Telefon sessizdi ne ben nede o birşey demedik ama arkadan gelen müziği duyduğuna emindim.
Sessizliği bozdu "Louis hala barda mısın".
Ne demem gerekiyordu sikeyim.
"Eve-" kelimemi bitiremeden dans pistinden birine çarptım ki bu çok normaldi onlar deli gibi dans ederken ben elimde telefonla oistn ortasında donmuş kalmıştım.Adamın bana deli gibi bağırmasıyla kendime geldim ve telefon hala açıktı.
"SİKTİR ÖNÜNE BAKSANA!" O kadar çok bağırdı ki Harry'nin duymama ihtimali yoktu.Birazdan yapacağım şeyleride duymaması için telefonu kapattım ve yine sinirime hakim olamayıp önümdeki iri yarı adamın yüzüne bir tane yumruk salladım.
Be diye böyle bağırmıştı ki iki çarptık diye?
Bana kimse bağıramaz!
Adam benden oldukça iri ve kaslıydı ve birkaç yumruktan sonra kendine gelip o da benim yüzüme vurmaya başladı.Gerçektende sert vuruyordu ve bende sarhoştum mantıklı düşünemiyordum işte.
Ben kendimi yerde bulunca tekme atmaya başladı ama batın güvenlikleri onu üstümden aldı. Acıyı hissedemeyecek kadar sarhoştum.Güvenliklerden diğerinde beni kollarına alıp dışarı çıkardı ama son anda yerden telefonumu almayı başarmıştım.
Karnıma aldığım darbelerden dolayı yürüyebildiğim söylenemezdi.Güvenlik beni barın arkasındaki karanlık ara sokağa bıraktı ve arkasına bile bakmadan gitti.yanımdaki duvara sırtımı yaslayıp oturdum ve dizlerimi karnıma çektim.Artık acıyı hissedebiliyordum. Kafamı dizlerime kadar gömüp ağlamaya başladım hiç bu kadar savunmasız olmamıştım.Hiç bu kadar zayıf hissetmemiştim.
Telefonum çalmaya devam ediyordu ve Harry olduğunu biliyordum susması için telefonu açtım ve ben konuşamadan o konuştu.
"Sarhoş musun!?"Evet.
"Ee..ben seni yanlışlıkla aramıştım y-yan-"
"Louis iyi misin sesin kötü geliyor" dedi endişeli bir ses tonu vardı ama neden benim için endişelenmişti ki daha önce kimse benim için endişelenmemişti.
"İyiyim" diyip telefonu yüzüne kapattım çünkü gelmesini istemiyordum, beni böyle görmesini istemedim.Ayrıca onunla dün tanışmıştık...
Ara sokakta oturmaya devam ettim çünkü kalkamıyordum. Sağ taraftaki karanlıktan gelen sesle irkildim.
"Louis!?"Siktir o mu gelmişti? Niye gelmişti ki?
Bişey söylemeden kalkmaya çalıştım ve sol tarafa doğru topallayarak yürümeyi denedim ve karnım acıyordu.Daha fazla yürüyemeyip yine duvarın kenarına çöktüm.Kafamı kaldırıp ona bakmadım ama bana doğru geldiğini ayak seslerinden anlayabiliyordum.
Sesler gittikçe hızlandı ve yakınlaştı yanımda olduğunu biliyordum.
"Siktir Louis bu halin ne" dedi evet kaşım ve dudağım patlamış olabilir abartılacak birşey yok ilk defa olmuyordu ki.
Yanıma eğildi ve kollarımdan tutup kaldırmaya çalıştı.Canım açıldığı için hafif bir ses çıkardım ve bunu fark etmiş olmalı ki "üzgünüm canını acıtmak istemem ama gitmeliyiz burda kalamazsın" dedi.
Niye beni bu kadar umursuyor anlamamıştım ama haklıydı burada kalamazsın çünkü gece yarısından sonra burada olursam ancak cesedim çıkardı. Bar arkasındaki ara sokaklar hep ölüm mekanıdır zaten ve kendi başımdan gidemeyeceğimi biliyordum.
Beni kaldırmasına izin verdim ve kolumu omzunun üstüne attı diğer eliylede belimden tutup düşmemi sağladı.Sokaktan çıktığımızda arabasının barın önünde park halinde olduğunu gördüm.
"Nereye gidiyoruz" dedim kısık bir sesle.
"Evime gidiyoruz bu halde parkta kalamazsın"
Hayır gitmek istemiyordum.
"Gerek yok ben otele giderim" çok güzel bahaneydi ama o da bende yanımda para olmadığını biliyorduk ve bu kadar sarhoşken evin yolunu hatırlayamazdım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
G-A-Y club// larry stylinson
Teen FictionLouis aldatılmıştı Harry ise geçmişteki tramvalarını yenmeye çalışıyordu.Louis girdiği clubta karşılaştığı ve onu aldatan sevgilisi Eleanor'dan intikam almak için altına aldığı çocuğa aşık olacağını bilemezdi ki. Louis aynı zamanda geçmişini geride...
