Turnuva Final Part

24 20 62
                                        

Kerkes yavaş yavaş gözlerini açmaya başladı.

"Ahhh sanki yıllardır burada değilmişim gibi"

Kerkes kafasını kaldırıp etrafına baktı. İzleyicilerden ailesi ve arkadaşları hariç neredeyse herkes tahliye edilmişti. Yerde birkaç tane muhafız kanlar içinde yatıyorken olay yerine artık askerler gelmişti.

"Kerkees!"

Kerkes sese doğru döndü, annesiydi.

Kerkes yavaş yavaş ayağa kalkmaya başladı. Etrafındaki gölge savaşçılat hala onlara verilen görevi yerine getiriyorlardı.

Askerler kerkesin ayağa kalktığını görünce toplanmaya başladılar.

"Geri çekilin. Gerisini ben hallederim"

Kerkesin emrinden sonra gölge savaşçılar yavaşça geri çekilmeye başladılar. Askerler boşluk oluşur oluşmaz doğrudan kerkese doğru koşmaya başladılar.

Kerkes gayet sakin bir şekilde tüm mühürlerini aktifleştirdi. Bu sefer kerkesin üstünde gri renkli orta uzunlukta bir elbise belirdi. Kerkes üzerine gelen ilk askerin sıyrılıp ense köküne vurdu, hemen ardından diğerinin kaburgalarının ortasına vurdu. Nefesi kesilen asker yere kapaklandı.

Kerkes doğrudan mergene doğru ilerliyordu. En sonunda kerkes koşmaya başladı. Askerler onu durdurmak için ona silah kullansalar da kerkes sisi kullanarak onları engelledi. Artık mergenle aralarında hiç kimse kalmadı. Askerler sis yüzünden hareket edemiyorlardı. Bazıları ise ilizyon görmeye başlayıp etrafa rastgele saldırmaya başladı.

"Merak etme mergen. Sana bir şey yapmayacağım. Sana sadece bir şey söyleyip teslim olucam"

Mergen kerkesi bu kadar sakin ve aklı başında gördüğü için aşırı şaşkındı.

"Sen nasıl başardın bunu?"

"Kurucu saolsun artık aydınlık mühürlerde en üst seviyedeyim. O yüzden dengeyi kurabiliyorum"

"K-kurucu mu?"

"Pardon hocan demeliydim herhalde"

Mergen kerkesin konuştuklarını dinledikçe aklında daha fazla soru oluşuyordu.

"Kerkes sakinleş ve--"

"Bence gayet sakinim değil mi mergen? Şimdi sana bazı şeyler söyliyip teslim olucam. Sabırlı ol bence"

Mergen en sonunda pes edip kerkesi dinlemeye başladı.

"Hatırlıyormusun 500 yıl önce kurucu kendi kendine bir odada konuşuyordu ve sen de seni çağırdığını zannedip yanına gitmiştin--"

"Sen nasıl bil--"

"Bir daha lafımı kesme mergen yoksa sis seni de içine alır"

Mergen sussada kerkes yine de sis ile mergenin ağızını kapattı.

"Herneyse içeri girdiğinde karanlık mühre ait bir cihaz vardı ve kırıktı. Sonrada seni apar topar kovdu evden. Hiç merak ettin mi kurucu bunu neden yaptı? Veya sonrasında ne yaptı diye?"

Mergen konuşmaya çalışıyordu ama sis yüzünden bir türlü konuşamıyordu.

"Sana tek bir şey söyleyeyim. O gün o cihazı ben kırdım. Sen içeri girince de beni görme diye dışarı kaçtım. Sen gidince de kurucu ile konuştuk biraz. Sonra da gördüğün gibi karşındayım"

Mergen şaşkınlıktan ne yapıcağını şaşırdı. Kerkesin tüm söylediklerini sindirmeye çalışıyordu.

"Neyse işim bittiğine göre teslim olma vakti"

KERKES Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin