Facia

112 5 6
                                    

Melissa'nın gözünden

*********************

Sabah kalktığımda yeni bir sürprize hazırdım. Ama hiç birşey yoktu. Bir not bulabilmek için tuvaletin içine bile baktım. Yoktu. Demir yanıma geldi

- Hangi filme gidiyoruz prenses?

- Sürpriz yok mu?

Dedim arsızca. Sinema mı? Ne ara sözleşmiştik? Alzaimer mu oluyorum lan? Yok canım, daha çok gencim. En iyisi unuttuğumu belli etmemek.

- Bugünkü sürprizi sen yapacaksın. Hangi filme gidelim?

- Piyasada neler var?

- Gel bakalım.

Cinemaximum'un web sitesine bakıyorduk. Tam çok güzel film bulmuştuk ki, babamın yapmacık öksürüğünü duyduk.

- Öhöhöhöm.

- Ne oldu babiş?

- Biraz konuşabilir miyiz Demir?

- Yok artık baba. Vermiyorum Demir'i var mı.

Dedim Demir'in koluna girerek. Sinemaya gidecektik ve babamın bunu mahvetmesine izin vermeyecektim.

- Melissa, bırak çocuğu.

- Vermicem vermicem benim değil mi ver... Ne diyorum yaaa... Ama vermicem bana ne.

- Melissa bence bırak baban sana çok kötü bakıyor sonra ceza almanı istemem.

Dedi kulağıma fısıldayarak. Düşünceli budalam benim. Ben de bırakıp babama döndüm

- Şimdilik bırakıyorum ama geri isterim baba...

Demir sırıttı. Ben de sırıtınca babam dayanamadı ve

- Sen de duy Melissa. Demir bu yılı Amerika'da geçirecek. Eğer beğenirse orada kalacak.

- Buna sen karar veremzsin babiş.

- Evet karar verebilirim. Onun babası sayılırım.

- Baba kelimelerle oynama. Ne söylüyorsan dümdük söyle.

- Biliyorsun annen sen doğduktan 2 yıl sonra öldü, Demir'in de babası o 5 yaşındayken ölmüş. Biz de Demir'in annesi-Selin-ile yeni bir hayat kurmaya karar verdik.

- Şaka mı yapıyorsun baba?

- Şaka yapıyor gibi gözüküyor muyum?

- Demir benim kardeşim mi olucak yani?

- Evet. Sevindiğini biliyorum. Küçükken de kardeş gibiydiniz zaten.

- Haklısın baba. Sevindim. Hayırlı uğurlu olsun babiş ne diyim.

Demir çok üzülmüş görünüyordu. Babam gittiğinde onu sevindirmek için yanına gittim ve

- Hadi gel gidiyoruz.

- Nereye?

- Seni kaçırıyorum. Manyak mısın? Bir de soruyorsun, sinemaya gidiyoruz.

Yola çıktık. Yolculuk boyunca ona baktım. O da bana dikiz aynasından bakıp gülümsüyordu.

- Melissa,

- Efendim budalam?

- Seni seviyorum.

- Ne?

aşk kaskıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin