Harry ve Ron heryerde Draco’yu arıyorlardı. Onunla dövüşmeyeceklerdi, hayır. Sadece nedenini merak edip konuşmak istiyorlardı. Düzgünce. Fakat konu Draco olunca, düzgün kelimesinin değeri kalmıyordu.
“Harry, eğer Hermione’nin hakkında bir şey söylerse onu-
“Hey hey Ron! Bir şey yapamaz. Biz de ona yapmayacağız. Anladın mı?”
Ron istemeye istemeye, teslim olurcasına başını salladı. Bir yandan da sıktığı yumruğu yavaşça gevşiyordu.
“Bak,orda.”
“Hadi gidelim Ron. Dediğim gibi, sakın-
“Pekii tamam anladım.”
Malfoy, çimlere oturmuş, Karagöl’ün derinliklerine dalmıştı. Harry ve Ron ona seslenmese, hala orada tek olduğunu sanacaktı.
“Hey Malfoy!”
Draco duyduğu sesle yerinden sıçrar gibi arkasına döndü.
“Kalbimin durmasını falan mı istiyorsun,Potter?!”
“Hermione’yle neden kavga ettiniz?”
“Ah, Salazar! Weasley de gelmiş. Tabii, Yüce Potter, nereye giderse Sülük Weasley’i de götürmezse olmaz. Zincirin nerede, Weasley?!”
“Seni-
“Ron ne anlaşmıştık?!”
Harry tek kaşı kalkık bir şekilde Ron’a baktı.
“Hıh... Peki.”
“Buraya kavga etmeye gelmedik, Malfoy. Düzgünce soru sorduk, düzgünce cevap ver.”
Draco ayağa çoktan kalkmıştı. Parmaklarını burun köprüsüne götürdü.
“Bak... Normal bir zamanda olsaydık, emin ol size laf sokmaktan büyük bir zevk alırdım ama-
“Normal bir zamandan kastın ne Malfoy?”
“Malfoy, lafı geveleme. Soru sorduk,cevap ver!”
“O sesini alçaltmazsan, ses tellerini koparırım Kanıbozuk!”
“EH, YETER! BURAYA KAVGA ETMEYE GELMEDİK! HERKES DÜZGÜN KONUŞSUN!”
Harry’nin ani çıkışına şaşıran iki genç, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
“Şimdi, Malfoy, hakaret etmen bir şey değiştirmiyor. Küçük değiliz ve canımız yanmıyor artık. Ron, sinirlerin gerildi, farkındayım. Düzgünce cevabımızı alıp gideceğiz. Tekrar soruyorum Malfoy, Hermione’yle neden kavga ettiniz?”
“...Salazar...” Draco, derin bir nefes alarak konuştu. “Tamam. Ben... Merdivene takıldım ve ayağım kırıldı. Granger da ayağıma Episkey büyüsünü kullandı ve iyileştirdi. Teşekkür etmeyip odamın kapısını kilitlediğim için-
“Yalan söylüyor, Harry. Hermione bunun için sinirlenmez.”
“Kes sesini de dinle,Weasley!”
Tekrar derin nefes alıp devam etti; “En başta sırf teşekkür edeyim diye yalandan kızdı. Sonra Theo öyle dedi...Ve...Ben de...Özelden bazı şeyler yazdım...Şakasına yazmıştım...Önceden alınmadı, şimdi de alınmaz dedim...”
“Ne yazdın, Malfoy?”
“Söyleyeceğim, ama önce şu Weasley’i tut.”
“Ron, sakin olacaksın tamam mı? Ne olursa olsun.”
Ron nefesini sesli bir şekilde dışarıya verdi. “Tamam.”
“Ben...‘Weasley seninle ilk defa yatarken...Sana teşekkür etmedi diye...Acısını benden mi çıkarıyorsun?’ dedim...”
“SEN AŞAĞILIK BİR PİÇSİN!”
Harry, Ron’u omuzlarındam tutup,onu engellemeye çalışıyordu.
“Ron, sakin ol dedim!”
“Şakasına dedim ya gerizekalı! YETER! CEVABINIZI ALDINIZ! ŞİMDİ BENİ SİKTİĞİMİN GÖLÜNDE YALNIZ BIRAKIN!”
“Ron-Ron sakin ol!” Harry hala Ron’u tutmaya çalışıyordu.
“Gel gidelim Ron. Cevabımızı aldık nasıl olsa.”
İki genç, arkasında deliye dönmüş Draco’yu bırakıp gittiler...
>>>>>>>>>>>>>>>
Çok geç biliyorum ama attım iştee.
Yorum ve oylarınız benim için çok önemli. Çok emek veriyorum cidden...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Dramione | Oda
FanfictionGözleri faltaşı gibi delirircesine açılmış ve her sözcük arasında durakladığında adımlarını bana doğru getiriyor ve bana daha çok yaklaşıyordu. Nefesi benim yüzüme çarpacak kadar yakınlaştığında, işaret parmağını uzatarak beni gösterecek şekilde bil...
