Bölüm 14

426 46 9
                                        

Bir önceki bölüme gelen oy ve yorumlar için teşekkürler.
İyi okumalar ❤️


Kim var orada?"

Louis çalılara elini sokuyordu ki, binadan aranın bittiğine dair sesler yankılanmaya başladı. Louis ellerini geri çekti, neredeyse Harry'nin yüzüne dokunacaktı. Zayn, Louis'nin kolundan tutup koğuşlara doğru çekiştirdi. "Haydi Louis." İkisi de arkasını dönüp gitti. Harry derin bir nefes verdi.

Ertesi gün olduğunda Harry pek uyuyamamıştı, bir türlü uykuya dalamamıştı. Sabah kahvaltısı yaklaşırken Liam uyandı, Harry'yi uyanık görmeyi beklemiyordu.

"Erkencisin." Harry kızarık gözlerini Liam'a çevirdi. Liam bunu görmeyi beklemiyordu, dalgaya vurdu. "Dün gördüklerinden sonra göz yaşlarını tutamadığını söyleme sakın. "Harry yastığını Liam'a fırlattı, tam kafasına isabet ettirmişti. "Tamam özür dilerim, sadece şakaydı." Liam yastığı Harry'e uzatırken konuşmuştu.

"Şakası bile bok gibi."

"Seni ilk kez birisine bu kadar takılmış halde görüyorum Harry. Uykusuz bırakacak kadar."

"İnan bana Liam, ben de sebebini bilmiyorum." Kahvaltı saatinin gelmesiyle kapılar açıldı. "Belki de aşık olmuşsundur hm?" Yemekhaneye doğru ilerlerken söyledi Liam. O sırada Louis'nin koğuşunun önündeydiler, içeride sadece Louis vardı ve uyuyordu. Liam'ın dediğini duymadı Harry, kısa bir süre izledi sadece, Niall açı çoktan yemekhaneye varmıştır diye düşündü ve Liam'a yetişmek için hızlandı.

Yemeklerini yerken Liam hala Louis hakkında yorumlar yapıyordu. O sırada Louis giriş yaptı yemekhaneye, fazla uyumaktan gözleri şişmişti, normalde küçük olan göleri şu an kocaman görünüyordu. Etrafa çekingen bakışlar atarak girdi yemek sırasına.

"İşte bunu kast ederiyorum." Dedi Liam, Harry anlamaz bir şekilde Liam'a çevirdi kafasını.

"Çocuğu gördüğün an senin için hayat duruyor sanki." Harry yemeğine odaklanıp cevapladı. "Sadece bir şeyler düşünüyordum Liam, kes şu zırvalıklarını."

"O'nu izleyerek mi?"

"Evet."

"Odağın Zayn sanıyordum."

"Hâlâ öyle."

"Ama gözlerin sürekli Louis'nin üzerinede." Harry tepsisini sinirle masaya vurup konuştu.

"Şu siktiğimin veledinin konusunu kapatır mısın artık!"

Liam gülümsedi ve gözleriyle Louis'yi işaret etti. Hary bakışlarını o tarafa çevirdi, Zayn ve Louis boş bir masaya doğru yürüyordu ve Zayn'in bir eli Louis'nin belindeydi. Masaya geçtiklerinde Zayn Louis'nin sandalyesini çekmesine yardım etti.

Harry kısık gözlerle izlerken Liam fısıldadı. "Artık Zayn'i neyle vuracağını biliyorsun." Harry sinirle gülümsedi.

○●○●○●

Louis sabah kahvaltısına kalkmak istemiyordu, biraz daha uyuyup öğlen yemek yemeyi düşünüyordu fakat erkenden açılan kapı bu planları bozdu. Louis kalkıp neler olduğuna baktı, gardiyanlar gelmiş Niall'ı götürüyorlardı. Louis endişeyle yataktan fırladı. "Nereye gidiyorsun Niall." Niall sıcacık gülümseyip cevapladı. "Bugün duruşmam vardı, oraya gidiyorum. Akşam yemeğinde gelmiş olurum, bana şans dile olur mu?" Louis Niall'a sarılıp şans diledi. Gardiyanlar onu kapıdan çıkarıp götürdüler. Louis de kalan zamanda biraz daha kestirmeyi düşündü, ama 10 dakika geçmişti ki kapı kahvaltı zamanının geldiğini haber eden anonsla açıldı.

Bir kaç dakika geçtikten sonra kalkıp yemekhaneye doğru ilerlemeye başladı. İlk kez Niall olmadan oraya gidecekti, ister istemez gerildi Louis. Son birkaç yıldır hiç yalnız kalmamıştı Louis, yanında hep onu koruyup kollayan birileri vardı. Buraya gelmeden önce Eleanor vardı yanında, nişanlısıydı o Louis'nin. Orta okuldan beri en yakın arkadaşlardı, ona yapılan zorbalıkları engellemeye çalışırdı hep. Her ne kadar ona karşı arkadaşlıktan öte bir şey hissetmesede Mark'ın zoruyla nişanlanmışlardı. Çünkü Eleanor zengindi.

PRISONER || LSHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin