5

148 16 0
                                    

2 ay sonra
Sonunda Sömestr tatili gelmişti. Jungwoo arada bir eski arkadaşlarıyla buluşuyordu ama havalar soğuktu ve evde kalmayı tercih ediyordu. Daha çok depresyonda gibi davranıyordu.

Kapüşonlusunu başına geçirdi. Kolasını alıp odasına çıktı. Gece iyice uyumak istiyordu. Zaten sömestr olmasına rağmen işleri vardı. En azından kısıtlı zamanını dinlenerek geçirmek istiyordu.

Yatağına girdi. Sevdiği bir kanaldan video açtı. Biraz daha içeri kayarak yatakta kayboldu neredeyse. Pipetle kolasını yudumladı.

Genç olduğu her halinden belli oluyordu. Her kızın aşık olduğu türden bir genç. Hatta Doyoung'un da aşık olabileceği türden.

Yalnız yaşamak çok sıkıcı gelmişti o an. Pipeti çıkardı ve içeceğini kafaya dikti. Bardağı komidine bıraktı. Yana uzanarak lambayı kapattı ve tamamen yatağa girerek uyudu.

^-^

Yatakta diğer yana döndü. Bedenine sarılı bedenin saçlarını okşadı. Ne yaptığının farkına vardı. Korkuyla gözlerini açtı. Aşağı bakmalı mıydı? Göğsünde yatan ona sımsıkı sarılmış kişiye bakmalı mıydı?

Ellerini kaldırıdı ve uykulu ama korkudan sonuna kadar açılmış gözlerini aşağı indirdi. Yüzü gözükmüyordu. Onu ittirdi. Bu Doyoung'du. İyi de buraya nasıl girmişti.

Doyoung huzurlu uykusundan uyandı. Gözlerini ovuşturdu.

"Nasıl girdin buraya?"

Doyoung, Jungwoo'yu yine kendine çekti.

"O güzel aklını yorma. Gel beraber uyuyalım."

Jungwoo itiyordu, Doyoung çekiyordu.

"Ne işin var benim yatağımda ya?"

"Seni özledim."

Sonunda küçüğünü kendinden uzaklaştırabilmişti.

"Nasıl girdin buraya?"

"Yan odanın camını açık unutmuşsun. Bu soğukta nasıl açık unutabilirsin? Üşüteceksin. Hem başkası tırmansaydı ne olacaktı?"

"Sen kimsin ki? Kapıdan giremeyecek kadar gereksizsen pencereden girme hakkını nereden buluyorsun?"

Doyoung, yine sabah sabah üzülmüştü.

"Beni kırıyorsun ama."

"Düzgün laftan da anlamıyorsun ama. Anlasaydın burada olmazdın. Şimdi çık evimden. Saçmalamayı da kes. Seninle görüşmek bile istemiyorum."

"Ama seni özledim. Sen uyusan seni biraz izlesem."

"DOYOUNG HALA SAÇMALIYORSUN. AMACIN NE? O KADAR PLATONİK İNSANIN ARASINDA SENİN GİBİ YAPAN VAR MI SANIYORSUN?"

"Jungwoo, güzelim. Benim platonik olmadığımı ikimiz de gayet iyi biliyoruz."

"Benden ne gördün de platonik değilim diyorsun?"

"Seni becermeme izin verdin Jungwoo."

"SANA SÖYLEDİM. O ÇOK BÜYÜK BİR HATAYDI. İKİMİZİN DE BAŞINI BELAYA MI SOKMAYA ÇALIŞIYORSUN. HAYATIMIZI BİR HEVES İÇİN Mİ MAHVEDECEĞİZ?"

"HEVES Mİ? BUNA HEVES Mİ DİYORSUN JUNGWOO? SANA OLAN DELİ GİBİ AŞKIMI GÖREMİYOR MUSUN? YANIP BİTİYORUM. SANA OLAN AŞKIMDAN ÖLÜYORUM. SAÇMA SAPAN ŞEYLERİ BİLE SADECE BİR İFADENİ GÖRMEK İÇİN YAPTIM. BU KADAR UĞRAŞTIĞIM BİR ŞEY NASIL SADECE BİR HEVES İÇİN OLABİLİR?"

Birbirlerine bağırarak konuşuyorlardı. Doyoung sinirle yataktan kalktı. Bu adam sürekli hayatları mahvolacak diye kalbini kırıyordu. Tüm hayatı, tüm dünyası oyken bundan nasıl böyle bahsedebilirdi?

Gizli Hayran ~Dowoo~Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin