Hava nihayet tamamen aydınlanmıştı. Bu zamana kadar geçen zamanda da içeriye nasıl gireceğimizi planlayarak geçirdim.
"Batur zamanı geldi artık. Harekete geçiyoruz."
"Planımız nedir? Aklımda birkaç fikir var gerçi." dedi batur.
"Ben kimliğimi gizleyip içeri gireceğim. Ondan sonra da nöbet yerine daha yeni gelmiş olan nöbetçilerin dikkatini dağıtırken siz de gizlice içeri gireceksiniz. Siz içeri girince de ben de nöbetçileri atlatıp yanınıza geliceğim. Size teyzemin evinin yerini göstermesi için gölgelerimden birini yanınızda bırakacağım. "
Eğer benim gölge savaşçım komutanı ilizyonla kandırabiliyorsa bunu benim de yapabilmem gerek. Değil mi?
"Özellikle seni aramıyorlarmı sen nasıl kendi kimliğini saklayacaksın? " Ayşil kafası karışmış bir halde sordu.
"Ben senin yerine aylanın bunu yapması gerektiğini düşünüyordum. O kaybolmuş numarası yaparak onları oyalarken biz de gizlice içeri girecektik. Ondan sonra da teyzene olayların kısa bir özetini anlatıp onun aylayı gidip almasını sağlayacaktık. Bence en kolay ve mantıklı yol bu. " Batur bana katılmayarak direkt fikrini belirtti.
"Hayır. Böyle bir yöntemi izlemeyeceğiz. Benim dediğim yolu kullanacağız. "
"Şey kerkes yani şuan daha güçlü olmanı sağlayan bir mühürün etkisindesin ama ilk defa baturla aynı fikirdeyim şuan. "
Dedi ayşil.
"Bak ayşil bile bana katılıyor. Hem sen nasıl kimliğini gizleyeceksin ki? " Dedi batur.
"Bir daha, bir daha asla aylayı tehlikeli bir duruma sokmayacağım! Beni lafımı ikiletmek zorunda bırakmayın! "
Sonunda ikiside kararımı kabullenip yerlerine geçtiler.
"Ayşil, sen aylayı taşı. Aramızdaki en hızlımız sensin. Batur sende ben onları oyalamaya başlar başlamaz açıklıklar bulmaya çalış ve hemen harekete geç."
Batur hiçbirşey söylemeden başı onaylarken ayşil de:
"Sen de dikkatli ol tamam mı? "
Hiçbir şey söylemeden kafamı salladıktan sonra harekete geçtim.
Gölgem sayesinde ilizyonu nasıl yapabileceğimi azçok anlasamda aynı anda iki kişiyi nasıl ilizyona sokucağım ki?
Gittikçe görev yerlerine daha yeni gelmiş şehirin kapılarını tekrardan açmak için hazırlık yapan nöbetçilere daha da yaklaşmaya başladım. En sonunda ise:
"Hey! Girişler daha başlamadı. Geldiğin yere geri dön!--"
Birinci nöbetçi konuşmasını yeni bitirmiştiki ikinci nöbetçi konuşmaya başladı:
"Sen belumdaki isyancılardan birisisin. Hemen teslim ol! "
"Bir dakik-"
"Oyalanacak vaktimiz yok! Çabuk! "
İki nöbetçide etrafımı sarıp silahlarıyla yavaş yavaş bana yaklaşmaya başladılar.
"Ş-şey beni birisiyle karıştırmadığınıza eminmisiniz? Ben i-isyancı değilim! "
Rol yapma becerilerim berbat değil mi?
İkinci nöbetçi konuşmaya başladı:
"Bizi kandırman daha kırk fırın ekmek yemen lazım."
İki nöbetçide bana iyice yaklaşmışlardı. Artık harekete geçmem lazımdı. Gözlerim yavaşça baturla ayşilin tarafına kaydı. Ayşil bana endişeyle bakarken ayla beni görmesin diye gözlerini kapatmıştı. Batur ise bana kayıtsızca birkaç saniye bakıp hızlıca hareket etmeye devam etti. En sonunda ise hepsi şehire girmeyi başarmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KERKES
FantasyFantastik bir evrende yaşayan Kerkes hayatını kökünden değiştirecek olaylar zincirini başlatır. Ve bunun sonucunda masum ve arkadaş canlısı olan kerkesin yavaş yavaş yalnız ve acımasız bir karaktere bürünmeye başlar. Basmakalıp olayların dışına çıkm...
