Bölüme yorum yapmayı ve Oy atmayı unutmayın.💅
Umarim önce ki bölümün yorum sayısını geçer😈🪚
Yazım yanlışları oto klavyeden kaynaklıdır!
İyi okumalar.👁👄👁
Diago endişeli bir şekilde Marcel'in yanına giderek "Black'ler bütün cadıları, Davina'yı da götürmüşler."
Marcel elinde ki içki dolu bardağı Diago'nun kafasına atarak ayağa kalktı. "Sadece bir işiniz vardı! O da Davina'yı saklamak. Şimdi Davina elimizde yok ve şehir birden Black'lerin istilası altında!"
Diago derin bir nefes alarak "Onlarla savaşabiliriz, bir vampir ordun var." Marcel sinirden gülerek "O aptal vampirler daha kökenleri bile alt edemezken evrenin en güçlü cadı tarikatını mi yiyeceklerini sanıyorsun?!"
"Eğer köşede beklemeye devam edersek şehri kaybedeceksin Marcel!" Marcel ensesini kaşıyarak oda da tur atmaya başladı.
Aklına gelen fikirle gülümseyerek "Şehri elimde tutmak için Black'leri yanıma çekmeliyim. Klaus onlarla anlaşma yapmadan önce benim onlarla anlaşma yapmam gerek."
Diago kaşlarını çatarak "Klaus bu durumdan haberdarsa çoktan Black'lerin başıyla konuşmuştur." Marcel iç çekerek "Haklısın ama konuştuğu kişi Black'lerin başı olduğunu düşünmüyorum."
"Black'lerin lideri Diana şu an New York da, büyük ihtimalle Diana'nın bu saldırı için görevlendirdiği bir cadıyla konuşmuştur."
Diago kafası karışmış bir şekilde "O zaman ne yapacaksın?" Marcel kalktığı koltuğa geri oturarak "Kökenleri ve Orleans da ki Black'leri yöneten kişiyi akşam yemeğine çağıracağım. Hazırlıklara başlayın, her şey mükemmel olmalı!"
Love, çayından bir yudum aldığında Elijah "İyi hissettiğine emin misin?" Uyandığından beri 'iyi misin?' , 'dinlenmelisin' , 'iyi olduğuna emin misin?' Yüzlerce kez bu tarz sorular sormuştu.
Love iç çekerek bıkkın bir şekilde onu başıyla onayladı. 'Aslında bok gibiyim ama bunu dersem beni kucağına alıp şifacılara götürmenden tırsıyorum.'
Ona karşı ilgili olması hoşuna gidiyordu ama bir saattir kuyruğu gibi peşinden ayrılmıyor ve aynı soruları üst üste soruyordu.
Vücudunda ki dayanılma ağrı yüzünden sakin kalmak için kendini sıkmaktan nefes alamayacak hale gelmişti.
Rebekah gözlerini devirip "Elijah sakin ol!" Klaus viskisinden bir yudum alarak "Boşver Rebekah, onurlu abimiz sevgilisinin diğer sevgilileri gibi kollarında ölmesinden korkuyor."
Elijah kaşlarını çatarak "Niklaus!" Onu uyardı. Klaus gülerek omuzunu silktiğinde Rebekah, "Birileri sayesinde korkmakta haklı."
Love gözlerini devirip konuşmayı duymamazlıktan geldi. Klaus sahte bir gülümsemeyle Love bakarak "Eskilerin başına gelenlerin senin başına gelmesinden korkmuyor musun aşkım?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
The Originals: Witch / TAMAMLANDI
FanficSiz hiç aşık oldunuz mu? Aşk... Love'in hiç tatmadığı, tatmaya zorlandığı bir duyguydu. Ne kadar ironik değil mi? İsminin anlamı aşk ama hiç gerçek aşkı tatmadı, hiç isteyerek aşık olmadı. Ta ki onunla Elijah Mikaelson'la tanışana kadar. _ HAYRAN KU...
