Dumbledore: nasıl öğrendin ?
Diana: gecenin bir yarısı kendi ofisiniz yerine boş bir sınıfta konuştuğunuz için olmasın ?
Sıkıntıyla bir iç çekti
Dumbledore: Sen doğduktan 2 ay sonra evinizde çok büyük bir yangın çıktı, alevler daha senin uyuduğun odaya ulaşmamışken muggle itfayecileri seni kurtarabildi ama annen ve baban... üzgünüm.
Göz yaşlarım yavaştan akmaya başlarken Dumbledorebdevam etti.
Dumbledore: Minerva senin varlığını oğlunun rüyasına girmesiyle öğrendi Londra'nın bütün yetimhanelerini araştırdık ama hiç bir iz bulamadık tabi o zaman evlat edinilmiş olduğunu bilmiyorduk.
Diana: peki benim olduğumu nasıl öğrendiniz ?
Dumbledore: geçen sene uçuş dersinde süpürgeden düşmüştün hatırlıyor musun ?
Nasıl unutabilirim ki Malfoy'un saçmalıklarından biriydi.
Tabi bunları söyleyemeyeceğim için başımı sallamakla yetindim.
Dumledore: karnında küçük bir kesik oluşmuştu Madam Pomfrey krem süreceği sırada Prof. Minerva bir şey sormak için revire gelmişti ve göğüs kafesinin altındaki doğum lekesini görmüştü orda anladı sen olduğunu çünkü aynısından babanda da vardı.
Diana: Profesör anne ve babamın adı neydi
Dumbledore: Anthony Mcgonagall ve Sandra Lupin'in kızısın
Diana: Remus Lupin benim dayım mı ?
Dumbledore: aynı zamanda da bir babannen var unutma
Diana: kusura bakmayın Profesör ama ben tesadüfen duymasaydım sizin bana hiç bir şey söyleyeceğiniz yoktu o yüzden kimseden beni sahiplenmesini istemiyorum ben hala Diana Bell olarak kalacağım.
.
.
.
Pansy: Merlin aşkına sen ciddi misin ?
Diana: hıhı
Theo: bu tabiki arkadaşlığımızı etkilemeyecek ama safkan olman senin için daha iyi, artık kimse sana kırıcı bir şey söyleyemecek
Diana: evet ama şu saatten sonra pekte umrumda değil
Pansy: nasıl yani ?
Diana: gidiyorum ya Pansy !
Pansy: ama muggle doğumlu değilmişsin yani seni üzen şeyler ortadan kalktı neden gidiyorsun ?
Diana: bir kere geçiş yaptım..
Theo: tamam ya üzmülmeyin hemen, son günlerimizi salya sümük ağlayarak mı değerlendiricez, bakın ne yapıcam şimdi size
Theo ayağa kalktı ve dolabımdan kendine etek seçip pantalonunun üstüne geçirdi sonrasında ise makyaj masama geçip dudağına kırmızı ruj yanakalarına da pembe allık sürdü.
Son olarak kapının kenarındaki topuklulardan birini ayağına geçirdi.
Biz Pansy ile yerlere yatarak gülerken odanın kapısı açıldı ve içeriye Draco girdi biz hala yerde kahkahalara boğuluyorduk ama Draco bizim aksimize çok ciddi bir şekilde Theo'ya bakıyordu.
Draco: Diana'nın odasında ne işin var !
Theo: bu da kıskandı hemen
Bizim gülmemiz iki katına çıkarken Draco akla pakla büyüsü ile Theo'yu eski haline getirdi sonra da bizim yanımıza gelip susmamızı sağlayan bir büyü mırıldandı.
Draco: aptal mısınız saat gecenin bir yarısı ?!
Diana: kes sesini zaten gülmekten karnım ağrıyor
Theo: ne vardı Malfoy ?
Draco: Diana ile konuşmaya kemiştim
Pansy: hadi Theo biz gidelim artık
İkisi de odadan çıktıktan sonra Draco'ya döndüm.
Diana: evet seni dinliyorum
Draco: hı ne dedin
Diana: diyorum ki neden geldin buraya ?
Draco: sohbet olsun diye
Dalga mı geçiyorsun mk bakışımı attıktan sonra kapıyı işaret ettim.
Diana: defol
Draco: hayır
Diana: senin benimle derdin ne hem safkanım işte dalga da geçemeyeceksin artık sal beni
Draco: işte her şey safkan olman ile ilgili zaten
Anlamayan gözlerle ona baktığımda sırıtarak yaklaşmaya başladı.
Diana: Napıyorsun ?
Yüzündeki aptal gülümsemeyi büyütüp beni duvarla kendi arasına aldı sonra da yüz hatlarımı incelemeye başladı.
Draco: kusursuzsun...
Diana: hadi ama beni bu sözlerle yatağa atabileceğini mi sandın ? Git ve başkalarında tatmin ol Malfoy
Draco: hayır, başkalarını istemiyorum
Diana: aaa tesadüfe bak bende seni istemiyorum
Boynuma yaklaştı ve sanki tüm kokumu içine çekmek istercesine derin bir nefes aldı.
Draco: Merlin! çok güzel kokuyorsun
Merlin ! Konuşurken dudakları boynuma değiyordu.
Diana: b-biraz geri çekil
Hala aynı pozisyonda burnunu boynumda gezdiriyordu.
Geriye çekildi ve gözlerime bakmaya başladı sonra bakışları dudaklarıma kaydı.
Draco: bir daha o kırmızı ruju sürme
Diana: emredersin tasma da tak istersen
Draco: onu başka şeyler için kullanmayı daha yararlı buluyorum
Diana: iğrençsin
Ellerimi göğüslerine bastırdım ve ittirmeye çalıştım ama hareket etmiyordu, belki de kendi silahıyla vurmam gerekiyordur
Sıkıntıyla iç çekip ellerimi boynuna doladım ve ensesindeki küçük saçlarla oynamaya başladım. Kulağı ve boynu arasında bir hizzada sıcak nefesim vermem onu titretmeye yetmişti.
Son kozumu oynayıp fısıltıyla konuştum.
Diana: neden bu kadar yaramazsın, Draco ?
Gözlerimizi birleştirdiğimde mavilerinin koyulaştığını gördüm. Küçük ama alaycı bır sırıtış attım ve hafifçe omuzlarından ittim, sendelemişti. Sanırım istediğimi almıştım.
Diana: git Malfoy
Boynuma yaklaşıp küçük bir öpücük kondurdu ve gitti.
Bir süre daha elim boynumda şaşkınca arkasından bakakaldım ama bir şekilde toparlanıp kendime geldim.
Pencereye siyah bir şeyin geldiğini farkettim ve camı açtım gittikçe yakınlaşınca anladım ki bu bir baykuştu. Ağzındaki mektubu aldım ve önüne bir kaç parça kraker koydum.
Çalışma masama geçip mektubu okumaya başladım.
Kızımıza,
Diana son mektubunda gitmek istediğini belirtmiştin ama sonraki yolladığın mektupta bu kararından vaz geçtiğini ve orda mutlu olduğunu yazmışsın, bu ani karar değişimine her ne kadar anlam veremesekte orada butluysan bizde mutluyuz kızım, kendine iyi bak
Annen & Baban
İyide ben öyle bir mektup göndermedim ki ?!
Bildirim sesi ile telefona döndüğümde sinirden patlamama sebep olacak mesaj ile karşılaştım.
B.N : Okulda kalma kararına çok sevindim :D
Not : sınır 20 volte
Fikirlerinizi belirtmeyi unutmayınnnn muah
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dignité / Draco Malfoy
Fanfiction+ Nefret çok güçlü bir kavramdır Malfoy, dikkat et aşka dönüşmesin - Kendini bu kadar önemseme bulanık ?! • Kendi kurgum
