"Taeil gel ve beni-"
Elimi hızla Hyuck'un ağzına kapamıştım. Cidden bu çocuğun amacı insanların maç yerine bizi izlemesi miydi?
Ve bu durumun tek sorumlusu Taeil'in durmadan attığı basketlerdi.
Arkadaşım oturduğu yerde sayısız kez kıpırdanmışken yorgunlukla bir nefes verdim. Zorla getirildiğim yerden hoşlanmasam dahi çekişmeli durum ilgimi kazanmayı başarmıştı. Ben de maça odaklanmıştım.
Yani, maçtaki oyunculara.
Pekâlâ, bir süredir yalnızca John'a.
İncelediğimi bağdaştırmaya çalıştığım bir beden vardı aklımda. Ancak ne zihnimdeki oldukça netti, ne de bakışlarımı çekemediğim adamın bedeni.
Son periyoda girmiştik artık ve maç, bizim çocukların elinde gibi görünüyordu.
John durmadan asist yapıyor ve topu kavrayıp baskete götüren uzun süredir Taeil oluyordu.
Bu çocuklar hakkında herhangi bir fikrim olmasa kendilerini kanıtlamaya çalıştıklarını düşünecektim.
Taeil bu kez potadan uzaklığını fırsata çevirerek topu Yuta'ya yollamış, bakışlarını gergin bir şekilde takım arkadaşında dolandırmaya başlamıştı.
Bu çocuğu istemeden ebeveynlerimle bağdaştırıyordum.
Yuta topu oldukça rahat bir şekilde ilerletirken üzerinde kurulan ani pres herkese oyunun daha bitmediğini hatırlatmıştı. Karşı takımdaki oyuncu Yuta'nın elindeki topu almak adına hamlelerde bulunuyordu. Jaehyun, pick yapmak adına her ne kadar adamın önüne dikilse dahi sollanarak köşeye savrulmuştu.
Aynı şey, kısa sürede Yuta'nın da başına geldi.
Yuta'nın kısa bir an ellerinden kaçırdığı topu kavrayarak sert bir omuz darbesiyle onu yere yıkmak adına itmiş, Yuta'nın dengesizce ayakta kalmak için yaptığı hamlelerdem hoşlanmamış olacak ki bu kez dirseği ile sert bir hamlede bulunup yerle bir etmişti onu diğer oyuncu.
Yuta'nın yere savrulan bedeninin ardından Jaehyun'un oldukça yüksek bir şekilde küfür etmesi ve Yuta'nın yanına koşması bir olmuştu. Pekâlâ, sanırım derinlemesine rekabet yeni başlıyordu.
Hakemler kısa sürede müdahale etmişti fakat Yuta'nın yerinden çıkan bileğine karşılık oyundışı edilmesine kimse bir şey yapamamıştı tabii.
Bunun sonucunda Jaehyun'un öfkesi gittikçe mimiklerine yerleşmiş, tüm maç boyunca sevgilisini yıkan adamı süzmüştü.
DongYoung ile maç devam etmişti ve kısa sürede yenmişlerdi beklenildiği gibi.
Jaehyun'un son dakikalarda hırsla aldığı on sekiz sayı sayesinde fark oldukça artmıştı ve kendi rekorlarını hızla geçmişlerdi.
Ancak kimsenin yüzünde tatmin olmuş bir ifade sezemiyordum.
......
"Gördüğüm en iyi kısa forvet sensin DongYoung!"
Jungwoo'nun heyecanlı sesi koridoru doldurmuşken bakışlarım Hyuck'un üzerindeydi.
Kesinlikle iyi değildi.
Ancak bugün için hakkı vardı buna.
Omzumu omzuna vurduğumda olduğu yerde sarsılmış fakat uzun bacakları sayesinde dengesini yeniden kurabilmişti. Bakışları tek bir noktaya sabitti ve o nokta buradan yaklaşık on metre ilerideydi.
Taeil'in endişesi oldukça belirgindi.
Tıpkı Jaehyun'un öfkesi gibi.
Salondan ayrılmadan hemen önce banklarda sarılı ayak bileğine aldırmadan Jaehyun'a sakin olması gerektiğini ve iyi olduğunu söyleyen Yuta'yı sayısız kez işitmiştik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
about last night | johnmark
Fiksi Remaja"herhangi biri, dün gece üzerimde olan kişi olabilirdi."
