[18] YAĞMURLU GECE

133 10 0
                                        

Bu gün hayatımın en güzel günüydü. Saatlerce demirle gezdim. Lünaparka gittik, sinemaya gidip mısır savaşı bile yaptık. Tabi eve gelince derya sultan demir kim diyip durdu. Bende anlatmaya karar verdim. Tabi demirle kaldığımı ve öpüştüğümü anlatmadım. Zaten istesemde anlatamazdım. Ağzıma sıçardı. Saat 22.30 olmuştu. Pijamalarımla yatağa oturmuş demirle mesajlaşıyordum.
"Sana bir sürprizim var"
Diyip duruyordu. Biraz sobra kapı çaldı. Eyvah demir miydi yoksa? Telefonu yatağa fırlatıp kapıya koştum. Kapıyı açınca şaşırdım. Gelen derindi. "Derin ne oldu bu saatte neden burdasın?" meraklanmıştım. Derin hiç bir zaman bu saatte gelmezdi. "Güneş neler oldu neler bir bilsen"
"Ne oldu kötü bir şey yok değil mi?
"Yok kızım"
"Kızım çatlatmasana beni geç içeri hadi"
İçeri gelip ayakkabısını çıkarttı. Derini annemin yanına götürdüm önce "Aa derin kızım bu saatte ne işin var kötü bişey yok inşallah" annemde meraklanmıştı. Tabi haklıydıda. Derin bana döndü ve güldü "yok derya teyzecim sorun olmazsa 2 günlük sizde kalıcam" şaşkınlıkla derine baktım. Normalde annesi 1 güne zor izin verirken şuan 2 gün kalacağını söylüyordu. Annem gülümsedi. "Kızım burası senin evin. Ne sorunu? Güneş kızım kurabiye yapmıştım yersiniz. Fazlada geç uyumayın iyi geceler." derinin kolundan tutup odama doğru sürükledim. Odama gelince kapıyı kapattım. Derine döndüm "neler oluyor hemen anlatıyorsun" derin güldü. Tam lafa başlayacakken telefonum çaldı. Telefonu elime alıp baktım. Demir arıyordu.
"Alo"
"Güneş neden mesajlarıma cevap vermiyorsun?"
"Derin geldi de onu karşıladım sevgilim."
"Tamam kız muhabbeti pijama partisi anladım fazla tutmayim öpüyorum."
"Bende."
Telefonu kapatıp derine baktım ve yatağı işaret ettim. "Otur ve hemen anlat meraktan ölücem" önce güldü bu salak iyice sinirlenmiştim. "Ayazla sevgiliyiz" NE OHA YUH. "Sonunda be ee nasıl oldu? Anlatsana çatlatma beni" derin olan biteni anlattı. "İşte böyle güneş bu saate kadar da beraberdik çok mutluyum." hâla şoktan çıkamamıştım. Tamam ayaz derini seviyordu ama hiç bir zaman sevgili olmak istememişti. "Oha ya çok romantik. Sonunda be masal hariç hepimiz mutluyuz . aa bu arada pijama veriyorum hangisini istersin?" üzerime baktı ve "mavi olanı sen giymişsin pembe olanı ver bide pembe toka" istediklerini verdikten sonra saate baktım. 00.30 olmuştu. Bizimkiler çoktan uyumuştur şimdi. Derin üstünü değiştirdikten sonra kendini benim güzel yatağıma hızlıca attı. "Ya hey! O yatağa bi tek ben o şekilde yatabilirim" ikimizde güldük "güneş annenin şu meşhur tahinli kurabiyelerinden getirsene" anca emret derin "kızım bizim evi kendi evinden daha iyi biliyorsun kalk siktir git al. Ha bide sessiz ol annem gil uyumuştur" derin oflaya puflaya mutfağa gitti ve kurabiye getirdi. Kurabiye yerken sohbet ediyor okuldakileri çekiştiriyorduk. Telefonuma mesaj geldi telefonumu elime alıp baktım. Derin hemen "kim bu saatte ya?" dedi. Gülerek cevapladım "sence?" ikimzde güldük "demir" diye tısladı. "Ee ne yazmış okusana" mesajı açtım ve seslice okudum. "Prenses uyumadığını biliyorum çünkü gece lamban yanıyor ve gölgeniz cama yansıyor. Seni bekliyorum" hemen ayağa kalktım ve camı açıp aşağıya baktım. Dışarıda çok hızlı bir şekilde yağmur yağıyordu. Saate baktım 02.02 olmuştu. Şemsiyemi alıp hemen demirin yanına indim. Sırılsıklam olmuştu. "Demir ne yapıyorsun delirdin mi? Bu yağmurda hasta olucaksın" demir yanağımı tuttu. "Seni özledim güneş" kafayı yemiş bu çocuk. Ölücek bu yağmurda. "Arabaya binelim. Sırılsıklam olmuşsun zaten" dedim kısık bir sesle. Demir elimdeki şemsiyeyi aldı ve kapattı. "Napıyorsun sırılsıklam olduk ver şu şemsiyeyi" bana doğru yaklaştı ve belimden tutup hızla kendine çekti. "Pijamalarınla, toplu saçınla ve bu ıslanmış halinle bile güzelsin güneş. Seni çok seviyorum. İzin ver bu yağmurda beraber ıslanalım." gözlerinin içine bakarak başımla onayladım. Birden dudaklarımdan öpmeye başladı. Dakikalarca o yağmurun altında öpüşmüştük. Kendimi geri çektim "demir çok üşüdüm. Arabaya binelim istersen. Bak çok ıslandık zateb. İkimizde hasta olucaz" üzerindeki deri ceketi çıkarttı ve bana verdi "ama şimdi sen üşüyecek..." sözümü kesti "şşş lütfen güneş sadece sarıl" sımsıkı sarılmıştı bana. Bende ona sarıldım. Ağzı içki kokuyordu. Ne içmişti bu böyle? Sarhoştu. Evet evet kesinlikle sarhoştu. Yaklaşık 10 dakika öylece durduk. Kendimi geri çektim "gitmem gerek" celetini çıkarttım ve verdim. Dudağından öpüp apartmana doğru koştum. Kapının önünde durup demire döndüm "seni seviyorum salak" ban gülümsedi. Kapıyı açıp yukarıya çıktım. İçeri girdim ve yavaşça kapıyı kapatıp odama girdim. Üzeri değiştirip havluyla saçımı kuruladım ve yatağa oturdum. Derin bana mal mal sırıtarak bakıyordu. "Ne, ne oldu niye bakıyorsun?" hâla sırıtıyordu "sizi izledim çok tatlıydınız. Kızım çok yakışıyorsunuz." buda manyak işte "kızım bu çocuk deli ya kesin hasta olucak. Üstelik sarhoştu neyse ben yatıyorum gel gir yanıma uyu çok uykum var" kafamı yastığa koyarken derinde yanıma kıvrıldı. Yorganı üstümüze örttüm ve uyudum. Yağmurdan dolayı üşüyordum.

AŞKI TARİF ET BANABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin