Zaman o kadar çabuk ilerliyordu ki. Neredeyse çıkışımı yapalı 5 ay olmuştu. Bu 5 ay içerisinde, bir sürü ödül almıştım. Şarkım music showlarında birinci seçiliyordu ve daha önce hiç görmediğim kadar destek görüyordum ama fazla sevenim olduğu kadar bana gereksiz nefret gösteren ve benim erkek değilde kıza benzediğimi söyleyen çok insan oluyordu. Bu onlara göre sanırım bir insana kız gibisin deyince hakaret oluyordu.
Beni aşağılamak için kullandıkları sözlerdi bunlar. Çok tuhaftı oysa, kadın gibi olmanın, kız gibi olmanın neresi aşağılayıcıydı? Ben aksine, beni o kadar güzel gördükleri için gerçekten çok mutlu oluyordum. Babamla yaşadığım o kadar sene üzerine medyadan aldığım nefret gerçekten hiçbir şey değildi, alışıktım.
Nefretle yaşamayı herkesten en iyi ben bilirdim ve çok fazla sevenim olduğu sürece gerisi önemli değildi.
Gözümün makyajı bittiğinde sıra saçlarıma gelmişti. Saçlarımı da hallettikten sonra artık hazırdım.
Çıkış yaptığımdan beri şirkette daha fazla önemseniyordum. Her dakika bir şey isteyip istemediğimi soruyordu çalışanlar, menajerim olarak çalışan kadın ise her dakika etrafımda dolaşıyordu. Benim için elbette sorun değildi ama en azından boşu boşuna kendilerini yormamalıydılar.
Bugün ikinci şarkımın klip çekimleri vardı. Daha şimdiden bana albüm çıkartmak yerine single olarak ilerleyeceğimi söylemiştiler. Sonradan albüm çalışmalarına başlayacakmışız. Bugün klibin bir kısmını çektikten sonra onun evine gidecektim.
Beni arayıp birkaç saniye de onun evine gelmemi, albüm için çalışmalara bakacağımızı söyleyip telefonu suratıma kapatmıştı.
Telefonu cidden suratıma kapatmıştı, sikik herif.
Birkaç saat geçti. Harika bir iş çıkardığımı söyleyip beni arabaya bindirdiler ve daha öncesinde hesap sormak için geldiğim o eve ikinci defa geldim. Bu sefer iş konuşmak için.
Ne tuhaftı değil mi? nefret ediyorum onu ilk tanıdığımda, şimdi ise ona karşı ne beslediğimi anlayamıyordum.
Kapıyı açtığında, bana hoş geldin demeye tenezzül bile etmeden içeriye geçti.
''Kapıyı arkandan kapatırsın.'' demişti sadece. Gözlerimi devirerek kapıyı sertçe kapattım. Gözleri bir anlığına bana kaydı ve sabır dilercesine kafasını yana eğmişti.
''Birazcık insan ol diyeceğim sana ama seni de zora sokmak istemiyorum, hayvan gibi davranmayı ne zaman bırakırsın tahminen?'' hiçbir şey demeden masaya oturdu ve karşısındaki yeri işaret etti.
''Fazla kaşınıyorsun, o diline sahip çıkman gerektiğini öneriyorum Jimin.
Kes sesini ve geç otur.'' her zamanki samimiyetini üstünde taşıyordu. Somurtarak gösterdiği yere oturdum. Bana geceye kadar defalarca, şarkılarda nasıl söylemem gerektiğini, hepsinin ne konularda olduğunu, kliplerin nasıl olacağını anlattı durdu.
Saat gece yarısını geçerken, uykusuzluktan ölecek gibi olsamda umrunda değil hala anlatmaya devam ediyordu aptal herif.
''Yeter artık.'' diye mırıldandım. Kafamı masaya yaslarken.
''Uyumak istiyorum, çok yoruluyorum, hiç dinlenemiyorum.'' derince esnedim. Gözlerimi kapatıp kolumun üzerine yaslarken onun da sesini duymuştum.
''Kendini bu kadar yoran sensin, her şeyde iyi olmana gerek yok.'' nasıl yoktu? iyi olmazsam kimse beni sevmezdi.
Gözlerimi ovarken kafamı iki yana salladım.
''Her şeyde iyi olmak zorundayım, yoksa kimse beni sevmeyecek.'' sandalyesinin geriye çekildiğini hissettim. Kafamı masadan kaldırdığımda bana doğru geliyor olduğunu fark etmiştim.
''Kalk, uyumaya git.'' dedi sandalyemin arkasına hafifçe vururken.
Oturduğum sandalyeden ayaklanarak hemen ellerimi şıklatarak ayılmış gibi yaptım.
Şimdi kalçamı masaya yaslamıştım.
''Tamam!, uykum yok. Çalışmaya devam edelim, daha kalmıştı.'' saçları gözlerinin üstüne düşmüştü.
Üzerinde beyaz bir tişört, altında ise gri bir eşofman vardı. Onu hep takım elbiseyle gördüğüm için böyle görmek biraz tuhafıma gitmişti.
Eve girdiğimden beri, ona bakmak anca aklıma gelmişti.
Çok yakışıklıydı. Gördüğüm bütün herkesten daha yakışıklı ve seksiydi.
Üzerindeki beyaz tişörtle bile çok çekici gözüküyordu.
''Jimin.'' dedi önümde yerini alırken. Ellerini iki tarafımdan masaya yasladığında şimdi elleri arasında sıkışıp kalmıştım.
''Yarın tekrardan en iyisi olmaya hazırlanabilirsin, ama şimdi uyuman gerek güzelim.'' gözlerim hitap şekliyle açıldığında, yanaklarımın yavaş yavaş kızarmaya başladığını hissediyordum.
Beni utandırmıştı, küçük bir hitapla bile. Kafamı yavaşça aşağı yukarı salladım.
''Tamam, uyuyacağım.''
''Şimdi ben gideceğim, birkaç saate kalmadan geleceğim.'' baş parmağıyla yanağımı okşamıştı. Sanki benimle küçük bebeğe konuşurmuş gibi konuşuyordu.
''Güzelce uyu.'' ve beni onun evinde yalnız başıma bırakıp gitti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Big Star ℘ JiKooK
Fanfic''Beni yoktan var mı edeceksin yoksa?'' ''Yepyeni bir Jimin yaratacağım Park, herkes sadece senin ismini fısıldıyor olacak.''