3.bölüm Anlamsız Hisseler

1.5K 57 6
                                    

Hafta sonu olduğu için namjoon arkadaşlara da haber verip toplanmamızı söyleyip bir yerlere gidip takılmayı söylemişti hoesok üzgün olduğu için gelmemişti ama diğerleri hepsi gelmişti. Bilardo oynamak için oyun salonuna gittik biraz bilardo oynadıktan sonra kafeye gidip bişiler içtik namjoon ve Jin oyunu kaybettikleri için hesabı onlara kitlemiştik.
Biraz sohbet ettik ve namjoon daldığımı fark etti ki
"jungkook hayırdır neyin var durgunsun" dediğinde tepki bile vermeden bişi yok dercesine başımı iki yana salladım.jimin
"evet ya iki gündür böyle bnde anlamıyorum anlatmıyor da" ona ne alaka der gibi baktığımda. Jin koluma vurarak
"neyse ne yaa anlatmak isterse anlatır zaten değil mi? Diye sorduğunda
" evet ama yok bir şey takılmayın bu kadar" dedim.
Yoongi söze atılarak
"yakışıklı müdürümüzün adı kim taehyung" dediğinde. Başımı kaldırarak bakıp bir an yoongiye baktığımda yoongi
"ne oldu jungkook ilgini çekti galiba" dediğinde. İrkilerek
"ne alaka ya" yoongi
"hı hı kesin öyledir" dedi alaycı ses tonuyla umursamaz bakışlarımı ona yönlerdiğimde
"tamam yaa şaka yaptım sende hemen dik dik bakıyorsun" dedi daha fazla oturmak istemiyordum tam kalkalım diyeceğim sırada jimin
"ben yeni yakışıklı müdürümüzü iki günde tavlarım" dediğinde birden ona bakarak delici bakışlar yolladım. Ne var dercesine bana baktığında. Jin
"bence şansın bile yok hiç deneme bile" dediğinde onu onaylar gibi
"bencede hiç o toplara girme rezil olursun jimin" dediğimde jimin
"neden olmasın niye rezil olacakmışım" dediğinde. Hiç anlamadığım bu his niye bana ne ki ne yapıyorsa yapsın. Diğer yanım öyle bir şey yapamaz diyordu. Bu hisler beni resmen dipsiz kuyulara çekiyordu. Namjoon
"neyse ne arkadaşlar görücez bakalım" dediğinde bunlara neden bu kadar aptal aptal düşünmüyor da değildim jimin tekrar bana bakarak
"jungkook efendim izniniz varsa yapabilir miyim? " dediğinde banane der gibi bir bakış attım.
"ne yani bişi demiyecek misin?" dediğinde
"ya bana ne ne yapıyorsan yap umrumda değil ben gidiyorum görüşürüz" diyip montumu da alıp kafeden çıktım taksiye binmek yerine yürüyerek gitmeyi tercih ettim. Biraz nefes alır kafam dağılır diye yolda yürümeye devam ettiğimde o anlam bile vermediğim düşüncelerim tekrar aksetti. Yapamaz ya yapamaz sürekli aklımda olması normal miydi bilmiyorum ama bana nasıl baktığı düşüncelerime girdikçe soğuk terler atmaya nefesim daralmaya başladı.
Bir sokağın köşesini döndüğüm sırada iki kişinin tartıştığını gördüm hiç aldırış etmeden yürümeye devam ettim. Arkamdan
"hışt güzelim baksana Bi buraya" dediğinde nefesim kesildi adımlarımı daha da hızlandırmaya başladığımda arkamda Beliri verdi.
"sana diyorum duymuyor musun? be güzelim" dediğinde beni kendine çevirerek sarsmaya başladı ve yüzüme konuşmaya devam etti.
"oooo utangaç ve korkak severim" dediğinde iğrenç içki kokusu yüzüme vurdu birden kendimi geri atarak elinden kurtulmaya çalıştım. Ama yine ne yaparsam yapayım beni tekrar kollarımdan tutarak kendine bastırmaya çalıştı diğer arkadaşı da arkamda saçlarıma dokunurken birden ayaklarımı kaldırıp adamın aletine denk gelecek şekilde bir tekme attıp arkamdaki adamı da elimle itip koşmaya başladım. Bir iki dk koştuktan sonra izbe bir sokağa girip bir köşede saklanmaya başladım ve etrafa geliyorlar mı diye bakındım. Ama kimse yoktu tekrar bir iki kez daha bakınıp güvenli olduğunu anladığımda yerimden kalkıp yürümeye başladım.
Gözyaşlarım kendiliğinden yüzümde akmaya başladı tirtir titriyordum ne yapacağımı bilmiyordun telefonumu elime alarak namjoonu aramaya koyuldum iki kez çaldıktan sonra namjoon cevap verdi
"alo namjoon nerdesin çok kötü durumdayım lütfen gelir misin?" dediğimde birden bağırarak
"ne oldu biri bişi mi yaptı" dediğinde
"lütfen bir şey sorma ve gel konum atıyorum hemen" namjoon tamam dedikten sonra sokağın başında namjoonun gelmseni bekledim hala ağlıyor ve tirtir titriyordum önümden bir araba geçti ve daha fazla ilerlemeden geri geri önümde durdu ve siyah araba camlarını araladı. İnanamıyorum bu okul müdürümüz kim taehyung tu. Gerçekten tesadüf olması imkansız gibi bir şeydi. Camdan
"jeon jungkook tu dimi ne işin var burda ne yapıyorsun" dediğinde hala burda olduğuna inanmayıp yüzüne daldığında
"sana diyorum jeon jungkook ne yapıyorsun ne işin var burda" dediğinde kendime gelip gözyaşlarım hala akarken arabadan inip yanıma geldi ve tam önümde durdu kafam öne eğilmiş bir şekilde ona bakmadan kafamı kaldırdı ve yüzüme bakmaya başladı ağladığımı anladığında yüzü gerildi.
"ne oldu niye ağlıyorsun" dediğinde hıçkıra hıçkıra ağlamaya devam edip birden hiç kendimden beklemediğim anda direkt ellerimi omzuna atıp sarıldım. Bu hareketimi beklemiyormuş gibi heykel gibi duruyordu. Ağlamam derinleştiğinde birden kendine geliyormuş gibi yapıp ellerini belime atıp sarılmama karşılık verdi.
Bir kaç dk sonra Bi taksi önümüzde durdu içinden namjoon çıktı.
"jungkook iyi misin?" dediğinde birden sarılmayı bırakıp ona doğru koştum.
"lütfen gidelim namjoon lütfen" diye haykırdığımda.
"tamam ağlama gidelim" arkama bakıp okul müdürümüz kim taehyung a bakarak.
"teşekkür ederim" diyip taksiye bindim.




 "teşekkür ederim" diyip taksiye bindim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Savior Angel Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin