Sinir

17.6K 875 777
                                        

Dumbledore: 1 hafta sonra geçiş yapabilirsin arkadaşlarınla vedalaş
Diana: peki

Dumledore'un yanından ayrılıp bahçeye çıktım ve titrek bir nefes verdim. Bunu yapmaktan nefret etsemde bir kez olsun kendimi düşünmem lazımdı. Araştırmalarıma göre Fransız büyücüler muggle doğumluları daha çok ön planda tutuyorlarmış çünkü iki safkandan kesin olarak bir büyücü çıkacağı için iki muggleın çocuğunun büyücü olması %8 ihtimalmiş işte bu yüzden safkanlıktan çok muggle doğumlular el üstündeymiş.
Bu bilgi az da olsa beni mutlu ediyordu sonuçta artık aileme hakaretler edilmeyecekti sanırım tek iyi yanı da buydu.

Biraz daha bahçede kafamı dinledikten sonra ayaklanıp odama geçtim.

B.N : Dumbledore'un odasına neden gittin ?

Diana : Son kararımı söylemek için

B.N : Ne dedin peki ?

Diana : Kararım kesin ve geri dönmeyi düşünmüyorum.

B.N : Hala gidebileceğini düşünüyor musun cidden ?

Diana : Evet, gideceğim ve senin bu ukala tavırların sadece bir konuşma olarak kalacak

B.N : Çok safsın güzelim :)

Telefonumu bir köşeye attım ve düşünmeye başladım.

Pansy'e ne diyecektim peki ya Theo en yakın arkadaşım ona ne diyecektim ? Acaba bir mektup bırakıp gitsem ? Yok ya daha çok üzülürler olmaz, o zaman yarın akşam ikisini de  karşıma alıp konuşmalıyım en azından bir açıklamayı hakediyorlar.

Sabah kalktım ve rutin işlerimi halledip formamı giydim ama her yerde kravatımı aramama rağmen bulamadım derse geç kaldığımı farkedince koşarak sınıfa geçtim.

Diana: kusura bakmayın Profesör kravatımı kaybetmiştim onu aradım, gerçi yine bulamadım ama neyse..

Prof.Slughorn: önemli değil Bayan Bell bizde daha yeni başlamıştık, buyrun

Yerime geçtiğimde herkesin ikişerli gurup olduğunu ama bir tek Draco'nun tek başına kadığını farkettim.

Prof. Slughorn: Bay Malfoy sizin eşiniz yoktu sanırsam, Bayan Bell geldiğine göre lütfen yanına geçin ve başlayalım

Draco itiraz etmeden yanıma geldi ve yüzüme bile bakmadan malzemeleri hazırlamaya başladı.

Diana: Merlin ! Malfoy sakince karıştır şunu arkandan birisi kovalamıyor

Göz devirip sakince karıştırmaya başladı ama bu seferde tarifte yazan 2 kök meyan kökü yerine 4 kök koyuyordu.

Diana: tarifte 2 kök yazıyor yanlış yapıyorsun
Draco: hıhı tamam

Derin bir iç çekerek iki kökü koydu ve tekrar karıştırmaya başladı.

Son olarak Çiriş otunu koyuyordum ki elim Draco'nun eliyle birleşti, ikimizde çekerken benimki kazana değdi ve tüm iksir Draco'nun eline döküldü.

Draco: aghh !

Şok olmuş bir şekilde Draco'ya bakarken o ise elini tutup acıyla çığlık atıyordu.

.
.
.

Diana: off Malfoy ben çok özür dilerim gerçekten-
Draco: Merlin ! Artık özür dilemeyi bırakır mısın ?

Şu anda revirde Draco'nun eline sargı yapılıyor ben ise 67. özrümü diliyordum.

Diana: umm tamam o zaman geçmiş olsun tekrardan özür dilerim.

Revirden koşar adımlarla çıktım ve diğer derslere girmek amacıyla odamdan kitaplarımı aldım.

Akşam odamda oturmuş bizimkileri bekliyordum ki kapı çaldı, karşımda Pansy ve Theo endişli bir şekilde duruyordu.
İkisini de içeriye aldım ve kapıyı kapatıp yanlarına geçtim.

Theo: bak ben ciddi şeylere gelemem umarım kötü bir şey değildir.
Diana: sadece dinleyin tamam mı ?

İkisi de kafasını onaylar anlamda salladıktan sonra lafa girdim.

Diana: Biliyorsunuz ki kökenim yüzünden yıllarca aşağılandım tabi buna Slyherin olmam da çok büyük katkı sağladı... ama artık dayanamıyorum ailem hakkında söylenenler çok ağrıma gidiyir daha 1 hafta önce öldürülmeye çalıştım yani demek istediğim..

Derin bir iç çektim ve kafamı aşağıya eğerek devam ettim.

Diana: ben artık yapamıyorum
Pansy: kafanı kaldır 

Dediğini yaptım ve ikisinin de gözünün içine baktım, ağlamak üzerelerdi.

Theo: ne demek oluyor şimdi bu ?
Diana: g-gidiyorum
Pansy: hayır bak Diana halledebiliriz tamam mı ? Lütfen yapma bunu
Diana: denedim Pansy ama bu iğrenç insanların kan statüsü yüzünden daha fazla yıpranmak istemiyorum anlayın lütfen

Theo'ya döndüğümde gözünden ateş çıkıyordu, hiçbir şey demeden kapıyı çarpıp çıktı tabiki bizde peşinden gittik. Ortak salona geldiğimizde Theo Malfoy'un üstüne çıkmış deli gibi yumrukluyordu, diğerleri ise onu durdurmaya çalışıyordu yanına gidip kafasını kendime çevirdiğimde yüz kaslarının gerildiğini farkettim. Melin ?! Resmen gözü dönmüştü !

Diana: değmez..

Theo ayağa kalktı ve tüm Slytherinlilere hitap ederek bağırmaya başladı.

Theo: Diana gidiyor artık parti yaparsınız

Sonra da ordan ayrılıp erkekler yatakhanesine geçti.

Kalabalık yavaş yavaş dağılırken ben de odama çıkıp kendimi duşa attım ve günün yorgunluğunun üzerimden akıp gitmesini sağladım.

Üzerime sweat eşorfman çektikten sonra yatağa uzandım. Tam dalacağım sırada telefonuma gelen bildirim sesi tüm uykumu sömürdü.
Kimden geldiğine baktığımda şaşkınlığım tüm bedenimi sarmıştı.

Pezeveng Malfoy : Gitme..

Tam duygusala bağlicam sonu aklıma Draco'yu Pezeveng Malfoy diye kaydetmek geldi ve tüm ciddiyetimi yitirdim 😔

Not: sınır 18 volte

Fikirlerinizi belirtmeyi unutmayınnnn

Dignité / Draco MalfoyBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin