahil olmak adına çabalıyordu.
Chittaphon elini Taeyong'un yüzüne yaslamış ve sakinleşmesi adına bir şeyler söylüyordu.
Bu çocuğu daha önce bu kadar stresli görmemiştim.
Önceden yaşadığı uzun süreli ayrılık senfonisi yüzündendir diye düşünüp, üstelemiyordum. Sırf bu yüzden bir kadınla birlikte olmuştu, ancak yine nakavt olan kendisiydi.
Ayağıma geçirdiğim ayakkabılarımı da bağlamamın ardından ayaklanmıştım.
Kalkmamı fırsat bilerek yerime hızla yerleşen Yuta, hemen yanındaki sevgilisine basit bir öpücük vermiş ve ellerini omzuna yaslamıştı. Sert hareketlerle masaj yapıyordu.
Jaehyun'un mırıldanmalarından ve yüzündeki arsız tebessümünden zevk aldığı oldukça belliydi.
Aniden üstsüz bir şekilde aramıza dalan Yukhei'ye odaklanmıştı herkes.
Ancak dikkat çeken şey formasının olmuyor oluşu değil, yüzündeki aptal gülümsemeydi.
DongYoung'ın sorgusuna karşılık yere oturmuştu öylece.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
about last night | johnmark
Teen Fiction"herhangi biri, dün gece üzerimde olan kişi olabilirdi."
